İçeriğe geç

Ajanlar'ın Oyunu.

Bölüm 1 · 4 dk okuma

Ajanlar'ın Oyunu.

Bölüm 1

Tanıtım.

Merhabaaaaaa bu benim ilk kurgum ve geçekten heyecanlıyım desem yalan olmaz. Aklımda onlarca soru var ama sizi bekletmek istemiyorum. O yüzden keyifli okumalar. (Oy vermeyi ve bol bol yorum atmayı unutmayın:)

"Burada benim sözüm geçer benim borum öter." dedi soğuk ve sert bir sesle. "Tekrar hatırlatıyorum, buraya zorla gelmediniz. Ve bundan sonra kaçırmazsınız. Ki kaçmayı bile düşünmeyin!" dedi tane tane.

Karşındaki beş kişiye dikkatlice baktı. "Buraya geleceğiniz zaman imzaladınız kağıt yüzünden artık bütün sorumluluk sahibiniz biziz." dedi her zamanki sesi ile.

"Sizin başınıza birşey geldiği an sizin egitmeninizin meslek hayatı biter. O yüzden size birşey olmaması için sizinde bize yardım etmeniz gerekiyor." dediğinde bir süre durdu. Bir kaç saniye sonra konuşmaya devam etti. "Beş kişisiniz, ve o beş kişiye ayrı bir eğitmen olacak. Burada hiç bir eğitmenin adını bilemezsiniz. Sadece lakaplar kullanılır." dediğinde arkasında duran dört gitmene baktı. Tekrar önüne döndüğünde konuşmaya devam etti. "Sormak istediğiniz birşey?" diye sordu umursamaz bir sesle.

"Özel hayatlarımız?" diye sordu biri aralarından. Usulca gelen sese doğru baktığında kızın avuçlarının içi terlemeye başlıyordu.

"O bizi ilgilendirmez. Özel hayatınıza devam edeceksiniz. Biz sadece buradaki hayatınıza ilgileniriz. Aranızda eğitimini tamamlayan var mı?" diye sordu sakince.

"Nasıl yani buraya geldiğimizde bizi araştırmadınız mı?" diye sordu başka bir kız ukalaca. Bu sefer ise bakışlarını kıza yönlendirdi.

"Adın ne?" diye sordu. Kız çenesini yukarıya kaldırarak Korkmadığını gösterdi. "Damla Korkmaz." dedi kendinden emin bir sesle. "Damla'cığım burada herkes kendi eğiticek kişiyi araştırdı. Seni ben eğitmediğime göre," dedi sakince. "Eğitimini tamamlamayan var mı?" diye tekrar sorusunu yeniledi.

Damla, böyle bir davranışı beklemediği için sinirle kaşlarını çattı.

O sırada aralarından az önceki kız elini yukarıya kaldırdı. "Ben tamamlamadım." dedi çekinerek.

"Seni adın ne?" diye sordu bu sefer kıza. "Elif Aksoy." dedi kız sakince. "Elif, eğitimini devam ettireceksin merak etme, ama sadece eğitimin bitene kadar eğitmenin de senle beraber gelecek ama sen onun orada olduğunu bile hissetmeyeceksin." dedi güven verici sesi ile. O böyle diyince Elif, tuttuğu Nefesini rahatça verdi. Eğitimini tamamlamayacak diye ödü kopuyordu. "Hayatınıza olduğu gibi devam edeceksiniz. Sadece burada kalıp bizim gözetimimiz altında olacaksınız." dedi bakışlarını ona merakla bakan beş kişiye çevirerek. "Arkamda duran ajanlar sizin eğitmenizin olacak, burada ki hiç bir eğitmenin adını bilmeyeceksiniz. Burada sadece lakaplar konuşur," diyip arkaya doğru adımını attı. Çok bile konuşmuştu.

