En sonunda büyük sabah gelmişti. Gece boyu iki kardeş de zerre uyumamıştı ve yüzde sıfır enerjiyle güne başladılar.
Bu enerjisizliklerini farkeden dedeleri daha önce üvey ailelerinin yapmadığı bir şey yaparak onları kafeinle tanıştırdı.
Melody zamanında bir kere kahve içmişti elbette ancak hiç bu kadar lezzetlisini içmemişti. Mike ise kahve olduğunu biliyordu ancak ne kahvesi olduğunu bilmiyordu.
(Mike:Tek bildiğim şey o anda o kahvenin Türk kahvesi olmadığıydı.
Y:Way anasini avradini yedi sülalesinii. Zaten türk kahvesi olsa adam bize o bardakta getirir miydi lan)
"Dede bu ne kahvesi? Türk kahvesine benzemiyor ve içinde çikolata gibi bir tat var."
Mike en merak ettiği soruyu sormaktan kendini alamamıştı.
Çünkü kahve hem ona enerji vermiş, hemde onu daha iyi hissettirmişti.
"Bu kahveye 'Mocha' deniyor evlat. Ama çikolata tadını ben bilmem Google amcanız bilir."
(Y:Kendimi reklam yapiomus gibi hissediyorum.
H:Zaten yapiosun.
Y:A.)
İki kardeş de dedelerinin yaptığı bu tatlı sözlere gülmüşlerdi.
"Her şekerim düştüğünde bu kahveden yapıyorum geçiveriyor. Size de enerji olsun diye yaptım. Güzel mi?"
Melody ve Mike bir ağızdan 'eveğt' derler
"O zaman artık kalkalım. Öğlene doğru sizinkilerin evine varmamız lazım ve önümüzde daha 10 kilometrelik yol var."
2 saat sonra
"Meloo. Melo kalk evladum geliverdik bak sürtükuslarin house'ına"
Bu ses Mike'ın komik dede taklidinden geliyordu. Melody bu taklide sakince gülerek ve gerinerek yanıt verdi
"Bu sanki biraz Karadeniz şivesine kaymış ama neyseh."
"Hadi hadi inin. Bakın sizi camda hangi hanımefendi bekliyor."
Camda bekleyen kişi Daisy'di ve Mirazabeth önceki gece olan her şeyi ona anlatmıştı.
(Y:Yanlış anlamayın Mirazabeth motherfucker evladına söylediğine pişman olduğu için onu aramış ve her şeyi söylemiş.")
"Melommmmm"
Daisy Melody'e rahat vermeden boğarcasına sarıldı Melo'suna. İki arkadaşın sarılması sanki öz kardeşlerin birbirlerini uzun zamandan sonra tekrar yeniden bulmaları gibiydi.
"Lan bende varım burda dimi ama."
Dedi Mike trip atan yaşlı teyzeler gibi.
"2 kızla birlikte sarılırsan garip gözükürüz olmaz." Dedi Daisy tersleyerek.
(Hinata:Lan sen benim gelecekteki aşkıma nası böyle bir şey dersin !11!!1
Daisy:Amk kocan bana sarılacak. Sence sen kabul eder misin?
Hinata:Hayır. Şimdi hikayeye devam edin. Bi boklar okumak istirem.)
"Öf. Sadece Melo'ya sarılsam olmaz mı??"
Mike ile Daisy sözleriyle tartışıyorlardı.
(Y:Bende bir an dedim zaten amuda kalkma stilleriyle mi kavga ediolar die ya. Bune biçim yazim şekli Melody kendine geell
D:Bunu kendi kendine değil de hayali arkadaşlarından birinin söylemesi gerekmiyo muydu-
Y:Sus. Sorgulama.
Melody ne mi yapıyordu? Tabii ki de dedesinin anormal mi anormal hikayelerini dinliyordu
"Bla bla bla bla..."
Dedesi hikayeyi anlatırken Melody başka bir yere odaklanmıştı. Tam üvey ailesi onlara sinirli bir şekilde koşarke-
HİNATA REKLAMLARI
AMK KILIÇDAROĞLU ADAY OLMASIN
(Y:Gerçekten bunu söyledi bana. Hatta reklamı o talep etti.)
(Hinata:Tab2 efendm.)