İçeriğe geç

Ailemi korumam gerek

Bölüm 1 · 7 dk okuma

Ailemi korumam gerek

Bölüm 1

Diana'nın Çocukluğu

Hayatta her kes sevdikleri için bir şeylerden vazgeçer. Kimileri işlerinden, mesleklerinden, bazıları hayallerinden, geleceğinden, bazıları da geçmişinden. Ben ise ailemden vazgeçtim. Size hikayemi baştan anlatacağım

Adım Diana Madison. 13 yıl önce hayatımın anlamlarını kocamı ve kızımı terk ettim. Onları korumak için buna mecburdum. Pişman mıyım? Hayır!

Çocukluğumdan başlayacağım babam bir FBİ üyesiydi. Babamın söylediğine göre annem ben daha 3 yaşındayken özel bir operasyonda hayatını kayıp etmiş. Bense özel bakıcılarla büyüdüm. Ben küçükken hayatımız çok değişikti. Babam gizli FBİ üyesi olduğu için hep başka yerlere giderdik. Her yıl yeni bir yülkede başka birisi olarak geçirirdik. Söylediğim gibi Babam Bradley Madison gizli FBİ üyesi olduğu için hep başka bir yülkede, yeni kimliklerle, yeni birisi olarak hayatımıza devam ediyorduk. Çocukken babamla hep mesafeliydim. Çünkü bana hiç bir şey söylemezdi.Sadece her yıl ismimin değiştiğini söylerdi. En sinirimi bozansa asla sebebini söylemezdi. Soru sorduğumda her şeyi senin için yapıyorum derdi. Düşünün ki bana annemin ismini bile söylemedi. Sadece iyi biri olduğunu ve benim için kendini feda ettiğini söylerdi.

İlk önce Size kocam Scott Cruz'la nasıl tanıştığımı anlatacağım. Babamla her zamankı gibi yükle değiştiriyorduk. Bu kez Barcelona'ya geldik. O zaman 15 yaşımdaydım. İsmimizde her zamanki gibi değişmişti. Babamin ismi JJ Leiser, benimse Darla Leiserdi. Şehirden uzak bir yerde ev kiraladı. Oraya yakın bir yerde otel vardı. Bu otel Barcelona'nın en tanınmış otellerinden biriydi. Babam sabahlar oraya gider mutfakta yönetici olarak çalışırdı. Saat 4'te çıkar işten çıkar, Akşam 1'de gelirdi. bende okula gider 6-7 saate eve gelirdim. Eskiden babam bana Özel bakıcılar sporla ilgilenen hocalar getirirdi. Artık evimize bakıcı gelmiyordu. Ben derslere gidiyordum. Babamda eve geç geldiği için sıkılırdım. Nereye gittiğini sorduğumda da farklı-farklı yalanlar söylüyordu. Amma ben operasyon düzenlediklerini biliyordum. Artık evde yanlız sıkılıyordum. O yüzden dersten geler-gelmez otele gidip dolaşıyordum. Fazla dışarı çıkmadığım için tek gittiğim yerler otel ve okuldu.

Bir gün orda çocukla gördüm. Otelin önünde duruyor birini bekliyordu. Sarışın mavi gözlü benim yaşlarımda çocuktu. Çocuk sonra beni fark etti. Arkamca gelirken ordan kaçtım. Çünkü babam kimse ile konuşmamam için bana yemin ettirmişti. Amma ben nedense o çocuğu merak ediyordum. Artık sık-sık otele gider çocuğu gözetlerdim. Bazen otelde, bazen dışarda olurdu otele girmem yasaktı. O yüzden sadece dışardan izleye biliyordum. Çocuk beni fark etti mi? Diye sorarsanız... evet kaç kez arkamla geldi amma ben hemen kaçıyordum. Zaman geçiyordu. Bazen çocuk orda, bazen başka yerlerde oluyordu. Bir gün ben gene oteli gözetlerken arkamdan bir əl uzandı. Ben gerildim ve korkuyla hemen ittim. Çocuk yere düştü. O çocuk oteldeki çocuktu. Ayağa kalktı ve üstünü düzeltti. Ben şaşkın halde ona bakıyordum bir anda yüzüme baktı. "Yakından daha güzelmişsin" dedi. Bir süre bir-birimize baktık. Sonra ben kaçmaya çalıştım. Beni kolumdan tuttu:

-hey dur!