O geri çekilince lakabı Toprak olan, uzun boylu, hafif sarıya kaçan kumral saçlı, kahverengi gözlü, mükemmel fiziği ile dudak uçurtuyordu. Kesinlikle bir bakanın ikinci kez bakacağı bir tipti. "Ben Toprak, lakabım. Benim eğiticeğim kişi Elif Aksoy." diyip çaylağına baktı. Elif şaşkınlıkla ona baktığı zaman Toprak gülümseyerek göz kırptı. "Yanıma gel," dedi sakince. Elif koşar adımlarla eğitmeninin yanına geçti. Bu sefer ise lakabı Deniz olan, orta boylu, kumral kıvırcık saçlı, yeşil gözlü, ve kusursuz fiziği ile öne doğru bir adım attı.

"Ben Deniz, lakabım. Benim eğiticeğim kişi ise Onur Tufan." dedi orta da duran soğuk bakışlı çaylağına bakarak. Onur bunu duyunca pek şaşırmadı değil, eğitmenin baktığında gerçekten güzel bir kadındı. Dudakları bir tarafa kıvrılırken, hızla olmayan adımlarla eğitmeninin yanına yürüdü.

Deniz, çaylağı ile geri çekilirken öne bir adım atan sarışın, mavi gözlü, uzun ve güzel fizikli bir kadın dikkatleri üzerine çekti. "Ben Doğa, lakabım olduğunu söylememe gerek yok artık değil mi? Beni eğiticeğim kişi ise Sinan Soner." dedi Damla'nın yanında duran Sinan'a bakarak. Sinan, kendi adını duymayı beklemiyor olacak bir an afalladı. Böyle bir afetin onun eğitmeni olduğuna inanamıyordu. Ama şokunu atlatır atlamaz hemen egitmeninin yanında durdu.

Onlarda bir arkaya geri gidince bütün karizmatikliği ve çekiciyle Ateş öne doğru çıktı. Kumral saçları, yeşil gözleri ve Keskin yüz hatları öle en dikkat çeken eğitmenlerdendi. "Ben Ateş, benim çaylağı ise Damla Korkmaz. Lütfen yanıma gelin matmazel." dedi oldukça kibar sesi ile. Damla, hiç bir şok yaşamadan egitmeninin yanına gitti.

Bir kişi kalmıştı.

Ve kimin çaylağı olduğu çok belliydi.

Bu sefer ise kendi bir afet öne doğru çıktı. "Kendimi tanıtmadım ben galiba,ben Gece. Benim çaylağı ise Oğuz Selim Polat. Lütfen yanıma gelin bayım." dedi sert çıkartmamaya çalıştığı sesi ile. Oğuz ise hala karşısındaki tanıdık simaya bakıyordu, onu da unutmuştu.

"Lider en iyisini kapmışsın," dedi alayla Doğa. Gece bu söz üzerine dudaklarının bir kenarı kıvrıldı.

"Bence yanındaki ise oldukça iyi," dedi o da yanındaki Sinan'nı göstererek. Doğa küçük bir kahkaha attı. "Ben Gece, aralarında söz sahibi olan tek kişiyim ve aynı zamanda CİA ajanların lideriyim. " diyerek kendini tanıttı. "Burada her şey serbest. Tek bir şey hariç..." dedi ve durakladı. Derin bir nefes aldı ve devam etti. "Ne çaylak eğitmenine, ne eğitmen çaylağına aşık olabilir. Bu kesinlikle yasak." diyip net bir sesle altına çizdi. "Buraya eğer bir ajan olmak için geldiyseniz ona göre hareket etmeniz gerekiyor. Kuralları zaten ilgili arkadaş anlatacak, şimdilik odalara dağılabilirsiniz." dedi ve arkasını dönüp kendi odasına doğru yürümeye başladı.

Eveeeeet tanıtım bu kadardı, ilk bölümü çok yakında sizlerle olacak. Şimdilik öpüyorum, görüşürüz:)

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.