Bu bölüm baya bir uzun oldu beğenip yorum atmayı unutmayın.
İyi okumalar.
Taksiye binip internetten rezervasyon yaptırdığı otelin adını verdi Aden. Araba ilerlerken cama kafasını yasladı ve kulaklıkta ki şarkıya odaklanmaya çalıştı.
Kulaklıkta onun vazgeçilmezlerinden biriydi. Düşünmemek için sürekli kulaklık takar ve şarkı dinlerdi. Bunun yanı sıra tabi ki şarkı dinlemeyi sevmesininde etkisi vardı.
"Burası abla." Dedi taksi şoförü.
"Teşekkür ederim." Diyip ücreti ödedikten sonra taksiden indi. Bagajdan valizleri de aldıktan sonra otelin içine ilerledi.
Anahtarı aldıktan sonra odasına çıktı. Telefonunda B diye kayıtlı olan bir kişiye 'Ankaradayım' diye mesaj gonderdikten sonra kıyafetlerini alıp duşa girdi.
Duştan çıktıktan sonra odasından ayrıldı. Bir kafeye girip oturdu ve iki kupa kahve içtikten sonra hesabı ödeyip kalktı. Hava kararmıştı bu sırada.
Anıtkabir'e doğru yürümeye başladı. Ankara'ya gelip de atamızı ziyaret etmeden olmazdı.
Yağmur yağmaya başlamıştı. Aden ıslanmayı sevdiği için bunu sorun etmedi. Sallana sallana yürüdükten sonra Anıtkabir'e vardı.
Büyük bir saygı ile baş selamı verdi ve Atamız ile dertleşti bir süre. Ona her şey için teşekkür etti. İçini döktü ve ayaklandı. Her yer ıslak ve karanlıktı. Merdivenlerden inerken ayağının kayması ile sırt üstü düştü ve başını vurdu.
Yanında merdivenlerden inen bir beyefendi hemen Adenin yanına gitti.
Yerde yatan kızın bilincinin kapalı olduğunu fark eden Alp hemen ambulansı çağırdı.
"Hanımefendi iyi misiniz?" Diye sorsa da cevap alamadı. Gözü ile herhangi bir açık yarası olup olmadığını kontrol etti Adenin.
Basının arkası kanıyordu. Hemen kendi üstündeki ceketi çıkarıp Adenin kafasının arkasına bastırmaya başladı. Bu sırada Adenin elinden fırlayan telefon çalmaya başladı. 'B' diye kayıtlı biri arıyordu.
Alp biraz uzanıp telefonu aldı ve açtı.
"Aden." Dedi arayan kişi.
"Aden hanım bir kaza geçirdi bilinci kapalı ambulans bekliyoruz." Dedi Alp.
Arayan kişi Alp'i dinledikten sonra telefonu suratına kapattı.
Bu sırada da ambulans gelmişti. Aden' e acil bir şekilde müdahale ederlerken Alp de Adenin saçılan eşyalarını toplamaya başladı.
Hastaneye geldiklerinde Aden'i bir odaya aldılar. Alp elinde Adenin çantası ile kapının önünde beklemeye başladı. Odadan hemşirenin çıkması ile gözünü ona çevirdi.
"Aden hanımın yakını siz misiniz?" Diye sordu.
Alp, Aden'i hiç tanimamasina rağmen "evet." Cevabını verdi.
"Aden hanım uyandı, içeri girebilirsiniz. Durumu ile ilgili detaylı bilgiyi doktorumuz size bildirecektir. Geçmiş olsun." Diyip oradan uzaklaştı hemşire.
"Teşekkür ederim." Dedi ve odanın kapısını tiklatti Alp.
"Girebilirsiniz." Diye seslendi Aden.
"Merhaba geçmiş olsun." Diyerek içeri girdi Alp.
"Sağolun." Dedi Aden anlam veremeyerek.
"Haliyle kim olduğumu merak ediyorsunuz. Düştüğünüzde sizi ben buldum ve ambulansı aradım."