"bırak beni" diyerek ittim. Çocuk elini çekti:

- Özür dilerim canını mi yaktım?

- hayır yakmadın. Sadece...

"Sadece?"diyerek bana baktı

ben "gitmem gerek" diyerek kaçtım. Çocuk arkadan bana seslendi:

-Yarın bu saatte seni burada bekleyeceğim

Ben o gece çok qarip hissler yaşadım. Neden böyle olduğumu anlamıyordum. Yarın dersten sonra tekrar oraya gittim. Çocuk beni bekliyordu. Cesaretimi topladım ve yanına gittim. "Geldin" diyerek yüzüme baktı. Bende "geldim" dedim. Konuşmaya başladı:

- Dün seni incittiysem kusura bakma lütfen!

- Hayır incitmedin! Sadece gitmem gerekiyordu

- Tamam, o zaman benle otele gelmek ister misin? Konuşalım biraz

- Ne yazıkki gelemem

- Tamam, yakında park var oraya gidelim mi?

- O da olmaz

- nereye gitmek istersin? Sen söyle

-bilmiyorum, ben burda yeniyim

- Tamam, anladım. Bu arada ben Scott Cruz

-Cruz?

Otele baktım sonra cevap verdi:

-Evet, Orası babamın oteli ben oğluyum 2-ci oğlu. Peki senin adın ne?

-Di...

Diyecekken durdum. Biraz Scott'un yüzüne baktım sonra yutkunarak cevap verdim

-Darla, Darla Leiser

-tanıştığımıza memnun oldum Darla

Elini uzattı. Bende elini sıktım. Scott sonra otele gitti:

-beni bekle geliyorum

Biraz bekledim. Sonra otelden koşarak elinde 2 tane kahve ile geldiğini gördüm:

-Tesekkur ederim gerek yoktu

-Al lütfen

Otelin etrafını dolaştık. Baya konuştuk. O anlattı ben dinledim. Çünki ona hayatımla ilgili yalanlar söylemek istemiyordum. O çok sıcak kanlı biriydi. 17 yaşındaymış, universiteye yeni girdi. Söylediğine göre üniversite çokta umrunda değilmiş. Gelecekte babasının otelinde çalışmayı ve orayı büyütmeyi istediğini söyledi. Abisini 13 yaşından beri görmüyormuş. Üniversiteye gitmiş bir daha gelmemiş. Ailesi çok kuralcı olduğundan onların ne derlerse yapıyormuş. Bu da onun travması olmuş. Annesi çok küçükken doğumda ölmüş. Ona kendimle ilgili söylediğim 3 şey 15 yaşında olduğum, babamla yeni şehre geldiğimiz, ve küçükken annemi kayıp ettiğim oldu. O günden sonra her gün oraya gider Scottla buluşturdum. Artık arkadaşlıktan öte şeyler yaşadığımızın farkındaydım amma kendimi bozmuyordum. O benim hayattaki tek arkadaşımdı. Onunla görüşür konuşurduk amma o günden sonra. Babam bir gün eve FBİ üyeleri ile gelir ve bana her şeyden haberi olduğunu, benden şüphelendiği için arkama adamlar diktiğini söyler. Bende olan her şeyi anlatırım. Artık dışarı çıkmam yasaktı, babam evin önüne gizli FBİ üyeleri dikmişti. Artık evde eğitim görüyordum babam evimizin arkasında bir arsa kiralar ve beni orda sıkı çalıştırırdı. Normal savaş eğitimleriydi. Bana eğitim veren 5 kişi erkek 2si kadındı. Onlar bende konuşmaya çalışsada ben hiç birşey söylemiyorum. Artık benim için hiç birinin önemi yoktu. Babamla uzaklaşmıştım. Bilerek sporu yapmıyordum. Ne zaman evden kaçmaya çalışsam FBİ görevlileri beni yakalıyordu

Bir gün Babam bunları fark eder ve benle konuşmaya gelir. Ben yüz vermem amma o konuşur:

-Bana kızgınsın biliyorum amma hepsi senin için...

-benim için olan ne? Hayatımın yalandan ibaret olduğumu?

-haklısın...

-evet öyleyim

Babam Biraz durur sonra konuşmaya başlar:

-annen neden öldü biliyor musun?

Bir anda babama bakarım:

-anlamadim?

