⭐⭐⭐
"Abi neden bu kadar erken okuldan aldın beni?" diye sordum merakla. Abim bugün beni okuldan çok erken almıştı ve henüz bir açıklama bile yapmamıştı. Sıkıntılı bir nefes verip konuşmaya başladı " Dolunay'ım bak şimdi anlatacağım ama endişelenme tamam mı?!" dedi. Nedense bir anda gülesim geldi sanki Survivor yarışmasının sonucu açıklanıyor gibiydi :)
"Abi sen Acun musun? Neden meraklandırıyorsun insanı?! Anlat işte." dedim. Cevabı bu sefer geciktirmeden verdi. " Dolunay'ım benim.... Bugün beni hastaneden aradılar. Senin doğduğun hastaneden..." dedi ve duraksadı. Sanki kötü hatta çok kötü bir şey vardı. Abimi en son anne ve babamın cenazesinde böyle sıkıntılı görmüştüm. " Çatlatma insanı abi. Anlat işte!" dedim. Anlatamayacaktı yoksa.
" Bana senin doğduğun gün hastanede sadece iki kızın dünya'ya geldiğni söylediler. Biri sen biride yabancı bir kız. Ancak yabancı kız doğduğunda küveze kattıkları an ölmüş bu yüzden senin diğer kız ile karıştırılmış olma ihtimalin olacağını söylediler. Seni hastaneye DNA testi yapılması için çağırdılar. Birazdan hastaneye gideceğiz sen kan vericeksin, ve onların kızı olmadığını,benim kız kardeşim olduğunu onlara kanıtlayacaksın. Sen benim kardeşimsin sen Almira Dolunay SOYLU'sun"
Bir anda içime korku girdi. Ya doktorların söyledikleri şeyler doğruysa?... Hayır, hayır doğru olamaz ben abimin kardeşiyim. SOYLU ailesinin kızıyım bir yanlışlık olmalıydı.
"Dolunay'cım iyi misin?" diyince düşüncelerim aniden uçup gitti. "İyiyim abi" dedim.
Bir süre sonra doğduğum hastaneye, bu zalim dünyada gördüğüm ilk yere, bu acımasız kaderim de ağladığım ilk yere gelmiştik. Kendimi çok tedirgin hissediyordum.
Abim bunu fark etmiş olmalı ki elimi tuttu. Beni desteklermişçesine , ben hep yanındayım dermişçesine , sen benim kardeşimsin dermişçesine tuttu ellerimi.
Hastanenin kapısından içeri girdiğimizde istemsizce gözlerimden bir damla yaş aktı. Ama sadece bir damla çünkü ben SOYLU ailesinin kızıyım bu kadar endişelenmeme gerek yoktu ki...
Üç hafta önce annemi ve babamı bir trafik kazasında kaybetmiştik. Ve o günden bu yana asla hastaneye gitmemiştim. Hastanelerden nefret ediyordum. Annemi ve babamı çok özlemiştim. Hayatları boyunca beni desteklemişlerdi. Ve şimdi en ihtiyacım olan zamanda yoktular beni yalnız bırakmışlardı.
Abim tek eliyle başımı kaldırıp gülümsedi "Endişelenme sen benim kardeşimsin. Bunu hiç bir şey değiştiremez tamam mı?!" diyince kendime engel olamayıp ona sarılmıştım ama ağlamıyordum. Çünkü ben Sarp SOYLU'nun biricik kardeşiyim bana ağlamak yakışmaz.
"Hadi sümüklü kedi gidelim. Kimin kardeşi olduğunu göster onlara!" dedi. "İyi ki varsın abi seni çok seviyorum" dediğimde saçlarımdan öptü...
•••
Doktorun odasına geldiğimizde doktor dışında gözlerinde alev fışkıracakmış gibi duran sinirli bir adam, bana bakıp içtenlikle gülümseyen bir kadın vardı.
Doktor abime hitaben konuşmaya başladı.