"Çok sağolun beyefendi." Dedi Aden minnetle.
"İnsanlık vazifemi yaptım." Diyip elindeki çantayı Aden'e uzattı Alp.
"Nasıl teşekkür etsem bilemedim." Dedi Aden.
"Estağfurullah teşekkür için yapmadım sonuçta. Bakın siz yinede eksik birşeyler falan var mı. Baya bir dökülmüştü çantanız fermuarı açıktı galiba."
"Bakayım."
Baktıktan sonra konuşmaya devam etti.
"Sağolun her şey tam."
"Önemli değil demekten yoruldum artık." Dedi Alp gülerek. Telefonunun çalması ile elini cebine attı ve arayan kişiye baktı.
"Bunu açmam gerekiyor." Diyip odadaki cama doğru ilerledi.
Aden başı ile onaylayıp telefonunu eline aldı. 'B' den gelen mesajı görünce parmak izini okutup mesajı açtı.
"Durumunu öğrendik, otele geç." Yazıyordu.
Aden "tamam." Yazıp gönderdi.
Alp konuşmayı bitirip Adenin yanına döndü.
"Ben doktorunuzu çağırayım isterseniz?" Diye sordu Alp.
"Aslında direkt çıkış yapsak daha iyi. Ben kendimi iyi hissediyorum."
"Olmaz ki öyle." Dedi Alp.
"Peki çağırın o zaman."
Alp odaya doktor ile döndüğünde doktor Adenin durumunun iyi olduğunu ve çıkış yapabileceğini söyledi.
"Sizi alabilecek biri var mı?" Diye sordu Alp.
"Hayır ama ben kendim giderim."
"İsterseniz bırakabilirim. Saat baya bir geç oldu."
"Size de çok zahmet verdim gece gece daha fazla yormak istemem sağolun."
"Ne zahmeti Aden hanım."
"İsmimi?"
"Söylemeyi unuttum. Siz baygın iken biri aradı. Durumunuzu anlattigimda yüzüme kapattı. O şekilde öğrendim isminizin Aden olduğunu. Bende Alp bu arada." Diyerek elini uzattı.
"Anladım. Memnun oldum Alp bey." Dedi Aden.
"Teklifim hala geçerli." Dedi Alp.
"Peki madem." Diyip kabul etti Aden.
Hastanenin kapısının önüne geldiklerinde biri ıslık çaldı.
"Beni takip et." Dedi Alp.
Islık sesinin geldiği tarafa doğru ilerlediler.
"Sağolasın poyraz." Dedi Alp bir arabanin önünde durup.
"Ne demek komutanım da hayırdır inşallah sabaha karşı hastanede ne işiniz var?"
"Uzun hikaye." Diyip Aden'e döndü Alp.
"Hadi bin." Diyip işaret etti. Aden kafa salladı ve arka koltuğa oturdu.
"Bu hanımefendi kim komutanım?"
"Anlatirim oğlum sonra hadi bin." Dedi ve şoför koltuğuna bindi.
Poyraz da binip anahtarı uzattı. Alp arabayı çalıştırıp arkasına döndü.
"Nereye gidiyoruz?" Diye sordu Aden'e.
"... Oteline." Dedi Aden.
"Otel mi?" Diye sordu Alp.
"Ben bugün geldim Ankara'ya eşyalarımı oraya bırakıp Atamın yanına gittim işte sonra olanları benden daha iyi biliyorsun."
"Geldiğin ilk gün başına gelenlere bak." Diyip önünde doğru döndü Alp.
"Çok şanslıyımdır." Dedi Aden gülerek.
"Belli belli." Dedi Alp.
Poyraz onların konuşmasına gülmemek için kendini çok zor tutuyordu. Kafasını cam tarafına doğru çevirdi.
Sonrasında sessiz bir yolculuktan sonra otele vardılar.
Bölüm sonu.
Bölüm sonu yorumları?






