İYİ OKUMALAR🍬🍫
Her şey o gün başlamıştı. Ben Amerika'da oldukça seçkin olan Halloweeny Akademi'ye gidecektim. Güzel bir yıl olacağını hayal ediyordum.Annem "Ivy tatlım, hazır mısın?" diye seslendi. Heyecanım oldukça artıyordu. İlk defa bir yatılı okula gidecektim! Bu harikaydı. Ama ailemi de özleyecektim. Bavulumu sürükleyerek evden çıktım. Arabamızın yanında durdum. Anneme bavulu uzattım. Son kez eve baktıktan sonra arabaya bindim.
Normalde oldukça yaramaz bir kızım. Fakat o gün sesini bile çıkartmıyordum. Babamın durup durup "Hasta değilsin değil mi?" diye sorması oldukça sinirimi bozuyordu. Birden "Bay Fred'le vedalaşmayı unuttum!" diye bağırınca babam az kalsın ağaca çarpıyordu. Bay Fred yumuşak tüylü beyaz olan Ragdoll cinsi bir kedim. Babam" Kapa çeneni Ivy, senin yüzünden ağaca çarpıyordum!" diye bağırdı. Ben de üzgün olduğumu belli etmemeye çalışarak koltuktaki dikişleri tırmalamaya başladım.
Aradan bir saat geçmişti. Nihayet Halloweeny Akademi'ye gelmiştik. Arabadan indim ve babamdan valizi aldım. Sırt çantasını almak için anneme döndü. Annem " Of Ivy bu çantanın içinde ne var? Hem ağır hem biraz kıpırdıyor ve ses çıkarıyor. Açmaya çalıştım ama kilitlemişsin. Umarım komşunun kuşlarını çalmamışsındır." "Ben hırsız değilim." diye mırıldandım çünkü bunu yüksek sesle söylersem kavga çıkacağı belliydi. Babam hâlâ sinirliydi ve annem de komşunun kuşunu aldığını düşünüyordu. Artık okula girmenin vakti geldiğini düşündüm.
Bahçeye ilk adımımı atmıştım işte! Bahçe oldukça kalabalıktı. Hemen cebime sokuşturduğum kağıdı çıkardım. Kağıtta " 13. oda " diyordu. Odaya bir an önce varmak için o kadar hızlı gidiyordum ki önüne çıkan herkese çarpıyordum. Birden bire bir kıza çarptım ve elimdeki kağıdı yere düşürdüm. Kız bana ters ters bakıp gitti. Gözlerimi devirdim. Birden kağıdı hatırladım. Eğilip aramaya çalıştım ama kalabalıkta eğilmek mümkün değildi. Okulun içine girdiğimde " Oradan sağ çıkmayı başardım " diye düşündüm. Girişi incelemeye başladım. İki kapı vardı ve kapıların arasında bir masa vardı. Masa "C" şeklindeydi ve masada bir kadın oturuyordu. Kadının yanına gittim ve " 13 numaralı oda hangi katta?" diye sordum. Kadın ona bakıp "Sıraya geç." dedi. Oflaya puflaya sıraya geçtim. On beş dakika boyunca sırada bekledim. O sırada girişteki okul haritasındaki her yeri ezberledim. Sıra ona geldiğinde "13 numaralı oda nerede?" diye yeniledim. Kadın " Kaçıncı kat? " diye sordu. " Kaç tane 13 numaralı oda var ki? " diye sordum. Kadın "1" diye cevap verdi. Ofladım. "13 numaralı 1. oda nerede acaba?" diye sordum nazikçe. Kadının beni oyalamasını istemiyordum daha fazla. Tek istediğim odama gidip bir an önce odama girip yatmaktı. Kadın " 3. katta." diye cevap verdi. Koşarak 3. kata çıkmaya başladım. Kadın her ne kadar arkamda "Koşma!" diye çığlık atsa da. 3. kata çıktığında haritayı gözünde canlandırmaya çalıştım. Sağ taraftaki koridordan dönmeliyim diye düşündüm.Valizi alıp koşmaya başladım. 13 numaraya geldiğimde soluklandım ve yavaşça kapı kolunu çevirdim. Nihayet gelmiştim! Kendimi yatağa attım. Birden sırtımda bir acı hissettim. Kalktım, oturdum ve çantasını açtım. "Bay Fred!" diye bağırdım. Yan odanın duvarından bir patırtı geldi. Birileri sessiz olsun diye duvara vurmuştu. Umursamadım. Bay Fred'i kucağıma aldım ve sarıldım. Ardından çantanın içine koyduğum gibi onu yatağın altına attım.
Kapının açılmasıyla irkildim. Gelen uzun boylu açık sarı tonlarında saçları olan bir kızdı."MerhabaBenScarletTanıştığımızaÇokMemnunOldum" dedi odaya giren kız. "Ne?" diye sordum, "Az önce ne dedin?"
