İçeriğe geç

Afton Family

Bölüm 3 · 3 dk okuma

Afton Family

Bölüm 3

2. Bölüm: Evde Büyük Bir Kavga Olursa?

Evan: Abla kurabiye kavanozunu verir misin?

Y/N: Tabii canım, ama çok yemek yok dişlerin çürür.

Evan: Söz 5 tane yiyeceğim.

Masadan kurabiyelerin olduğu kavanozu alıp Evan'a verdim ardından saçlarını okşadım.

Evan: Çok teşekkür ederi-

Ve kırılma sesleri... Evan kavanozu yere bırakıp bana sarıldığında onun kulaklarını kapattım.

Bu hafta 4 oldu. 4 kez annemin ve babamın kavgalarına şahit olmaktan bıktık. Daha doğrusu kavga denirse, adeta savaşta 2 düşman vahşice birbirlerini öldürüyorlarmış gibi davranıyorlar!

Evan: Abla korkuyorum...

Başımı eğip Evan'a baktım. Zavallım... Dolu gözleriyle bana yalvarcasına bakıyordu.

Evan'ı elimden tutup odama götürdüm. Kavga sesleri buraya kadar geliyordu.

Çekmecemden kulaklıklarımı alıp Evan'a doğru yöneldim.

Y/N: Biraz büyük ama idare etmelisin canım.

Kulaklıklarımı Evan'a taktım ve telefonumdan onun sevdiği müzikleri açtım.

Evan yatağımın duvarına yaslanıp müziği dinlerken kapı tıklama seslerini duydum.

Y/N: Gel!

Kapı açıldı. Micheal ve Elizabeth odaya girdiklerinde Elizabeth anında bana sarıldı.

Onu saçlarından okşuyarak Micheal'a baktım.

Micheal: Durmuyorlar. Durdurmaya çalıştım ama olmadı.

Hüzünlü gözlerle Micheal'a baktım. Derken yanağındaki kanlı yara bandına baktım.

Şok. Tek buydu.

Y/N: Micheal hemen odandan kulaklıklarını getir, senle durdurmaya çalışacağız.

Micheal odamdan çıktıktan 5 dakika sonra elindeki kulaklıklarla geldi ve bana verdi.

Elizabeth'e baktım ve kulaklıkları ona taktım.

Şimdi Elizabeth ve Evan hiçbirimizi duymayacaklardı.

Elizabeth'i kucağıma alıp yatağıma yatırdım. Kafasından öptüm ve arkama dönerek Micheal'a işaret verdim. Onaylayınca odamdan çıktık.

Y/N: Kavga sırasında oldu değil mi?

Micheal: Neyden bahsediyorsun yine Y/N?

Elimi yanağındaki kanlı banta uzandım. Micheal sızlandığında kendini geri çekti.

Micheal'ı ilk defa böyle görüyorum. Bazen bizi sinir etse de şuan abim için üzülüyorum.

İçimde aninden öfke ve kin duygusunu hissettim. Arkama döndüm ve merdivenlere yöneldim.

Y/N: Anlaşıldı... Ben halledeceğim.

Merdivenlerden indim, salona doğru gittim. Gitmez olsaydım, savaş alanına dönmüştü.

Y/N: ANNE BABA DURUN ARTIK!

Ne kadar çabalasam da duymuyorlardı. Birden masadaki bardağı alıp çığlık atarak yere fırlattım!

Annem ve babam durup şaşkınlıkla bana baktıklarında nefes nefese kalmış bir şekilde sakinleşmeye çalışıyordum. Sinir hastası olmak böyle bir şey...

Y/N: YETER ARTIK, YETER! SİZİN KAVGALARINIZ YÜZÜNDEN NELER OLDU HABERİNİZ VAR MI?

KENDİNİZİ DÜŞÜNMÜYORSANIZ ÇOCUKLARINIZI DÜŞÜNSENİZE! ABİMİN YÜZÜNÜ KANATTIN BABA, HABERİN VAR MI?! EVAN VE ELİZABETH BU HAFTA AĞLAMAKTAN GÖZLERİ KIZARDI! ŞU HALE BAKIN YA, SİZİN GİBİ EBEVEYNLER OLMAZ OLSUN!

Kalbim deli gibi atıyor, zangır zangır titriyordum. Son söylediğim şeye inanamıyorum.

Annemin gözleri dolmuş, babam ise hayal kırıklığına uğramış gibi bakıyordu.

Daha fazla duramazdım. Hemen odama gidip hırkamı, cüzdanımı ve telefonumu alarak hızla evden çıktım. Sesleri umursamadım bile.

Sokakta yürürken o söylediklerimi düşünüyordum. Annemi ve babamı fena hâlde kırmıştım ama onlarda sınırın çizgisini geçmişlerdi.

Hem ayrıca ebeveynler davranışlarını çocuklara yansıtır ve çocuklarda o davranışlarını kullanırlar.

Hem psikolojik olarak sinir hastasına sahip olmam hem aylarca kaldığım o evde o davranışları kazanmam beni baya değiştirmişti.

Cebimden titreyen telefonumu çıkarıp baktım. Babam arıyordu. Normalde açmayacaktım ama bir anlık dalgınlıkla telefonu açtım.

William: Y/N hemen neredeysen eve geliyorsun, gece dışarısı tehlikeli.

Güldüm. Delirmiş gibi güldüm. Sakinleştiğimde telefonu kulağıma tuttum.

Y/N: Haftalarca o kavgalardan sonra beni düşünmen ne hoş.

Ses gelmedi. Telefonu kapatıp cebime koydum.

Şuan ne onları düşünecek hâlim vardı.

Bir parka yönelerek banka oturdum. Kafamı geceye doğru kaldırdım.

Yalnızlık. Buna çok ihtiyacım vardı.

Belki 1 saat ya da 2 emin değilim. Saatlerce banka oturmuş geceye bakıp düşünüyordum. Derken bir korna sesi duydum. Umursamadım, sonra biri yanıma geldi, annem.

Annem? O neden buradaydı. Doğrulup ona baktım.

Mrs. Afton: Hadi kızım gidiyoruz.

Bu sefer terslemedim. Kalktığımda annem bana elini uzattı, elini tutup arabaya doğru yöneldim.

Birlikte arabaya bindik. Annem ve babam önde, ben ve kardeşlerim ise arkadaydık. Birlikte eve doğru gittik, sesimiz bile çıkmadı.

Eve vardık, arabadan ilk ben indim ve eve girdim. Hemen odama gittim. Yatağa yönelip kulaklıklarımı takıp yattım.

Bir süre öylece yattığımda başımda bir el hissettim gözlerimi açtım. Annem yanımdaydı. Yataktan doğrulduğumda karşımda babamı gördüm.

Gözlerimi devirdim. Annem bana sarıldı ardından babam yanımıza gelerek ikimize sarıldı. Şaşkınlıkla olan biteni anlamaya çalışıyorum ama o anı bozmamak için onlara sarıldım.

Mrs. Afton: Kızım biz çok özür dileriz.

Başımı kaldırdım, gözlerim dolu onlara baktım.

Y/N: Asıl ben çok özür dilerim öyle dememeliydim.

Beraber konuştuk, beraber güldük. Annem ve babam haftalarca çözemedikleri sorunları benim sayemde çözmüş gibilerdi.

Yatma vakti gelince yorganımı üstüme örtüp hemen uyudum.

Umarım yarın yine kavga olmaz.

Bölüm sonu

4 yorum