İçeriğe geç

Aftonic's

Bölüm 5 · 6 dk okuma

Aftonic's

Bölüm 5

5. Bölüm: İtiraf

"Dedem gene dedeliğini yapıyor be." Diye söylendi Mike. Melody gelmeden tam iki dakika önce gereksiz ama gurur kırıcı bir konuşma yapmıştı babaları. Melody bunu duysaydı "neden böyle şeyler söyleyip duruyor." Veya "Ascam kendimi yeter artık yaa." Deyip duracağına herkes emindi (1. Ve 2. Yazar da bu 'herkes'e dahildir.)

Bu yüzden Mike veya Mirazabeth ona konuşma hakkında hiçbir şey anlatmamışlardı. Bu hikayeden sonea kendini garip hissetmeye başlayan Mirazabeth eve adım attığı anda Melody'nin kolundan çekiştirerek odasına doğru çekti ve kendisine ne olduğunu ve bunun normal olup olmadığını sordu.

"Karnım çok ağrıyor."

"Normal."

"Karnıma sancılar giriyor."

"En normali."

"Ağrı kesici içmeden duramıyorum."

"Kimin ağrı kesicilerine olduğuna bağlı"

(Y:BENİM PAROLLERİME DOKUNMAYIN!1!!1!1 HİSSS)

"Peki her şeye normal dedin de. Ölüyor muyum ben noluyor banaaa!"

"Aşko kardeşim şimdi sana ne olduğunu iki dakikada söyleyecegim. Önce lavaboya git ve iç çamaşırına bak. Eğer bir kırmızılık varsa hayırlı olsun! Kadın oluyorsun!"

"Tamam?"

"Hadi giitttt"

"Gidiom ya tamam. Peki o kırmızı şeyler çıkarsa noluyor?"

"Adet."

(Y2:Melo ayıptır sorması ama şey... Adet olmak ne demek?

Y:Siz erkekler evlenince daha çok "aşkm bana ped alırmısın gelirkeeğn?" Diye duyacaksınız. Bazen de direk regl.

Y2:Anlamadım

Y: S1kt1r et.)

"Tamam gittim ben.

1 saat sonra...

Mike:"Melo! Baksana biiiiiiii"

"Ne var aq."

"İki saattir kardeşinle konuş konuş Daisy hanımı bekletiyorsun

(Y.N.:Burda hanım dalga geçmek amaçlı değil sadece saygı anlamlı. (Bwlki daha farklı anlmalara de gelir ;) )

Daisy:"Şey... Aslında hanım demenize gerek yo-"

"Boşver boşver. Hadi bizim odaya gidelim. Sana anlatacak o kadar çok dedikodu var kiiii"

"Tamam geliyorumm."

Daisy Ludenberg ince yapılı bir kızdı. Saçları Melody gibi kahverengiydi. Gözlük takıyordu ve gözleri denizler kadar derin bakıyordu. Ailesinden nefret ettiği için ve onlardan şiddet gördüğü için onları acımasızca polise şikayet etmişti ve şuanda Melody'lerin ekibinden olan Aisha Williams'ın amcasının evinde kalıyordu.

Aisha'nın saçları diğerleri gibi siyaha dönük bir kahverengi değil, kızıla dönük bir kahverengiydi. Gözleri ışıltıyla parlıyordu ve o kadar çok Bilgisayar oyunu oynamasına rağmen gözleri bozulmamıştı.

(Y.N.:Aslında Melody Aisha'dan daha fazla bilgisayar oyunu oynamaktadır ancak onun olayı daha çok gözlüğü olmasına rağmen takmamaktır. Bunu söyledim çünkü bu ilerde işinize yarayacak .p belkide yaramaz bu umrumda bile değil. )

Ve Mike dahil (yazarlar hariç) hiçkimse daha bu arkadaşlığın sırrını çözememişlerdi. Uzun süredir hem okulda, hem sanalda, hem de evlerde buluşarak çok eğlenirlerdi. Mike ve Mirazabeth ise olanları anlamadan özel dedikodular dışında her konuşmalarını boş boş dinler ve izlerlerdi. Bugün ise Aisha'nın işi olduğu için dedikoduda sadece Daisy ve Melody'nin bildiği dedikodular konuşulacaktı.

Aslında Aisha da Melody ve Daisy kadar dedikoducuydu ancak okulda her şeyi genellikle bilerek kulak misafiri olarak Daisy duyardı. Melody'e ise bilgiler zaman zaman onunla takılan Amy ve dedikoduları öğrendiği Lexy anlatırdı. Lexy onların ekiplerinden değildi. Hiçbir zaman da olmamışlardı. Lexy arada gelir. K-pop hakkında konuşur, yeni dedikodular hakkında birkaç laf eder, sonra da giderdi. Gruba alsalar zaten onun yapacağı ilk şey enayiliklerle dolu "Aftonics" edkibin adını ve kullandıkları grupsal simgeyi değiştirmek olurdu. Zaten ona onların grubu hakkında sohbet ederlerken onlara rüşvet teklif etmişti. Eğer onu yardımcı yaparlarsa grubun adını Aftonics'den Avengers'a DÜZELTECEĞİNİ grubun simgesini ise blackpink'in çizmesi zor olan çekici yapabileceğini önermişti. Doğrusu Daisy de Melody'de K-pop fanı olmalarına rağmen bu önerinin yarısına katlandıktan sonra kalanını dinlemeden, katlanmadan Lexy'i başlarından savmışlardı. O günden beri Lexy onların yanına daha nadir uğramaya başlamıştı. Abby'e olaylar anlatılmadığı için Abby ne olduğunu anlayamamış ve her yanına gittiğinde Lexy onu yanından savmıştı. Bu yüzden aslında Aisha hiçbir şeyi bilmeden Lexy'den Melody ve Daisy kadar nefret etmeye başlamıştı.