"Şey benim adım Scarlet tanıştığımıza memnun oldum. Ben senin yeni oda arkadaşınım. Adın ne?" diye sordu uzun boylu kız. "Ivy" diye kestirip attım, demek adı Scarlet'mış diye düşündüm. Scarlet "Seninle çok iyi arkadaş olacağımıza eminim." Kızı şöyle bir süzdükten sonra "Bence de" dedim. Ama sesim titremişti. Neler oluyor bana diye düşünürken birden kapı açıldı, gelen bir kadındı. "Merhaba bayanlar lütfen herkes Ortak Salon'a" dedi kadın. Haritayı düşündüm. Haritada ortak salon diye bir yer yoktu. "Benim haritam var" dedi Scarlet sevinçle. "Hadi gidelim". Ortak Salon'a vardıklarında odanın çok büyük ve kalabalık olduğunu düşündüm. Kenarda bir kapı vardı. Kapıdan kafamı uzattım ve içeriye bir göz attım. Bu kapı yemekhaneye açılıyordu. Yemekhane duvarında bir kâğıt asılıydı. Bu ay boyunca olacak yemekleri gösteriyordu. Bay Fred için bir şeyler aşırmalıyım diye düşündüm. Yemekhaneden çıkıp ortak salona girdim. Scarlet bana yer tutmuştu. Koşarak onun yanına gittim.
Hemen oturdum. Scarlet "Bizi neden buraya çağırdılar acaba?" diye sordu. "Nereden bileyim ben" diyerek cevap verdim. "Sessizlik!" diye bağırdı bir kadın. Tıpkı bir cadıya benziyordu. Siyah uzun sivri tırnaklıydı bu kadın. Saçları griye dönük beyazdı. Dudakları kan kırmızısıydı. Gözleri bir kedininkine benziyordu. Bu kadın bir vampir yada bir cadı. Ama neyse kendini Halloween'da zannediyor olmalı diye düşündüm. Kimdi bu kadın. Herhalde müdüreydi. Bu okul tam bir saçmalık diye düşündüm. Birden kürsüye bir kadın çıktı. Herkes ayağıya kalkınca Ivy de onlara bakarak ayağa kalktı. "Merhabalar ben Bayan Power (şaka yapmıyorum kadın bütün okulun avuçlarında olduğunu biliyor olmalı:)) ve bu okulun müdüresiyim" dedi kadın. Tahminimin tutmamasına bozulmuştum. "Şimdi sizlere öğretmenleri tanıtacağım. Birinci sınıflar çok iyi dinleyin. Bu Bay North sizin beden öğretmeniniz. Bayan Black Matematik, Bayan Cleverly Edebiyat, Bayan Huge İngilizce ve Bay Clean ise fizik öğretmeniniz. Bu saydığım öğretmenler dereceli olanlar. Öbür öğretmenleri zamanla tanıyacaksınız." Bayan Black "Alkışlayın!"diye bağırınca bütün salon alkışlamaya başladı. Yaklaşık beş dakika boyunca alkışladık. Bayan Black sırıttı. Onla pek iyi anlaşamayacağız galiba diye düşündüm.
"Ellerim acıyor" dedi Scarlet yüzünü ekşiterek . Ona baktım. "Boşver" dedim. "Zaten bize bir ton yazı yazdırınca daha çok acıyacak. Pratik yapmış olduk." dedim. Bunları söyledikten sonra ben de yüzünü ekşittim. "Bu okulu sevmedim" dedi Scarlet. "Ben gittiğim hiç bir okulu sevmemiştim" dedim. Birden acı bir bağırış duyuldu. "Sana bir şey göstereceğim ama kimseye söylemeyeceksin, anlaştık mı?" dedim. Scarlet parmaklarını göstererek "Söz" dedi. Eğildim, yatağın altındaki çantayı çıkardım. Ardından açtım. İçinden küçük tüylü bir kafa çıktı. Bu kafa bana dönüp "Miowwww!" diyerek çantadan atladım. Atlarken saatlerdir orada durma cezası olarak bana pati atmayı da ihmal etmemişti. "Ahh!" diye bağırdım. Yan odadan yine bir patırtı geldi. Birileri sussunlar diye yine duvara vurmuştu. "Kapayın çenenizi küçük sıçanlar!" diye bağırdım. Scarlet "İyi misin?" diye sordu. "Ah evet iyiyim" dedim. "Gel buraya aptal kedi!" diye bağırdım. "Sana gidip yemek bulacağım ama yarın ve bir şartım var; bir daha benim iznim olmadan çantadan çıkmayacak ve beni tırmalamyacaksın" dedim.öBay Fred hemen çantanın içine geri girdi. Ben de aceleyle çantayı kapatıp çantayı yatağın altına fırlattım. "Saat 9 olmuş" dedi Scarlet. "Saat 10•30'da ışıklar sönüyor." "Erken yatmanın bir zararı olmaz" dedim. Ve kendi yatağıma çıkıp zıplamaya başladım. "Burada yattığımda değil işaret" dedim. Scarlet gülümsedi. Bir süre sonra kendimi yatağa attım. "İyi geceler Ivy" dedi Scarlet "İyi geceler Scarlet" dedim ve ışığı söndürdük.




