İçeriğe geç

Adresi ver

Bölüm 3 · 7 dk okuma

Adresi ver

Bölüm 3

çalan alarm sesi ile gözlerimi zarzor araladım

Ah bir dakika bu alarm sesi değil di bu bir arama sesiydi

changbin arıyor

aç açma

konuşmak için pek halim olmasada açtım

"ne istiyorsun" dedim sert bir şekilde

"artık gözlerini acmanı" demişti changbin alaycı bir şekilde aslında o kadarda geç değildi saat 11:22' di

"boş boş konuşmada ne istiyorsun onu söyle"

"lokantada buluşalım"

"changbin lafı- " sözüm bip sesi ile kesildi

kalkıp hazırlanmaya başladım fazla birseyde yapmadım bir tişört ve bir bol pantolon ve birde ince bir ceket alıp çıktım.

lokanta bizim eve yakındı o yüzden kalktım zaten yoksa uykuma devam edecektim

kapıyı açtıgım gibi konfetilerin patlaması bir oldu.

sahi ya bu gün beni doğum günümdü

iyi ki doğdun şarkısıyla gelen pasta ve bütün bu olanları kavramya çalışan ben

chan elime bıçağı tutuşturmuştu bile

"doğun günü pastamızı doğum günü çocuğumuz kessin"

"ne doğum günüşü" dilim süştügü için cümle biraz garip bitmişti

herkes de buna gülmüştü sanki çok komikmiş gibi

changbin yanıma gelip "ne oldu sanki bir durgunsun" dedi "durgunluktan değil yorgunluktan" dedim "yani 05:30 uyudumda birazcık" diyerek yarım kalan cümlemi tamamladım.

nihayet uykum açılmıştı ve enerjim yerine gelmişti

pastayı özenle kesip vermiştim fazla kişi olmadıgımız için koca bir dilim bana kalmıştı bu yüzden ekstra mutuydum

bu duruma jeongin inkar ederek "bir dakika en küçüğünüz benim en büyük dilim benim olmalı" dedi çatalıyla tam bir dilim alıyordu ki çatalımla ona engel oldum "bu gün olmaz ufaklık"

"ufaklık mı dedin az önce sen bir dakika 2 metreden az birşey kısa olan Han jisung bana ufaklık dedi" alayla

"ne olmuş boyum kısaysa boyumun kısalığı yeteneğimi etkilemiyor."dememle Changbin'in lafa atılması bir oldu "sende yetenek yok o yüzden etkilememiştir"dedi

iyiki bir sevgili olmuşlar resmen gurup onlara kılıç çekmişte birbirlerini koruyorlar güya.

"anladık anladık en sevgili sizsiniz" dedim umutsuzca

etraftakiler benim bunu söylemele gülmeye başlamışlardı. Zaten bu gurubun gülmesini sağlayan tek kişi ben olduğum için fazla aldırış etmiyordum sahi insanlar ben hayatlarında yokken nasıl gülüyorlar?

A-a ama onlar insan değilki yani ben hayvanlarla takılıyordum bu biraz hayvan severliğimin fazla olması yüzünden

sonunda yemekleri yedik ve ödemeyi yaptık

güneş yavaş yavaş batıyordu eve yavaş yavaş yürüyerek gidiyordum bulutlar muhteşem gözüküyordu umutlarım kadar pembe

herkez evine dağıldı ve oyuna girdim derece sezonu yenilenmişti o yüzden derce kasmaya karar verdim ilk tur yenildik ikinci tur yine yenildik ücüncü tür derken tam 25 tur oynamıştım ve sadece iki oyunda yenmiştim tam tamına -150 puan kaybetmiştim sinirlerim bozulmuştu ve son birkez oynamak icin başla tusuna bastım elimden geleni yaptım oyun uzatmaya kaldı baya iyi oynamıştım ama takımın geri kalanı neredeyse hiçbir şey yapmamıştı sinirlendim ve sesi açıp küfretmeye başladım birisi daha sesi açtı ve tartışmaya başladık

...

minhonun ağzından

bu gün herşey ters gidiyordu yanlış otobüse bindiğim için iş görüşmesini kaçırdım ve takılıp yere kapaklandım sonra öğle yemeği için her zaman gittiğim lokantaya gittim ama bir boş boğazın doğum günü yüznden kapalıydı ve başka yakın bir lokanta yoktu bende yemeği sipariş vereyim dedim ve eve gittim.

