-A-ailem.
-Güzelim iyi misin ne olduğunu anlamıyorum cevap ver Açelya.
Dizlerimin üzerine çökmüştüm hiçbir şey yapamıyordum.
-Bir dakika yoksa bunlar senin o piç ailen mi?
Eliyle gösterdiği yerde onlar vardı. Sadece kafamı sallayabilmiştim, onları bir daha göreceğimi düşünmüyordum belki görürüm ama hatırlamam diyordum ama hiç değişmemişlerdi kötüye bir şey olmaz derler doğruymuş. Alp beni kucağına almıştı ardından bir koluyla beni tutup diğer eliyle de telefondan birini aramıştı sesleri duyuyordum ama algılayamıyordum. Yüzümü Alp`in boynuna gömdüm ve hunharca ağlamaya başladım.
-Tamam güzelim geçti.
Alp kafamdan öpmüştü. Sonrasında beni arabanın arka koltuğuna yatırmış ve üzerimi arabadaki bir battaniyeyle örtmüştü sonrasında arabayı çalıştırıp sürmeye başlamıştı.
Tüm yol boyu uyumuştum sonrasında Alp`in arabayı durdurmasıyla uyanmıştım.
-Bir şey yok güzelim devam et uyumana.
Yüzümü boynuna gömmüş ve gözlerimi kapamıştım zaten Alp`in kokusu uyumama yetiyordu. Sonrasında Alp evin kapısın açmış ve hızlıca beni odasına götürüp yatağına yatırmıştı. Sonrasında dolabından bir eşofman ve bol bir tişört çıkarmıştı.
-Böyle yatamazsın rahat değil üstünü değiştirsem sorun olur mu?
Hayır anlamında başımı sallamıştım. Alp üstümdeki tişörtü çıkartıp kendi bol tişörtünü giydirmişti sonrasında altımdaki kotu çıkartıp kendi bol eşofmanını giydirmişti, beni kollarına almış ve yatağının üstündeki örtüyü çekip beni yatırdı. Kendisi beni yatırdıktan sonra üstünü değiştirdi ve yanıma uzandı beni göğsüne bastırdı.
-İstediğin zaman bana anlatabilirsin. Her zaman yanındayım Açelya bir kere daha bırakmayacağım elini.
İçimden sadece daha fazla ağlamak geliyordu ben ağlarken Alp saçlarımı öpüyor onlarla oynuyordu.
-Saçlarının rengini her zaman çok sevdim. Her zaman çok yumuşaklar ve tatlı. Kafanı dağıtmıyorum ama bil istiyorum, seni ne kadar çok sevdiğimi bil.
1Saat Sonra
Ağlayarak uyumuştum uyandığımda Alp`e sarıldığımı gördüm sadece bana bakıyordu muhtemelen beni uyuduğum zaman izlemişti.
-Günaydın güzelim.
-Anlatmak istiyorum.
-Anlat sonsuza kadar dinlerim seni.
-Aslında ben isteyerek ajan olmadım.
-Nasıl yani?
Bu sözlerim onu fazlaca şaşırtmıştı çünkü ajan olmayı sevdiğimi biliyordu ve bunun küçüklükten geldiğini düşünüyordu.
-B-ben tahminen sekiz yaşındaydım bir gün babam dedi ki o zamanlar babamı çok severdim ailemi de öyle tatile gideceğiz bavulunuzu hazırlayın. B-bende tabi çocuğum heyecanlandım, hemen bir valiz hazırladım ve çıktık benim ağabeyim ve ablam var. A-ama onlar çok mutsuzdular bende bunu onların ergen olmasına bağlayıp umursamadım sonrasında biz arabaya bindik ve İzmir`e geldik buraya gelmemize şaşırmadım çünkü babam bizi genelde İzmir`e tatile getirirdi hava da kararıyordu. S-sonra babam arabayı bizim tesisin önünde durdurdu ve arabadan indi sonra bizim kapımızı açtı. Y-yanımda oturan ağabeyim kalktı ve babam beni kucaklayıp indirdi sonra bagajı açtı bavulumu çıkardı ben dedim ki ‘Baba neden siz inmiyorsunuz?’ Sonrasında ilk tokadımı yedim. A-aslında hiçbir şey dememiştim neden vurmuştu anlamamıştım, dedi ki ‘Artık rahat hayat bitti ajan olacaksın ve çalışmaya başladıktan sonra kazandığının çoğunu bana vereceksin eğer buradan kaçarsan seni bulduğum an öldürürüm.’ Evet bir çocuğa bunları demişti ve sonrada arabaya binip gitmişti arkalarından koşmuş onlara bağırmıştım ama ya sesimi duymadılar ya da beni takmadılar. T-tam 9 gece dışarıda yattım aç ve susuz yanıma hiçbir şey vermemişti sonra tesise gitmek zorunda kaldım ve işte sonunda ajan oldum.