- Annen bir FBİ üyesiydi benim gibi. Bizler gizli üyeler olduğumuz için seni hep korurduk. Eğer kötü adamlar senin kim olduğunu öğrenirse... Bir gün sen kaçırıldın. Annenle ben seni her yerde aradık amma bulamadık. Bir gün bir ihbar gelir yerini bulmuşduk. Plan yapamadan giremezdik. Amma annen duramadı. Gizli saldırı yaptı ve seni görevlilere teslim ederken belinden 7 kurşunla yaralandı. Seni korumak için kendi canından oldu. Ben o günden sonra dedim kızımı korumam gerek. Nolursa olsun onu korumam gerek. O zamandan sonra sana hayat verdim. Sıkı eğitim verdim, özel bakıcılar tuttum. Sen iyi ol diye

- amma dahada kötüyüm. Kimseyle konuşmuyorum, arkadaşım yok, bu dandik eğitim sinirimi bozuyor.

- biliyorum, bundan sonra artık o çocukla görüşe bilirsin. Amma bazı şartlarım var. Evde eğitime devam edeceksin. Ben ne zaman git dersem gideceksin, gel dersem geleceksin. Derslerine devam edeceksin ve en önemlisi, asla amma asla Çocuğa hayatını ve kimliğini söylemeyeceksin

Ben sevindim ve bir anda babama sarıldım "teşekkür ederim baba çok teşekkür ederim" dedim. Sonra çekilirim babam dışarıyı işaret eder:

-hadi şimdi eğitime, çabuk

"Tamam" derim ve kapıya doğru giderim babam arkadan "her şey senin için" der

Artık o günden sonra çocukla otelde buluşuyorduk. Geziyorduk, eğleniyorduk, babamda buna izin veriyordu. Amma ben genede Scott'a kendimle ilgili pek çok şey söylemezdim yalan konuşmak istemiyordum. Genellikle o konuşur ben dinlerdim. Zamanla bir-birimize açıldık ve sevgili olduk. Hayatımda ilk erkek arkadaşım ve tek güvendiğim insan Scott'la çok zaman geçiriyordum

Böylece 1 yıl geçti. Artık gitme zamanıydı babam bavulumuzu hazırladı. Bu sefer gideceğimiz yer İngiltere Cambridge şehriydi. Ben açıkçası ilk kez başka bir yere gitmek istemiyordum. Barcelonada kendimi rahat hissetmiştim. En önemlisi Scott, erkek arkadaşımla ayrılmak istemiyordum. Babam Scott'la vedalaşmam gerektiğini söyledi. Otele üzgün şekilde girdim. Scott kapıda beni bekliyordu. Yüzüme baktı:

-sen ağladın mı?

- konuşmamız gerek

- ses tonun değiştiyse önemli bir konu demek. Havuz tarafı boş gidelim

biz santalyeye oturduk. Oturur oturmaz konuşmaya başladım:

-Scott ben sana demiştim ya... Babamla hep bir yülke değiştiririz diye. Babamın işi bu olduğu için.

-evet demiştin

-ne yazıkki biz bu gün akşam...

-nasil?— Scott'un sesi titrer...

- özür dilerim, Scott, benim elimden bir şey gelmiyor

- hemen mi?

- ne yazıkki—duygusallaşmaya başlarım

- bu aklımın ucundan bile geçmezdi—Scott'un istemsizce sesi titrer

Biraz dururum sonra Scott'a bakarım:

- Seni seviyorum Scott, amma bunu demek zorundayım... Biz ayrıl...

-sakın— sözümü keser

-Sakin böyle şeyi aklının ucundan bile geçirme

- Amma...

- Amması filan yok! Ben seni seviyorum, sende beni ayrılamayız!

- Amma ben gidiyorum...

-GİTMEN AYRILMAN ANLAMINA GELMİYOR KÜÇÜK HANIM—gözünden yaş akar

Ben yüzüne bakıp kalırım. Scott sözüne devam eder:

- Eğer bir-birimizi seviyorsam ayrılmayacağız! Ben seni beklerim, her zamanki gibi otelin kapısınında seni bekleyeceğim. Ayrılmak yok aklının ucundan bile geçirme! Bir gün geleceksin biliyorum. O gün, işte o gün senle evleneceğim, birlikte uzun, mutlu hayat süreceğiz! Seni seviyorum

-BENDE SENİ SEVİYORUM—diyerek sarılırım

O gün otelde onla konuşmak hayatımın en acı anlarından biriydi....

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.