Son ders bittiğinde,aynı bölümden en yakın arkadaşım olan Daon ve Taemin ile birlikte etrafı toparladık.üçümüzde gastronomi bölümündeydik ve çok iyi anlaşıyorduk,aslında Taemin bu bölümü kendi isteğiyle seçmemişti fakat şikayetçi de değildi.Üniversite binasından dışarıya çıktık ve resmen üçümüz de aynı anda derin bir nefes aldık,Daon gülerek "bugün için ilk planımız nedir?"dedi.2 gün önceden ders çıkışı beraber takılmayı planlamıştık ve dün hiçbirimiz müsait olamadığımız için bu güne ertelenmişti.Gülümsedim ve "bence İnternet kafeye gidelim"dedim,Taemin ve Daon bir anda sınayıcı bakışlar ile gözlerini bana diktiler.Taemin "Sanırım beynini lise dönemlerinde bırakmışsın Jiwon,biz artık yetişkiniz,daha reşit bireyler gibi takılmalıyız"dedi.Bir anda bir sessizlik oluştu,Taemin bir anda "boşversenize,hadi internet kafeye gidelim"dedi sırıtarak,üçümüzde kahkaha attık ve İnternet kafeye gitmek için yola koyulduk.Evet 3 tane üniversite gastronomi öğrencisi olarak İnternet kafeye gidiyorduk.Aynı bu tür saçma sapan aktiviteler ile günü geçirdik ve hava kararmaya başlayınca dağılmaya karar verdik.Şu anlık tek başıma kira olarak oturduğum ucuz ve tek odalı bir evim vardı,onun kirasını da günün tamamında çalışarak zorla ödüyordum.Eve giderken şarkı dinlemek için kablolu kulaklığımı taktım ve telefonumdan en sevdiğim şarkıyı açtım.Elbette yeni moda kablosuz kulaklık almak gibi bir lüksüm yoktu fakat gayet memnundum.Telefonumu elimle beraber hırkamın cebine sokmuştum ve kendi kendime şarkıyı mırıldanarak yürüyordum.Bir süre sonra aniden yakından bir cam kırılma sesi duydum ve hızla şarkıyı durdurup tek kulağımdan kulaklığı çıkarttım.Sesin geldiği yönden daha çok ses duymaya başladım ve dikkatlice oraya ilerledim,tenha bir sokaktaydım ve buradaki binalarda neredeyse kimse yaşamıyordu.Sesin kaynağı hemen durduğum yerdeki duvarın arkasıydı,sessiz ve dikkatlice duvarın köşesinden oraya baktım,4-5 tane sarhoş adam vardı ve karşılarında bana arkası dönük olduğu için yüzünü göremediğim ama saçları koyu kızıl olan bir adam vardı,sarhoş adamlar bir anda adama saldırınca şaşkınca izledim fakat hiçbirşey yapamadım.Adam rahatlıkta hepsini tek tek patakladı ve hepsini yere serdi,ben hala şaşkınca ve gizlice izlerken kızıl saçlı adam aniden kafasını bana döndürdü,gözleride kırmızıydı ve çok korkunç bir bakışı vardı.Ben de aniden refleks ile geri çekildim fakat beni görmüş olma ihtimaline karşı korkuyla,sessiz ve dikkatli adımlarla geldiğim yöne geri gitmeye başladım.Şarkı çalmıyordu fakat kulaklığın teki halâ kulağımdaydı ve telefonda elimdeydi.Korkudan parmak ucunda ilerliyordum ve içimde çok büyük bir gerginlik vardı.Henüz dördüncü adımımda hırkamın kapüşonunun birisi tarafından çekildiğini hissettim.Gözlerim korkuyla kocaman açıldı ve yavaşça kafamı arkama çevirdim,evet bu az önceki kızıl saçlı adamdı.Yakından daha ürkünç gözüküyordu.Adam bana doğru eğildi ve "sende kimsin"dedi,sesi kalındı ve korkutucuydu.Birşeyler söyleyecek gibi oldum fakat adam aniden belimden tutarak beni kaldırdı ve tane sokağın iç bölgelerine ilerledi.Beni sanki taşıdığı bir insan değil bir çantaymış gibi taşıyordu.Hem şaşkındım hem de deli gibi korkuyordum.Telaşla kıvranmaya başladım ve "hey bırak beni,lütfen,kötü bir niyetim yoktu"diye yalvarıyordum.Adam'ın yüz ifadesi hiç değişmedi ve sadece "sen erkekmisin amk"dedi,şaşkınca baktım ve "elbette erkeğim,ama lütfen bırakın beni,nolur"bunu derken gözümden bir damla yaş aktı,resmen ağlayacak kadar korkuyordum.Adam beni bir çıkmaz sokağa getirdi,resmen dört bir yanımızı binalarla çevriliydi.Adam beni yere indirdi ve hemen arkamdaki duvar ile kendi arasına aldı,bana doğru eğildi ve bu sırada iki elimin bileklerinden sıkıca tuttu,gözlerini kocaman açtı ve özellikle gözlerime bakarak "eğer az önce gördüğün şeyi polis veya başka herhangi birisine söylersen seni gebertene kadar pataklarım anladınmı?!"dedi,o kadar korkunçtu ki hiçbirşey diyemedim ve istemsizce gözlerimden yaşlar akmaya başladı.Boğazım kilitlenmişti fakat zorla "b-ben...özür dilerim,gerçekten kimseye söylemeyeceğim,lütfen beni affedin"dedim.Adamın gözleri hafiften büyüdü ve bir süre bana dikkatle bakıp "bu zaman kadar bana ağlayarak yalvaran çok fazla kişi olmuştu...ama senin ağlaman daha farklı geldi nedense"dedi ve bir süre daha konuşmayıp "femboy musun nesin?"dedi,şaşkınca baktım ve "hayır...alakası yok"dedim.Adam beni baştan aşağıya süzdü ve "bir erkeğe göre fazla narinsin,kaç yaşındasın?"dedi.Şaşkınca adama bakarken "yirmi iki"dedim,adam "daha küçük gösteriyorsun...herneyse konu bu değil,umarım dediklerimi anlamışsındır"dedi ve bileklerimi bıraktı "gözüm üzerinde,hareketlerine dikkat et"dedi ve gitti.Şaşkınca giden adamı izledim ve bir süre sonra kendimi toparlayıp az önce ben bile farketmeden yere düşen telefonumu ve kulaklığımı yerden aldım ve cebime tıkıştırıp evin yolunu tuttum.Eve gelince hızla kıyafetlerimi çıkarttım ve sadece tişörtüm ile kalınca kendimi resmen yatağa fırlattım.Saat gece bir buçuğa kadar,olan şeyleri düşündüm fakat sonunda uyuyakaldım.
Bölüm 1
Ürkütücü bir adam