koltuğa oturdum ve pizza sipariş verdim nerdeyse 20 dakikada geldi heycanla içeri gidim ve kutuyu açtım gördügüm manzara ile hayal kırıklığı yaşadım. pizza kutuya ters konulmuştu "oysaki çok güzel kokuyordun" demekle yetindim. pizzay çöp kutusuna attım ve yemek yapmaya karar verdim bur makarna yapıp yedim ve oyuna girmeye karar verdim hava daha yeni kararmaya başlamıştı bulutlar muhteşem gözüküyordu bir insanın umutları kadar pembe ve bende çok isterdim pembe umutlarla dolu bir dünyayı

...

alınmayacak küfürler ediyordum oda karşılık veriyordu "adresi ver lan sana nasıl konuşman gerektiğini öğretmeye geliyorum" demişti sinirli bir şekilde hıhı canısi aynen gelmeyecegini bildiğim icin adresi verip daha fazla kışkırttım "sıkıyorsa gel lan seni bekliyorum hadi lan gelsene her halde öğlen yemeğinde yürek yemişsin y..k kafa s........no....u çocuğu"

çocuk sanırm gelemeyeceğini anladı ve daha fazla üzerine gitmemem için oyundan çıkmıştı oynamaya geri döndüm ve sonunda yenmeye başlamıştım tam 15 tur oynamıştım ve +150 almıştım bu iyi hissetirmişyi artık sitresten deliye dönen ben yoktu oyunu zevk icin oynayan ben vardı 1,2 saat gecti ve tüm eksi puanlarımı silminmis hatta +70 puanım vardı kapını çalmasıyla irkildim zile ard arda basılıyordu changbin sandım ve "bekle geliyorumm" dedim kapı deliğinden baktıgımda hiç görmediğim ama sima olarak tanıdık geln bir tip vardı önümde kapıyı actım ve tam"buyrun kime-"dedim ve çocuğun yakama yapışan elleri ile cümlemi yarıda kestim.

"oyunda söylediklerine göre fazla sevimlisin hatta bir sincaba bile benziyorsun" demişti hayır be gelmis olamazdı sanırım bu çocuk gerçekten öğle yemeğinde yürek yemiş yakama yapısan çocukun ellerinden kurtulmak için bir hamle yaptım fakat o kadar sıkı tutuyordu ki parmaklarını kıratamadım bile

Ne-ne diyorsunuz beyefendi ne oyunu"dedim tek çaremin onu tanımıyormuş gibi yapmak olduğunu anlayinca " o zaman bana kanıtla hadi bekliyorum " demesi ile yutkundum ve "ne kanıtı beyefendi tam olarak hangi konudan bahsediyoruz?"demiştim acele ile o da bana"tekefonunda (oyun isimi) varmı göster" demişti yakama yapışna parmaklarını dahada sıkıp bana doğru bir adım gelirken bir süre göz göze geldik bu adam gerçekten çok yakışılıyıdı

Nefesi tenime temas ediyordu bir anlık kendimden geçip onun dudaklarını öpme hissi ile dolup taştım hayır hayır bunu yapmamalıydım daha ilkkez beni görmüş ve yakama yapışan bir kişiyi öpmeyecektim ama okadar çok istiyordumki nefes kapılarımızı birleştirmeyi.

Tüm duygularımı bastırıp cebimden telefonu çıkartmak icin yöneldim telefonu çıkartıp oyunun isimini arama tusuna basıp yazdım bilinçli bir şekilde yazım hatası yapmıştım ama fark etti ve telefonu elimden çekip doğru adını yazmaya başlamıştı sonunda oyun çıkınca "eminim hiç oynamamışsındır değilmi" dedi bende "hayır aslında oyunun bağımlısı gibi birşey oldum" dedim tekrar anlamamasını umarak

oyuna girdi ve hesabın adını görmesiyle yüzünde kötü bir gülünseme oldu bana döndü ve sanki söyleyeceği sözü unutmuş gibi bakıyordu gözleri önce sol gözüme sonra dudağıma ve en sonda sağ gözüme bakmıştı böyle yapması onu öpme hisslerimi tekrar uyandırmıştı gerçekten beni dövmek üzere olan birisinimi öpmek istiyorum ben.

Ve birden ne diyeceğini hatırlamış "bir daha biraz iyi yalan söylemeye çalış" dedi ve gitti gerçekten ne kadarda etkileyiciydi o kadar sıcaklamıştımki sanki alevlerde yanıyordum ama bu onun aleviydi lee know un aleviydi

...

