Hakan öğretmeye başlar .
—Elini yumruk yap
—Yaptım .
—Tamam şimdi yumruklarını yüzünü korumak için çenenin altına götür .
—Yaptım.
—Olmadı şöyle yap .
—Oldu işte !
—Olmadı bak şöyle
—Oldu .
—Sen öyle inat edersen benim işim çok zor .
Hakan Deniz'in elini tutar ve çenesine doğru götürür .
—Bak böyle anladın mı ?
—Anladım .
Neyse işte çalışırlar .Deniz bir günde bayağı bir yol kat eder .Çalışmayı bitirince
—Deniz ?
—Efendim Hakan ?
—Eğer işin yoksa beraber yemek ye-
—Olur olur zaten ben de acıkmıştım .
Beraber arabaya binerler .Restoran aramaya başlarlar .Ama saatler geç olduğu için bulamazlar .Deniz'in aklına müthiş bir fikir gelir .
—Hakan arabayı marketin önüne sür .
—Neden ?
—Kaplumbağa deden
—A ayıp ama rahmetlinin arkasından
—Şey ben özür dilerim bilmiyordum .
—Şaka şaka
—Ne kadar komik acımaya bile gelmiyorsun .Hemen dediğimi yap .
—Tabi ki prenses hazretleri
Bir marketin önünde dururlar .Gidip yiyecek bir şeyler alırlar .
—Şimdi bizim eve gidelim orada yemek yeriz .
—Annenler yok mu ?
—Yoklar .
(Deniz'in iç sesi )
Olsalar da yok gibiler yani olsalar da bir şey değişmeyecek .
—Peki rotamız prenses hazretlerinin evi