Jimin: biz olamayız Yoongi bunun farkında olman lazım.
Yoongi:farkındayım ama yine de beni sevemez misin?
Jimin ellerini elektrikli tellere değirmeden uzatır ve Yoongi'nin başını kaldırır.
Jimin: seni zaten çok seviyorum ama biz olamayız ben bir Yahudiyim ve sen asker çocuğusun bizim olma ihtimalini düşünmemiz dar ağacına kendimizi asmaktan farksız.
Yoongi: peki ya oraya gelirsem?
Jimin güler.
Yoongi: gülüşünü ilk kez görüyorum sanırım tanrının bana bir lütfu.
Jimin: buraya gelemezsin minik.
Yoongi: senin yanında olmak istiyorum.
Jimin: benim yanımda olursan seni öldürürler.
Yoongi: senin yanında olmazsam kendimi öldürürüm.
Jimin: konuşma böyle, ölmeni istemiyorum.
Yoongi: ben de senin ölmeni istemiyorum.
Jimin: çok inatçısın.
Yoongi: benim olur musun?
Jimin: efendim.
Yoongi: benim olur musun işte?
Jimin: senin olurum Yoongi.
Yoongi: sevgilim olur musun peki?
Jimin: idam ediliriz ama.
Yoongi: huşusuz bir şekilde senin yolunda ölmeyi istiyorum o zaman.
Jimin: senin olurum, sevgilin olurum Yoon. Ama şimdi gitmem gerek görüşürüz.
Yoongi: seni bekleyeceğim sevgilim.
Jimin döner ve gülümser.
Jimin: beni bekle sevgilim.
Eve girmiştim ve annem kapıda oturmuştu.
Yoongi: ben geldim.
Alice: arkada yine ne yapıyordun?
Yoongi: depoda güzel şeyler var mı diye baktım.
Alice: bana bugün biraz piyano çalmak ister misin?
Yoongi: peki olur.
İçeriye girip piyanomun önündeki sandalyeye oturdum ve Güneşimi düşündüm, her bir notaya bastığımda onu düşündüm onun için çaldığımı, o güzel bedeninin ahenk ile benim için dans ettiğini düşündüm neden düşündüm bilmiyorum ama onu dans ederken hayal etmek, garipti çünkü olduğundan milyon kat daha kusursuzdu tasavvurumda. Yüksek notalara çıkarak devam ettim parmaklarımı özenli bir şekilde diğer her bir nota ile ilintili şekilde çalarak sonuna yaklaştım ve bitti, Sanırım daha da aşık olmuştum.