Anlattıklarımdan sonra hıçkıra hıçkıra ağlamaya başlamıştım. Alp`in gözleri dolmuştu ve beni göğsüne basmıştı.
-Tamam güzelim sakin ol tamam geçti yok artık onlar hayatında değiller ben varım biz varız Oktay, Burak, Mert, Yağmur, Ayşe, Melis, Kübra biz varız senin yanında yalnız değilsin.
-Yüzleşmek istiyorum Alp bana neden bunu yaptılar küçük bir çocuk olarak onlara ne yaptım.
-Ben bulacağım ve yüzleşeceksin merak etme. Acıktın mı yemek yapayım mı?
-S-sen yemek yapmayı biliyor musun?
-Beş yıl boyunca yalnızdım illaki öğrenirim değil mi?
-Ama bana bilmediğini söylemiştin seni pis yalancı hem sapık hem yalancı.
-Sapık olduğum da nereden çıktı?
-Neden çıplak yatıyorsun?
-Hatırlıyor musun küçükken ben sana büyünce bir sürü kasım olacak demiştin sende yatarken üstüne bir şey giyme bende onlara dokunayım demiştim.
-Küçükken fesatmışım.
-Ben kas yaptıktan beri böyle yatıyorum.
-Üşümüyor musun?
-Hayır üşümeyeyim diye kalın yorgan kullanırım kışın.
-Bana hep sadıktın yani
-Kısmen evet
-Kısmen derken.
-Sonra anlatacağım zamanı gelince nasıl birbirimizi o kadar aramamıza rağmen bulamadık ve bizi zaman bir araya getirdiyse bak şimdi de zamanı geldi ve sen bana anlattın bir gün bende sana anlatacağım.
-Peki şimdi kalk yemek yap açım.
-Doymuyorsun.
-Hadi artık kalk.
Bir anda beni kucakladı.
-Ben kendim giderim Alp
-Ben taşımak istiyorum.
-Ama ben istemiyorum.
-Ben zaten sana beni taşır mısın demedim ki zaten beni taşıyamazsın.
-Ben o anlamda demedim.
-Sus artık.
-İyi be yorulan sen olursun bana neymiş.
-Bencilsin.
-Bu hayatta diğer insanları düşünmem bir işe yaramıyor.
Beni hızlıca mutfağa götürdü ve bir sandalyeye oturttu.
-Evet ne yemek istersin?
-Ne tür yemekler yapabiliyorsun?
-Makarna ve türevleri
-O zaman kıymalı makarna istiyorum.
-Peki, tatlı olarak ne istersiniz?
-Saçmalama sen tatlı yapamazsın.
-Parmaklarını yiyince görüşeceğiz ben sana göre bir şey bulurum.
-Yapamazsan çöpe atarım.
-Atmayacağına göre sıkıntı yok.
-Şarkı açayım mı?
-Olur.
-Peki benim harika listemi açıyorum.
-Televizyonda da mı var uygulama?
-Hayır ben youtubeye aynı listeyi yaptım.
-Benim akıllı sevdiceğim.
-O benim lafım.
-Bende kullanacağım üzerine tapusunu mu aldın.
-Keşke alsaydım.
