Ben Ebru. 13 yaşındayım. Buda benim hikayem..
11.48
-Annee okula gitmesem olurmu?
-Hayir! böyle giderse atarlar seni okuldan artık yetti.
-Anne lütfen sadece 1 gün daha! Lütfen yalvaririm.
-Hayır!
Saat 13.00da başlayan okula saat 14.00da gitmek için hazırlanmaya başladım çünkü annem okuldan bir gün daha kalmama izin vermedi. Okula gitmek için hazırlandım ve artık evden çıkmam gerekiyordu. Zaten 1 saat geç gittiğim derse yine geciktim. Okula gittiğim gibi zaten uyudum. Okul bittiği gibi eve geldim. Saat 19.10du eve girdiğimde. Geldiğime pişman oldum. Zaten sessizlik boş bir gün işte. Babam önümde olduğu halde zahmet edip ağzını açıp konuşmuyor. Bende onunla konuşmaya çekindiğim için annemle konuşurken onada info vermeye çalışıyordum.
-Anne bu gün İngilizce ve Coğrafya dersinden 100 aldım.
-Aferin. Sen okumuyorsun birşey etmiyorsun nasıl böyle alıyorsun ya.
-O bana kalsın.
Evet bunları söylesemde babam kulağını açıp dinlemedi. Belkide dinledi ama sadece umursamak istemedi. Eğer bir dersten 30 alsaydım ve bunu söyleseydim anneme, babam hemen duyar ve kızardı. "Sen okumayacakmısın? Okuma gidip sokaklarda çöp toplarsın. Bir bok olmaz zaten sizden" gibi gibi.
"Babamla her konuştuğumda onun gözüne bakamiyordum. O kızmadan normal konuşsa bile ağlayasım geliyordu. Küçük bir bağırdığında ise siz düşünün. Çünkü herşeye kızar. Boş şeylere sesini yükseltir ama o beni tanımaz. Tanımadığı için ne yaparsa yapsın benim üzülmeyeceğimi düşünür çünkü ben hiç ona bunu göstermedim. Bazende "Zaten herkesin babası böyledir." diye düşünerek kabullenmeye çalışıyorum bunları. Arkadaşlarım babaları hakkında güzel şeyler konuşurken ne yapa bilirimki? Bende babamın iyi yanlarını konuşuyorum ama bunlar bize bakması XD. Zaten kendin yaptığın çocuğu büyüttüğün için bide bununla övünmesi ne kadar doğru? Tek beklentisi yüksek şeyler olup, bunu söylediğimizdede umursamayan bir babaya sahip olmanın nesi iyi? Böyle narsist biri ile 13 yıl yaşamayı becerdiğim için kendimle gurur duyuyorum. Her neyse, fazla uzattım yine değilmi? " Banyo aynasına baktım ve kendi kendime bunları anlattım.
Çünkü başkasına anlatmaya gücüm yetmiyordu. İnsanlara göre ben tamamen mutluluk saçan, şapşal birisiydim. Özgüvensiz, birine yakınlaştığı gibi değişen, aynı zamanda babasından aldığı narsistlik ile başa çıkmaya çalışan garip birisiydim. Yakınlarım sadece mutlu tarafımı gördü. Her gece gizli gizli ağlayan halimi görmedi. Ben kendimi bulamiyorum. Ne istediğimi bilemiyorum. Bunlarda benim hakkımda bazı sıkıcı bilgiler.
Evde oturmak en sevmediğim şey ola bilirmi? Evdeki boş sessizlik beni sıkıyor. Bu yüzden kendimi sürekli dışarı atmak isterim.
Bu gün Günlerden Pazar. Hava güneşli. Arkadaşlarla dışarı çıkıp skating yapacağız. Hemen hazırlanmaya başlıyorum. En güzel kombinimi yapıp, gözüme siyah kalem çektim ve evden çıkmaya hazırım.
Biraz skating yaptık ve biryerde oturduk. Sohbet ediyorduk. Helin sordu:
-Hayaliniz ne?
Ailemle düzgün bir yemek yeme saatimiz olması ve birlikte sofrada oturmak demeye utandığım için "Elektro gitar istiyorum" diye geçiştirdim.
Benim hayalim sıkıcı ola bilir ama ben o anı yaşamak için neler vermezdim.