Minhonun ağzından

Kapıyı açması ile yakasından tutum ve duvara doğru ittim aslında itiraf etmesi gerekirse çok tatlıydı ve bir sincaba benziyordu aklımda olan tek şey ağzı yemeklerle dolunca ne kadar tatlı gözükeceği "oyunda söylediklerine göre fazla sevimlisin hatta bir sincaba bile benziyorsun" dedim ondan etkilenmiş ama bunu belli etmemeye çalışırken sanırım başarılıda olmuştum ellerimden kurtulmak için bir hamle yaptı ama madem beni sinir etti bana aşık olmak zorunda yani veyabiseksüel olduğu çok açıktı ellerimi dahada sıktım

"Ne- ne diyorsunuz beyefendi ne oyunu" dedi aslında tek çaresi yalan söylemek olmazdı biraz cesaretli olsaymış keşke o zaman aşık etmeme değerdi "o zaman bana kanıtla" dedim yalan söylediğinden emin bir şekilde görüşumün doğru olduguğunu söylermiş gibi yutkundu kabul etmeliyim birazcık etklenmuş olabilirim bana boş boş bakarak beni inandırmaya çalışırken bir yandan da " ne kanıtı beyefendi tam olarak hangi konudan bahsediyoruz " dedi gerçekten sinirlenmeye başlamıştım gerçekten bu yalana inanacağımımı düşünüyordu "telefonunda (oyunun isimi) varmı göster" dedim parmaklarımı dahada sıkıp ileriye doğru bir adım atmıştım bir sure göz göze geldik bu adamın dudaklarını gerçekten öpmek istemiştim nefesi tenime temas ediyordu bir kaç birşey hissetmeye başladığımı anladım hayır minho bu kadar kısa sürede aşık olmuş olamazsın

Telefonunu çıkartmak için hamle yapınca düşüncelerinden kurtuldum bilerek oyunun isimini yanlış yazıyordu telefonu elinden çekip doğrusunu yazmaya başladım oyun hemen çıkmıştı "eminim hiç oynamamışsındır değilmi " dedim alayla gerçekten ümidini yetinmeyen bir çocuk olacak ki "hayır aslında oyunun bağımlısı gibi birşey oldum " dedi bende oyuna girdim hesabın isimi hanji_ jisung _jisung ne tesadüf ki bana küfür eden hesapla ayni isimi kullanıyordu yüzüme kötü bir gülümseme yerleşmiştim tam bu içimden geçenleri söyleyecektim ki birden göz göze geldik ve söylemek istediğim tüm sözleri unuttum

Önce sağ gözüne sonra dudağına sonrada sol gözüne baktım bir tür aşık etme şeysiydi

Ve sonrada daha etkileyici olsun diye" bir daha biraz iyi yalan söyle " dedim

Ve gittim umarım bana aşık olmuştur çünkü ben onu yanımda sevgilim olarak tutmak istiyordum

her neyse oyunun dercesi sıfırlanmıstı ve herşeye tekrardan başlayacaktım nerdeyse

oyuna girdim ve gayet güzel oynamıştım tüm turlarda yeniyordum +280 almıştım şimdilik bir tur yenilmiştim ve bir oyuna girmiştim karşı takım fena iyiydi ve hiçbir sey yapamamıştım birisi gerçekten hırslı oynuyordu bende gaza gelmiştim oyun bitmek üzereydi ve o hırslı olan çocuk sesini açıp küfretmeye basladı kötüde oynasak bize bağramayacağını düşünmüştüm o yüzden bende sesimi açtim ve sakin bir şekilde hem tartışıp hemde oyun oynuyorduk ve son kişi ben kalmıştım beni yönlendirmeye çalısıyordu ve aklımı karıştırmıştı ve yenilmiştim

.

birden bağrıp çağırmaya başlamıştı bende oyundan çıktıktansonra takıma çağrıp sövmeye başladım beni iyice kızdırmaya başlamıştı ve gerçekten dayak istermiş gibi bir hali vardı en sonunda dayanamayıp adres istedim "adresi ver lan sana nasıl konuşman gerektiğini öğretmeye geliyorum" demistim bir anlık sinirle sahi verse gidermiydim gerçekten herneyse vermezdi zaten

"(adres) sıkıyorsa gel lan seni bekliyorum hadi lan gelsene her halde öğlen yemeğinde yürek yemişsin y..k kafa s........no....u çocuğu"

demesiyle bir anlık sinirle kalktıp ve adrese gittim kapının önüne geldim ve kapı ziline deli gibi basıp durdum

Bölüm sonu

1 yorum

  • YB YB YB YB YB YB YB YB YB YB YB YB YB YB YB YB YB YB YB YB YB YB YB YB YB YB YB YB YB YB YB YB YB YB YB YB YB YB YB YB YB YB YB YB YB YB YB YB YB YB YB YB YB YB YB YB YB YB YB YB YB YB YB YB YB YB YB YB YB YB YB YB YB YB YB YB YB YB YB YB YB YB YB YB YB YB YB YB YB YB YB YB YB YB YB PLSS