-Nasıl almayı planlıyorsun devlet tapu işlerine gidip ben bu sözün tapusunu alayım mı diyeceksin.
-Tehditle yine yaptırırım.
-Oralar devlet kurumları tehdit edersin sonra gider hapse girersin böylece ilk hapse giren ajan olursun.
-Doğru ben başka yollarla alayım tapuyu.
-Alıksın Açelya
-Oda benim lafım ya sen neden benim sözlerimi çalıyorsun.
-Alık bir bireysin Açelya bak değiştirdim.
-Alıksın Alp
-Bende seni seviyorum.
-İltifat etmedim ya da seni seviyorum demedim.
-Ben öyle algıladım ne yapacaksın.
-Seninle uğraşmayacağım.
Gidip koltuğa yattım ve youtubeden en sevdiğim kanal olan Algomi`yi açtım.
-Algomi mi o?
-Evet yeni video atmış.
-Neyse ben yemekten sonra izlerim.
Alp bir saat içinde yemekleri yapmış ve masayı hazırlamıştı.
-Hadi gel sofra hazır.
-Önce üzerine bir şey giy.
-Neden?
-Çünkü kaslarına bakmaktan yemeğime odaklanamıyorum.
Sesli bir kahkaha atmıştı.
-Çok açık sözlüsün.
-Allah`ın bildiği kuldan saklanmaz.
-Bekle giyip geliyorum.
Kahkaha ata ata üst kata çıkmıştı ve aynı şekilde aşağıya inmişti.
-Harika artık yemeğime odaklanabilirim.
-Sen kalksana ya sofradan
-Niye
-Senin güzelliğin yüzünden ben odaklanamıyorum.
-Aklıma bir fikir geldi at gözlüğü takalım bu sayede birbirimizi görmeyiz.
-Sen çok mu akıllısın.
-Evet.
-Yemeğini ye Açelya.
Hızlıca yemeğimizi yemiştik ve aynı hızla tüm mutfağı temizleyip koltuğa oturmuştuk ve şimdi de film kavgası yapıyorduk.
-Jurassic World izleyelim.
-Hayır Karayip Korsanları izleyeceğiz.
-Ama o üç seri
-Jurassic World de üç seri
-Tamam bugün Jurassic World yarın Karayip Korsanları.
-Tamam anlaştık.
Alp`in cümlesinden sonra telefonum çalmıştı ve bilin bakalım arayan kimdi? Tabii ki de piç Mehmet, telefonu açtığımda bana bir süre bağırdı sonrasında da tesise gelmeleri gerektiğini söyledi ama sadece ben ve Alp`i istiyordu.
-Ya bu adamın bizimle ne alıp veremediği var ya
-Ne biliyim ben. Arabayı sen mi kullanacaksın.
-Evet sen güzel park edemiyorsun.
-Bu harika yeteneğini bana öğretmeni isterim.
-Bir gün öğretirim.
Arabayı fazla hızlı sürmüştüm çünkü çok sinirliydi. Tesise geldiğimizde drift atar bir biçimde de arabayı park etmiştim.
-Açelya yavaş korktum arabadan uçacağım diye niye bu kadar hızlı kullandın?
-Sesi fazla öfkeliydi onu daha fazla bekletip azar işitemem.
Hızlıca arabadan indik ve aynı hızla tesise girdik asansöre bindik ve yukarı çıktık.
-Ben mi çalayım.
-Evet
Kapıyı çaldım ve içeri girdim ama gördüğüm manzara düşündüğüm şey değildi odanın içinde annem ve babam vardı.
-Gel Açelya otur ve sen Alp ayakta kal.
-O niye oturmuyor.
-O cezalı çünkü
-Niye
-Aileni yakalatıp aşağıdaki kodeslerden birine atmış.
-İyi yapmış işte aferin lan sana.
-Sağ ol.
-Neyse konumuza dönelim evet Açelya bunlar senin bildiğin üzere iğrenç ailen yüzleşmenizi istiyorum zaten benimde söyleyecek iki çift lafım var.
İlk defa kendimi bu kadar hazır hissediyordum Alp`in bana olan bakışları bana özgüven sağlıyordu.