Amy ise Aftonics ile daha çok takılırdı ve herkes onu çok sevdiği için çok popülerdi. Herkes ona güvenirdi ancak Amy olan biten her şeyi acımadan arkadaşlarına anlatırdı.

Melody grupta daha çok teorist olarak tanınırdı çünkü sürekli doğru çıkan teorileri vardı ve dedikodular ilk önce ona ve teorilerinde ona yardımcı olan Daisy ve Aisha'ya anlatılırdı. Ama gerçekten dedikodular her sabah Amy'nin kulağından Melody'nin kulaklarını kanatacak derecede hızlıca yer değiştirirdi.

Bu hafta ise bambaşka bir dedikodu vardı ve bu dedikodu sınıf arkadaşları Leo ve Nikki hakkındaydı.

"Duydun mu Lea onları öpüşürken görmüş."

"Lea'nın şu ana kadar hiç yalan söylediğini görmedim. Ondan ona inanıyorum."

"Bende. Hem kabul et düşmanımız olsalar da Lea ve Nikki bir çift olarak herkesin gözü önünde çok tatlı."

"Bir dakika. Leo'nun sevgilisi yok muydu yan sınıftan?"

"Onunla geçen gün ayrıldılar."

Bunlar böyle böyle konuşurlarken kapı çalar. Gelen kişi kapuşonlu bir kızdır. Melody onu birkaç kez görmüştü okulda ancak pek bir anlamamıştı. Zaten ondan topu topu 3 yaş küçüktü ve merak etmeyi de artık beyni otomatik bir şekilde reddetmeye başlamıştı.

"Birisine mi bakmıştınız?"

"E-evet. Aslında ben Melody Jones'a bakmıştım ama... O burada mı?"

"A. Evet benim."

"Şey. Öğretmen size birkaç notu vermemi istemişti de. Siz de geçen gün okula gelemeyince unutmuşum."

"Ah. Çok tesekkürler."

"Rica ederim."

Melody notlara bakar.

"Ama bunlarda bir gariplik var. Neden hepsinde farklı farklı şiirler var?"

"Alissa hoca senin bu meraklı haoini biliyor olmalı. Neyse. Alissa hoca seni bir şiir yarışmasına sokacakmış. İlk elde istedigin hafif bir şiiri okuyacakmışsın. Yavaş yavaş daha ağır şiirlere geçecekmişsin ve yan ülkelerden bile bu yarışmayı izlemeye gelen insanlar varmış. Bu yüzden sana erkenden vermemi istemişti."

"Çok... Çok teşekkürler."

"Rica ederim. Umarım başarılı olursun."

"Umarım."

"A nerdeyse unutuyordum. Alissa hocanın bir de isteği var artı olarak da yarışma tarihini bilmen lazım hehe."

"Evet?"

"Yarışma 17 şubat tarihinde saat 20.30'da olacak. Ve o zamana kadar da müzik kulübü haftada 6 saat yerine 4 saat çalışma yapacakmış. Alissa hoca o kadar anlayışlı ki senin çalışmalarını ve ilerdeki yarışmalarını düşünerek çalışma saatlerinid azaltmış."

"Evet. Öyledir. Hehe. Üzgünüm. O kadar ani oldu ki seni davet etmeyi unuttum. Gelmek ister misin?"

"Olur aslında. Hem 5 dakika dinlenirim hem de bir çay içerim."

"Tamam. Mike, çay suyunu kooy!!

Mike sinirli bir şekilde de olsa çay suyunu koydu.

"Hadi ama abii. Yüzünü asmaktan başka bir şey yapar mısın artık yaa."

(Y2: Melo şükret abin sana hareket çekmemiş. Benim ablam bir gün o isteğimi yerine getirmek yerine bana direk hareket çekmişti. Hemde arkadaşlarımın önündeydim.

Y:Ehe... Çok trajikmiş aq. Ben hiç böyle bişey yaşamadım çünkü ablam hep bana emir verdi öyle cay yap diye :') )

Mike böyle surat asa asa gezerken Melody de yeni arkadaşını sorguluyordu.

"Adın ne?"

"

Lucy. Peki seninki?"

"Melody. Seni okulda birkaç kere gördüm ama tam olarak kaçıncı sınıf olduğunu tam olarak anlayamadım."

"Ben 11 yaşındayım. Aslında pek nadiren sınıfta kaldığım için hangi sınıfta olduğumu anlayamamış olabilirsin. Öğretmenler teneffüsüne kadar hocaların deyişiyle 'foy foy' geziyorum. Hehe~"

"Ayrıca" diye ekledi Lucy. "Sen de benim aksime sınıftan nadiren çıkanlardansın değil mi? Yan sınıfımda oldugun için seni sürekli sınıfta görebiliyorum. 8/A'dansın değil mi?"

"7/A." Diyerek düzeltti Melody.

"Hehe~ üzgünüm." Diye bu konuyu kapattı en sonunda Lucy.

SELAM.

EN SONUNDA YENİ BÖLÜM ATTIM. AMA BU BÖLÜMÜ DE OLABİLDİGİNCE UZUN YAPMAYA ÇALIŞTIM. UMARIM SEVMİŞSİNİZDİR ÇÜNKÜ SUAN ELİ. KIRILMAK ÜZERE VE AİLESEL SORUNLARLA BAŞA ÇIKMAYA ÇALIŞIYORUM. (HATTA DİREK BABAMLA SORUN YAŞIYORUM.)

BURAYA SONRAKİ BÖLÜM TEORİLERİNİ YAZAR MISIN AŞKW?

SONRAKİ BÖLÜME KADAR BB 💜🖤

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.