"Hoş geldiniz Sarp Bey buyrun oturun konuşalım" dedi doktor. Sonra karşımızda oturan kişiler bir birini tanıtmaya başladı.
"Merhaba ben Azad ARSLANBEY" diyip abimin elini sıktı, abimde kendini tanıttı. "Ben de Sarp SOYLU. Tanıştığıma memnun oldum efendim." Dedi abim. Sonra Azad Bey bana döndü. Galiba kendimi tanıtmamı istiyorlar gibiydi...
"Merhabalar efendim ben de Almira Dolunay SOYLU" dedim. Soy adımı vurgulayarak söylemiştim. Yüzü düşmüştü bey amcamızın "Tanıştığıma memnun oldum kızım" diyince sahte bir tebessüm sergiledim.
Ardından Azad Bey'in eşi olduğunu düşündüğüm kadın kendini tanıttı. "Merhaba kızım, ben Simay ARSLANBEY" diyince "Tanıştığıma memnun oldum efendim" dedim.
Ardından doktorun odasında ki paralel duran koltuklara oturduk. Doktor konuşmaya başlayınca pür dikkat onu dinliyordum.
"Öncelikle tekrardan hoş geldiniz. Burada olmanızın sebebini az çok tahmin ediyorsunuzdur. Bir kaç gün önce hastanemize belge doğrulama ekibi gönderilmişti. Ve kontrol edilen belgelerde bir sorun olduğuna rastlandı. Yani Almira Dolunay SOYLU'NUN aslında bir ARSLANBEY kızı olma ihtimali var. 16 yıl önce yapılan iki doğumda bir kız ölmüştü ama bunu hangi ailenin kızı olduğu saptanamıyor. Bu yüzden Almira Dolunay SOYLU ile Azad ARSLANBEY arasında DNA testi yapılması gerekiyor. Umarım anlayışla karşılarsınız" dedi ardından hemşireyi çağırdı.
Hemşire gelip benim kanımı almak için ayrı bir odaya götürdü.
•••
Hemşire elinde iğne ile yanıma gelince iğneden korktuğum aklıma gelmişti. Küçükken astım hastası olduğum için sık sık hastaneye gelip iğne batırırlardı. İğne batırdıkları gün daima ağlardım.
Hemşire iğneye olan bakışlarımı anlamış olacak ki "Korkmayın acımaz." dedi. Ben de sessizce "Umarım" diyip gözlerimi kapattım.
Hemşire hanım iğneyi batırmadan önce biri elimi tutup bana destek oluyordu. Abim olduğunu sandığım için gözlerimi açmadım. Çünkü iğneyi görmek istemiyordum.
Hemşire kanımı aldıktan sonra bir süre gözlerim kapalıydı. Canım yanıyordu. İğne psikolojik olarak canımı yakıyordu aslında. Gözlerim kapalı bir şekilde "Teşekkür ederim abi" dedim. Ardından gözlerimi açınca elimi tutanın Azad Bey olduğunu gördüm.
"E..efendim kusura bakmayın abim sandım sizi" dedim. Şaşırdığım için kekeliyordum. "Sorun değil kızım. İğneden korktuğunu görünce destek olmak istedim sadece." Dedi. Bana 'kızım' mı demişti?! Ben onun kızı falan değilim. Ben Yusuf SOYLU ve Gülay SOYLU'nun kızıyım. Ancak bunu ona söylemedim. Sonuçta laf sokan dobra bir kız olsamda benden büyük olanlara ve bana iyi davrananlar saygı da kusur etmem.
Teşekkür edip odadan çıktım. Abim beni bekliyordu hemen onun yanına gittim. Bir saat sonra sonuçlar çıkacağı için hastanede bekledik. Sonra abim kafeterya'ya gitmeyi teklif edince kabul ettim....
______BÖLÜM SONU________
Gelecek bölümler çok daha uzun olacaktır. Hoşçakalın Gökyüzünün En Parlak Yıldızları ❤️

