İçeriğe geç

After 6 PM(Akşam Altıdan Sonra)

Bölüm 1 · 2 dk okuma

After 6 PM(Akşam Altıdan Sonra)

Bölüm 1

Bölüm 1 – Patronun Üzerine Kahve Döken Kız

07.42

"Geç kaldım..."

Yoon Ha-rin telefonuna baktı.

Patronundan tam 17 cevapsız arama.

"Eğer bugün de geç kalırsam beni toplantı odasında canlı canlı yerler."

Elindeki kahveyi sıkıca tutup şirket binasına doğru koştu.

Tam döner kapıdan geçecekken...

Birisi içeriden çıktı.

BAM!

Ha-rin bütün hızıyla adama çarptı.

Elindeki büyük buzlu Americano havaya fırladı.

İki saniyelik sessizlik...

Ve...

ŞLAAAAT!

Kahvenin tamamı adamın siyah takım elbisesine döküldü.

Lobidekiler aynı anda dönüp baktı.

"Yok artık..."

"Kim yaptı?"

"O adam kim biliyor musun?"

Ha-rin donup kaldı.

"..."

Adam da ona bakıyordu.

Uzun boylu.

Geniş omuzlu.

Kusursuz yüz hatları.

Düzgün taranmış siyah saçlar.

İfadesiz ama inanılmaz yakışıklı...

Ha-rin istemsizce düşündü.

"Bir insan bu kadar yakışıklı olmak zorunda mı?"

Sonra aklı başına geldi.

"Yoon Ha-rin! Adamın üstüne kahve döktün! Yakışıklılık sırası değil!"

"Çok özür dilerim!"

Adam gömleğine baktı.

Sonra saatine.

"Toplantıma dört dakika vardı."

Ha-rin çantasını karıştırmaya başladı.

"Islak mendilim vardı... Durun..."

Bir...

İki...

Üç...

Masanın üzerine yanlışlıkla şunları çıkardı:

Üç tane renkli kalem.

Cips.

Mini peluş anahtarlık.

Kulaklık.

Küçük bir muz.

Çikolata.

Kırışmış bir not.

Ve en son...

Bir paket acı sos.

Adam ilk kez kaşını kaldırdı.

"..."

Ha-rin acı sosu görünce gözlerini kapattı.

"Bu... mendil değil."

"Bunu fark ettim."

En sonunda ıslak mendili buldu.

"Tamam! Şimdi oldu."

Tam gömleği silmeye uzanırken ayağı kaydı.

Dengesini kaybetti.

Ve...

Adamın kravatına tutundu.

İkisi de aynı anda öne doğru eğildi.

Yüzleri neredeyse birbirine değecekti.

Lobideki güvenlik görevlisi bile nefesini tuttu.

Ha-rin hemen geri çekildi.

"Ben... ben bunu isteyerek yapmıyorum."

Adam kravatını düzeltti.

"Onu anlayabiliyorum."

"Gerçekten mi?"

"Kimse bu kadar üst üste rezil olmayı planlamaz."

Ha-rin'in ağzı açık kaldı.

"Az önce bana laf mı soktunuz?"

Adamın dudak kenarı milim kıpırdadı.

"Belki."

İşte o an...

Ha-rin'in inadı tuttu.

"Bakın Bay Kusursuz, kahveyi döktüm diye dünyanın sonu gelmedi."

Adam sessizce onu izledi.

"O gömlek yıkanır."

"Evet."

"Kravat değişir."

"Evet."

"Ama şu surat ifadeniz..."

Adam hafifçe başını eğdi.

"...Ne olmuş?"

"Onun garantisi yok."

Lobide birkaç kişi gülmemek için başını çevirdi.

Adam ise ilk kez gerçekten şaşırmış görünüyordu.

Tam o sırada asistanlardan biri koşarak geldi.

"Sayın Cha! Yönetim kurulu sizi bekliyor."

Ha-rin'in kafasında tek bir soru oluştu.

"Sayın Cha?"

Ama geç kalmıştı.

Asansöre doğru koştu.

"Bir daha karşılaşmayız umarım!"

Arkasından adamın sakin sesi geldi.

"Ben o kadar emin olmazdım."

Ha-rin el salladı.

"Ben eminim!"

Asansör kapandı.

Üç dakika sonra...

Ha-rin toplantı salonunun kapısını açtı.

İçeri girdiği anda herkes ayağa kalktı.

"Ha-rin, sonunda geldin."

"Özür dilerim."

"Yeni CEO da birazdan burada olacak."

Ha-rin rahat bir nefes verdi.

"İyi ki o kahve döktüğüm adam CEO falan değildi."

Kapı yeniden açıldı.

İçeri aynı adam girdi.

Üstelik üzerinde tertemiz yeni bir takım elbise vardı.

Bütün salon aynı anda eğildi.

"Hoş geldiniz, Başkan Cha."

Ha-rin'in yüzündeki gülümseme yavaşça silindi.

Adam doğruca masanın başına geçti.

Göz göze geldiler.

Sonra tek cümle söyledi.

"Sanırım tanışıyoruz..."

Ha-rin içinden sadece şunu geçirdi:

"Allah'ım... İstifa dilekçesi Word'de mi yazılıyordu, PDF mi oluyordu?"

Bölüm Sonu

Bölüm sonu

4 yorum