Ben 16 yaşında bir öğrenciyim. Şimdilik tek amacım saat 06.30'da uyanmak.
Saat 07.00 olmuş, uyanamamışım, geç kalıyorum. Babamın uyanmasına yarım saat var. Hemen üstümü giyinip dişimi fırçalayıp duşumu aldım. Saat 07.20. Okulda yemek için yiyecek hazırlamam gerek; ekmeğin arasına peyniri koyup makineye koydum, 5 dakikam kaldı. Tost piştiğinde babamın alarm sesi çalmaya başladı. Hemen odama gidip çantamı alıp yatağın yanına çöktüm. Adımlarını duyuyordum, kapının önüne gelmişti, ayakları gözüküyordu. Kapının kolunu çevirdi ve kapı açılmadı. Ses duymuyordum artık, belki de gitmişti. Hemen çantamı alıp kapıyı yavaşça açtım, yoktu. Zaman kaybetmeden ayakkabımı giyip okula gitmek için durağa gittim. Durakta sadece ben vardım, bunlara zaten alışıktım. Otobüs geldi ve okula doğru gitmeye başladık. Otobüste neredeyse herkesi tanıyordum ama kimse beni tanımıyordu; bunlar zaten benim için normaldi.
Okulun oradaki durakta durdu. Herkes hızlıca inerken ben herkesin inmesini bekliyordum. Herkes inince ben de indim. Okula giderken her gün gördüğüm bakkalın önündeki kedi bu sefer yoktu ama kapıdaki müdür her zamanki gibi orada kıyafet kontrolü yapıyordu. Okula girince 1. kattaki sınıfımıza doğru gittim. Koridorlar sessizdi, ayak seslerimi duyabiliyordum; ilk defa bu kadar sessiz, keşke hep böyle olsa. Sınıfa girdiğimde o henüz gelmemişti, umarım gelmez. En öndeki yerime oturdum. Saat 08.30, derslerimiz başlıyor. 7 dakikamız kaldı ve o hâlâ yok, sanırım bugün güzel geçecek. Sonra hoca içeri girdi derken arkasından da o! Neyse, belki bu sefer benimle uğraşmaz diye umarken yanıma oturdu. Genelde o arkadaşlarıyla en arkada otururdu, neden bir şey bile söylemeden yanıma oturdu ki? Bugün biraz garip geçecek gibi hissediyorum.
İlk dersimiz bitti, hâlâ yüzüme bile bakmadı, kafasını koymuş uyuyordu. Uyuması benim için daha iyi. Öğle arasından bir ders önce uyanıp bir şey demeden arkadaşlarının yanına gitti ve bir şey konuşmaya başladılar. Buradan tam duyulmuyordu zaten, umrumda da değildi benim hakkımda olmadığı sürece. Ders bitti ve o, arkadaşları ile yanıma gelip elini omzuma koyup beni tuvalete çağırdı. Yine bana bir şey yapacakları belliydi ama benim hayır deme gibi bir seçeneğim yoktu. Birlikte tuvalete gittik, kapıyı kapattılar ve üstüne kilitlediler. Neler olacağını biliyordum ama anlam veremiyordum. Benden yine para istemek için buraya çağırmışlardı ama bende hiç para yoktu ve sıra ikinci istedikleri daha farklıydı. Bu istedikleri benim en çok korktuğum şeydi ama karşı koymak işe yaramazdı ya da ben öyle düşünüyordum.