-Neden beni yolun üzerine bırakıp siktir olup gittiniz?
İkisinden de cevap çıkmamıştı.
-Bakın ben o yolun üzerinde bırakıp gittiğiniz çocuk değilim, çabuk sinirlenirim sinirlenirsem de can yakarım. Cevap istiyorum!
-Ben istemedim kızım baban zorladı boşarım dedi o zamanlar ailem küstü bana babanla evlendiğim için gidecek başka yerim yoktu.
Anneme inanmıştım çünkü o gün o yolculukta mutlu olan kişiler sadece babamla bendim.
-Sıra sende baba, neden beni bıraktın?
-Zorunda kaldım.
-Neyin zoruydu baba
-Borç içindeydim kazandığım borcuma gidiyordu bende seni bıraktım işte.
-Ablam vardı ağabeyim vardı ben miydim san batan neden ilk beni gözden çıkardın?
-Çünkü onlar çok büyüklerdi ajan olmak için sen küçüktün hem de ajanlar çok kazanıyordu senin getirdiğin gelirle borçlarımı kapatırdım. Bu işime gelmişti, ajanlıkla ilgili çok bir bilgim yoktu bende hemen para kazanır ve bana gönderirsin diye düşündüm ama hiç para gelmedi.
-Sen beni o ıssız yolun ortasında bırak ardından tokat atıp bir de tehdit et ben de sana para göndereyim öyle mi? Gerçekten böyle bir şey olacağını düşünüyor muydun? Ben daha küçükken bile benimle oynamayan insanlara küser onu görmezden gelirdim sen böyle bir çocuğun sana karşı sevgi beslemeye devam edeceğini nasıl düşünmüş olabilirsin.
-Özür dilerim kızım.
Bunu söyleyen annemdi.
-Seni affettim ben anneciğim yıllar önce affettim biliyorsundur sana sürekli birinden para geliyor o benim işe başladıktan sonra bir şekilde ibanını buldum yıllardır sana para gönderiyorum.
-O-o sen miydin canım kızım benim.
Yerinden kalkıp sarılmıştı bende sarılmıştım ve o an annemi ne kadar özlediğimi fark ettim onunla konuşmak her şeyimi anlatmak istiyordum ama önce babamla yüzleşmeliydim. Sarılmamız bittikten sonra annem bir de Alp`e sarılmıştı ve onun kulağına bir şeyler fısıldamıştı Alp`de gülerek karşılık verip başını sallamıştı sonrasında annem yerine oturmuştu.
-Bilemedim çok borç içindeydim ve seni gözden çıkardım zaten seni diğer çocuklarım kadar sevmiyordum.
Bu sözler kalbimi kırmamıştı çünkü ben o gün beni bu tesisin önüne terk edip gittiği gün onu bitirmiştim zaten.
-Sözlerin kalbimi kıramayacak kadar etkisiz çünkü sen benim sadece biyolojik ebeveynimsin sana baba dememin tek sebebi saygı yoksa bu hayatta daha iyi babalar gördüm kızını kurtarmam için yalvaran. Bir baba şefkatine ihtiyacım da yok.
-Beni affedecek misin?
-Gerçekten bu soruyu nasıl sorabiliyorsun bana cevabını bildiğin soruları sorma.
-Başka söyleyebilecek bir şeyim yok sadece ağabeyin ve ablan seni çok seviyordu onlar da istemediler seni bırakmamı.
-Ben sana beni neden ajan olmaya zorladın demiyorum bunu daha güzel anlatsaydın küçük bir çocuk olduğum için kolayca kanardım zaten neden bu kadar cani davrandın ben babam için ölebilecek bir kız çocuğuydum ama şimdi senden nefret bile etmiyorum düşün ne kadar da silmişim seni.
Gözleri dolmuştu. Acımadan söylemiştim içimdeki her şeyi ve gözünden bir damla gözyaşı düşmüştü.
