Melody akşam dedesiyle konuştuklarını bir bir hiçbir detayı atlamadan Mike'a anlattı.
"nE."
"Anlattım iste. Bu kadar."
"Yani ben mükemmel mi mükemmel günlerim içerisinde babamların saçlarını almaya mı uğraşacam yaa"
"Merak etme anne adayınınkini ve Beth'inkini ben alırım."
"Beth'inki kolay da... Anneminkisini bilemedim.
"Alırım yaa. Kolay iş."
"Hadi bakalım o zaman. Annem kuaföre gidince alabilirsin bence."
"Bu yüzden annemi ben aldım ya."
Melody'nin yüzünde her sinsi işi yaparkenki şeytani gülüş belirdi. Mike bunun bu kadar masum olmadığını bilirdi ancak asla karışamazdı.
Her zaman o gülüşü gördüğünde tek yaptığı şey en sakin olanından bir gülümseme koymaktı yüzüne. Bazen o kadar tatlı olurdu ki Melody'nin yüzü, mıncıklayarak "hanimiş benim şeytani kardeşim" yapardı.
(Melody'nin buna yorumu:Cehennemin dibinde yat pislik.)
"Abi." Diyerek abisinin sahte gülümseme zorunlulugunu bıraktı Melody.
"Efendim Melock."
"Eger evlatlık çıkarsak ne olacak?" Diye sordu. Bu sefer yüzünde sakin bir ifade yoktu, her çocuk kadar korkak ve tatlı bir ifade vardı. Ama bu ifade mutlu veya üzgün olmaktansa endişeli gibiydi. Mike hep bildigini okurdu ve kız kardeşine de kendi bildiğini yani en doğru olanı anlatacaktı.
"Öncelikle" diye başladı Mike sözlerine.
"Eger üvey çıkarsak ailemizin yanına taşınacağız."
"Peki ya kedilerimiz nolacak?"
"Annemlere zorla aldırdığımıza göre yanımıza koyabilirler bence. Ne de olsa ne Beth seviyor kedileri ne de annemle babam."
"Güzel. Peki ya sonra nolacak? Anlatmaya devam etsene"
"Orada çok güzel bir evimiz olacak ve oradaki tüm çocuklar bizi kıskanacak çünkü bizim ailemiz herkesinkilerden daha havalı olacak. En güzel şeyleri giyeceğiz. Sana bir altın sarısı elbise bana kar beyazı bir takım elbise..."
Mike böyle anlatırken Melody hayranlıkla onu dinliyordu. Mike'ın sözü bitince o konuşmaya basladı hemen.
"Ben elbise istemiyorum. Bana altın sarısı bir elbise yerine simsiyah bir takım elbise altına da etek daha güzel olur bence. Ama senin takım elbisene sözüm yok. Sen anlatırken hepsini düşündüm de... Herkesin bizden kıskanması yerine imrenmesi ve arkadaşımız olmak istemeleri daha eğlenceli olabilir. Ne de olsa seni kıskanan birisiyle futbol veya voleybol oynayamazsın."
Melody ve Mike konuşurlarken her zamanki gibi kapıyı çalmadan iceri Beth girer.
"Selammm. Nasılsınızz"
"Way anasını abi sanırım yanlış duyuyorum Mirazabeth bize hal hatır sorduu!1!1!1!"
Melody bu konusma içerisine giren Beth'in böyle hal hatır sormasına çok şaşırır çünkü hayatında hiç Beth ile böyle insancıl konuşmamıştır.
Mike beş dakika sonra Melody'i köşeye çekip konuşmaya başlar:
"Ne zaman alıcaksın onun saç telini?"
"Az sonra saçını toplamak bahanesiyle yanına oturucam o sırada alırım."
"Tamamdır."
HERKESE YENİDEN SELAMLARR
BU BÖLÜMDE DİĞER BÖLÜMLER GİBİ BAYA KISA OLDU AMA CİDDEN BÖLÜMLER İÇİ ZAMAN ATLAYIŞLARI ÇOK SACMA OLDU BU YÜZDEN DİGER BÖLÜM DNA TESTİNE GİTTİKLERİ GÜNÜ VE BİR HAFTA SONRASINI FLN ATACAĞIM SNRM.
BAİİ~💜💜