Deniz ve Hakan birbirine bakar .Tam o sırada Deniz'e bir mesaj gelir .
—Merhaba Deniz ben Fırtına meleği .Artık beynime değil kalbime kulak vermeye karar verdim .Kalbim de aileni bırakmamı söylüyor .Bu yüzden saat 12 gibi yeşil ormana gel (salladım :) )
Mesajı okuduğu an Deniz'in yüzünde kocaman bir gülümseme oluştu .
—Deniz Hakan çıkma mı teklif etti ?
—Yo hem ne alakası var Kağan ?
—Yüzünde kocaman bir gülümseme var da
Hakan Deniz'in mutlu olmasına sevinmişti ama onu bu denli mutlu eden şey neydi ?
—Güzel bir haber mi aldın Deniz ?
—Evet Hakan hem de çok güzel bir haber
—Bizimle paylaşmak ister misin ?
—Tam olarak söyleyemem ama ailemle ilgili
—Anladım senin adına çok sevindim .
—Hadi D C ye devam edelim .
—Hakan sana soruyorum .
—Sor bakalım Kağan
—D mi C mi ?
—Siz C dediniz ben de C diyorum .
—Denizle beraber şu yüksekten atlama şeyine binin .(adını bilmiyorum Kore de var )
—NE ?
—Yapmazsanız 1 ay telefonunuzu alırım .
—Tamam tamam yapacağız .
Hakan Deniz'e baktı .İş telefona gelince her şeyi yapar bu kız dedi kendi kendine .Yukarı çıktılar ve halat taktılar .
—Hakan ben yapamayacağım .
—Telefonun için Deniz .
—Yok yok yapamam .
Hakan Deniz'e sarıldı ve aşağı atladı .Deniz çığlık attı ve Hakan'a daha sıkı sarıldı .Aşağı indiklerin de
—Ay Kağan çok romantik biz de binelim mi ?
—Sen iste yeter .
—Kağan o alete binemeyeceksiniz !
—Neden Deniz ?
—Çünkü siz binmeden sizi öldüreceğim .