-İnsanları kaybetmeden önce düşünmeliydin ben tam 7 gün boyunca aç ve susuz yattım kendi kıyafetlerimden küçük bir yatak yapıp yattım nede biliyor musun? Çünkü o minik çocuk içeride ne olduğunu bile bilmiyordu korktu dışarısı daha güvenli geldi. Orası dağlık bir bölge tüm gece kurt ulumalarıyla uyudum ben karanlık korkumu yendim ışıksın ne geleceğini bilmeden.
Gözyaşlarımı tutamayıp ağlamaya başlamıştım oda ağlıyordu.
-Özür dilerim kızım
-Kızım deme bana ben senin kızın değilim!
Titremeye başlamıştım Alp gelip sarılmıştı.
-Geçti güzelim sakin ol ben yanındayım bak annende burada küçükken çok özlerdin onu bak artık yanında
Sonrasında annemde gelip sarılmıştı.
-Ben de seni çok özledim, yıllardır seni bulma hayaliyle yaşıyordum şükürler olsun Rabbim beni sana kavuşturdu.
Titremelerim geçmişti ve ağlamam durmuştu. Sonrasında bir anda bir bağrışma kopmuştu.
-Dayı neden yaptın bunu neden yıllardır anlamıyorum ya küçücük bir kızdan ne istedin isteseydin ben sana verirdim!
Bağıran üstümüzde bir dakika o babama dayım mı demişti.
-Bir dakika babam sizin dayınız mı?
-Evet, o benim dayım yıllardır telefonlarını açmıyorum belki hatırlıyorsundur sana küçükken bu anlattıklarınla alakalı bir soru sormuştum o sorudan sonra onlarla iletişimi kestim. Cani insan seni! Defol git ofisimden Açelya`yı daha fazla üzme!
Bu sözlerden sonra babam çıkıp gitmişti.
-Açelya iyi misin?
-Evet, iyiyim.
-Mehtap teyze sen de git artık çünkü onlar ajan oldukları için işleri var ve ben onlara bunu açıklayacağım.
-Tabii ki de çıkarım.
-Şimdi sen dışarı çıkınca bir kadın seni karşılayacak eşim, o seni odana götürecek daha fazla o adamla yaşama.
-Çok sağ ol görüşürüz annecim.
-Görüşürüz anne eğer uzun bir görevse ben seni ararım.
-Tamam anneciğim.
Annem odadan çıktıktan sonra piç Mehmet bize gideceğimiz özel operasyonun başlayacağını bildirmişti bizde hızlıca eve gidip bavul hazırlamıştık ve yola çıkmıştık Melis`in başına da piç Mehmet`in eşi bakacaktı o kadını çok seviyorum. Yolda annemi arayıp ona gideceğimiz yeri söyleyip içini rahatlatmıştım ve artık bu yüzleşmeden sonra çok huzurlu ve boş hissediyordum sanki bir yükümden daha kurtulmuştum.
Yolculuk fazla sessizdi kimse konuşmuyordu bende şarkı açmaya karar verdim.
-Ben acıktım Alp
-Bıktım senden neyse şurada bir yerlerde bir dükkân olacaktı orada dururuz.
-Tamam.
Bir süre sonra dediği yere varmıştık arabadan ilk inen bendim hızlıca dükkâna girmiştim ve bir masa seçip oturmuştum. Bu arada saat gece dört ve biz yolculuktayız işte ajanlık böyle bir meslek ne zaman ne yapacağın belli değil. Ben hala Alp`in bana giydirdiği giysilerleyim hem rahatlar hem de Alp`in kokusu bunlara işlemiş sürekli kokusunu almak hoşuma gidiyor. Ben oturduktan bir süre sonra Alp ile Oktay geldi.
-Ya Açelya sen bu kıyafetleri nereden buldum senden kaç beden büyük bunlar.
-Oraları karıştırma uzun hikâye sonra anlatırım. Hadi nerede bu garson yemek sipariş edelim.
-Bekle çağırayım.
Alp garsonu çağırmıştı ve yemeklerimizi sipariş etmiştik. En çok yemeği ben sipariş etmiştim.
-Açelya o kadar fazla şeyi yiyebilecek misin?
-Kesinlikle evet. Evde makarna yaptım bir tencere hepsi bitti ve ben sadece bir tabak yedim.
-Abartma Alp azdı o makarna.
-Kesinlikle iki paket makarna yapmamıştım haklısın.
-Ya bu yiyip nasıl kilo almıyor.
-Sana ne bundan. Almıyorum işte.
-Diyet mi yapıyorsun?
-Hayatımda nefret ettiğim şeylerden biri o bir kere denedim ilk ve sondu.
-O kadar kötü mü ya
-Çok kötü oruç tut daha iyi saçma sapan şeyler yedim.
Bir süre sonra yemeklerimiz gelmişti, ilk bitiren ben olmuştum.
-Ya bu kızın yemeği bizimkinden fazla hemen bitirdi.
-Onun midesinde kara delik var bence.
-Siz yavaş yiyorsanız benim suçum yok.
-Ya Allah aşkına Açelya lütfen bu kıyafetleri nereden bulduğunu anlat.
-Alp`in kıyafetleri
-Bir dakika ilişkiniz o kadar ilerlemiş olamaz.
-Çok fesatsın Oktay öyle bir şey olmadı ben sana arabada anlatırım.
Diğerleri de yemeğini yiyince kalkmıştık sonrasında Alp tişörtümü kalçamın altına indirmişti.
-Ne yapıyorsun Alp
-Regl olmuşsun Açelya
-Ciddi misin nasıl ya daha iki gün vardı.
-Bir şeye ihtiyacın var mı?
-Bir petrole girelim yeter.
-Tamam, yakında olacaktı hadi arabaya koş.
Hızlıca arabaya koştum tam kapıyı açıp oturacaktım ki
-Dur koltuğu batıracaksın. Bekle geliyorum.
Alp hızlıca bagajı açtı ve içinden benim daha önce koyduğum muşamba benzeri şeyi çıkardı ve sağ koltuğa serdi.
-Şimdi otur.
Hızlıca yerime geçmiştim.
-Neden kızın altına muşamba seriyorsun?
-Regl olmuşum geri zekâlı ve eşofmana geçmiş koltukta batacaktı.
-Bir dakika Alp bunu nasıl fark etti?
-Alp sen benim kalçama mı bakıyorsun?
-Hayır, sadece fazla boldu ve dikkatimi çekti.
-Ya oğlum sen neden bu kadar geniş giyiyorsun çuval giymiş gibiyim.
-O kan benim eşofmanımdan çıkar değil mi?
-Çıkar.
-Oh rahatladım.
-Biz bu kan lekesini beyazlardan bile çıkarıyoruz sen düşün. Dışarıdan çok belli oluyor mu?
-Hayır ben görmedim zaten orada fazla kız vardı diğerleri görse mutlaka söylerdi.
-Mantıklı.
Alp petrolde durmuştu.
-Hadi in.
-Tamam.
Hızlıca çantamdan ped aldım ve içime sokarak hızlıca tuvalete gittim ve aynı hızla geri geldim.
-Bu kadar hızlı gelmeni beklemiyorduk.
-Fazla aceleci davrandım ama sıkıntı yok. Hadi gidelim.
-Tamam.
Bir süre sonra dayanamayıp uykuya dalmıştım fazla yorgundum ve gerçekten uyumak istiyordum zaten Alp`in kıyafetlerine kendi kokusu sinmişti buda daha fazla uykumu getiriyordu.
Arabanın ani fren yapmasıyla uyanmıştım.
-Ne oluyor ya
-Bir tane sikik vatandaş az önce beni kazaya sürüklüyordu ama kurtardım.
-Peki iyi sürmeler sana.
-Sağ olun ya gerçekten çok yardımınız dokunuyor bana. İkinizde piçsiniz.
-Teşekkürler ve sesini kes artık.
Oktay`ın kurduğu cümle beni güldürmüştü ve Alp güldüğümü fark etmişti.
-Açelya geç arabanın başına sen yeterince uyudun ayıl ve arabanın başına geç.
-Üzgünüm ama hayır.