Ayyy helöö
Ben gelmişkeeee
Biraz geç kaldım 🤏🏻 kusura bakmayın.
Anca vakit bulabildim.
Neyse hadi okuyun bakem
Oy verip yorum yapmayı unutmayın.
~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
“ Sen... Sen osun.”
Ne dediğimi anlamamış olacak ki.
“kimim?” Diye sordu.
“Sen bana yazan adamsın , dün gece konuştuğum adamsın.”
Ben ona şaşkın bir şekilde bakarken
O ilk önce etrafa göz gezdirdi.
Etraftaki insanlar az evvel yaşanan arbede den dolayı meraklı bir şekilde bize bakıyorlardı.
Eli cebine giderken bana döndü.
“ Bak her şeyi anlatıcam ban sadece bir dakika ver tamam mı?”
Telefonunu çıkarıp anladığım kadarıyla birini aradı. Telefonu kulağına yasladı.
“ Salih hemen buraya gel adamlara da söyle arabayı kapının önüne getirsinler.”
Karşı tarafı dinledikten sonra telefonu kapatıp bana doğru bir kaç adım atmaya yeltendi fakat benim gerilediğimi görünce yaklaşmayı bırakıp ellerini sakin ol der gibi havaya kaldırdı. Anladığım kadarıyla beni korkutmamaya çalışıyordu ama ben istemsizce korkuyordum.
“ Benden korkmana gerek yok sana zarar vermek değil amacım. Hadi gel buradan çıkalım her şeyi anlatıcam sana .”
Tekrar yaklaşmaya çalışınca bende bir adım geriledim.
“ Nerden bilicem bir şey yapmayacağını seni tanımıyorum bile.”
Dedim korktuğumu gizlemeye çalışarak.
Tam cevap verecekken ne zaman geldiğini fark etmediğim siyah takım elbiseli bir adam aramıza girdi.
“ Abi araba kapının önünde istediğin gibi.”
Arasın bende olan gözleri anında gelen adama döndü ve konuşmaya başladı.
“ Salih şu şerefsizi alın , nereye götüreceğinizi biliyorsun , ayrıca kamera kayıtlarını da halledin.”
Adının Salih olduğunu öğrediğim adam Arası onaylayıp harekete geçti.
Arasın bakışları tekrar bana döndü ve daha anlayışlı bir şekilde konuşmaya başladı.
“ Bana güvenmediğinin farkındayım haklısın ama sana bir şey yapacak olsam daha önce yapmaz mıydım.O kadar karşılaştık . Hem seni hastaneye de götürdüm zarar vermek isteseydim o zaman vermez mıydım.”
Sesini oldukça yumuşak tutuyordu ve bu beni az da olsa sakinleştirdi. Haklıydı bir yere kadar zarar vermek isteseydi bu zamana kadar verirdi galiba . Daha fazla diretmenin mantıksız olacağını düşünüp kafamı evet anlamında aşağı yukarı salladım .
Tepkim onu rahatlatırken yüzünde ufak bir tebessüm oluştu. Temkinli bir şekilde bana yaklaştı. Elini beni yönlendirmek için belime hafifçe dokundurdu. Bu hareketi tüylerimi diken diken yapsa da ses etmedim.
Birlikte mekandan çıktığımız an içerideki havanın aksine dışarısı soğuktu yada elbiseden dolayı ben öyle hissediyordum.
Ben bunları düşünürken eli bir kaç saniyeliğine belimden uzaklaştı hemen ardından omuzlarımda bir ağırlık hissettim ve ne olduğunu tam olarak anlayamadığım fakat güzel bir koku burnuma doldu.
Kafamı çevirip Arasa baktığımda ceketini omuzlarıma bıraktığını fark ettim. Sorgulayan bakışlarımı fark etmiş olacak ki konuşmaya başladı.
“ Titriyorsun gözümün önünde ne yapsaydım . Benim yanımda üşümene izin vermem.”
Ben hala konuşmazken elini tekrar belimin arkasına yerleştirip yürütmeye devam etti. Nereye gittiğimize bakmak
İçin önüme döndüğümde siyah bir BMW M8 in yanına yaklaştığımızı fark ettim. Sanırım getirmelerini söylediği araba buydu.
Nihayet arabanın dibinde durduğumuzda ona döndüm.
“ Hadi artık anlat ne anlatacaksan.” Dedim sabırsızca.
O da bu halime gülüp cevap verdi.
“ Önce arabaya bin yol da anlatıcam her şeyi hem seni eve bırakırım .”
kabul etmemi iter gibi sallandı kafasını.
Bir arabaya bir de ona baktım ve tam o ana azralar geldi aklıma.
“ Ama Azra ve çağlar ne olacak onlar içeride kaldı Çağlar merak eder beni.”
Söylediklerimden memnun kalmamış olacak ki ağzından küfür olduğunu tahmin ettiğim bir kaç mırıltı döküldü.
“ Salihe söylerim evlerine bırakır evlerine .”
Hemen itiraza geçtim.
“ İyide çağların evi çok uzak bende kalacaktı bu gece. “
Sözlerime tahammül edememiş olacak ki edepsiz bir küfür edip hırlarcasına konuştu.
“ Sikicem şimdi çağları birde senin evinde mi kalacak bu it ? “ Diyip bir adım yaklaşınca korkuyla bir adım geriledim . Beni korkuttuğunu fark edince ifadesi anında değişti.
Ellerini tıpkı mekanda yaptığı gibi yanaklarıma sarıp iki eliyle birden okşamaya başladı.
“ Şşt sana kızmadım ki ben sen niye korkuyorsun güzelim benim .”
Bana bağırmadığının farkındaydım ama hala yarı sarhoş olduğum için kendimi garip hissediyodum.
Huysuzca kaşlarımı çatıp yanaklarımı ellerinden kurtardım ve konuşmaya başladım.
“ Ne diye küfür ediyorsun çağlara , nerede kalsın çocuk hem seni ne ilgilendirir bende kalıp kalmaması?”
Ben konuştukça çenesi katılıyordu sanırım çağlardan haz etmiyordu.
Ha şunu bileydin.
Git.
Aman tamam be.
Beni bu şekilde ikna edemeyeceğini anlamış olacak ki tekrar telefonu çıkardı.
“ Salih, Çağatay mıdır çağlar mıdır onu ve azrayı al , kızı evine bırak , ötekini de otele yerleştir.”
Kafasını bana çevirip başka birşey var mı der gibi baktı .Kafamı hayır anlamında iki yana salladım .
Telefonu kapattıktan sonra arabaya yönelip kapısını açtı ve kafasını bana çevirip konuştu.
“ Hadi konuşmamız gereken çok şey var daha fazla kendimi tutabileceğimi zannetmiyorum.”
Daha fazla düşünmeden benim için açtığı kapıdan yolcu koltuğuna yerleştim. Ben oturduktan sonra kapıyı sakince kapatıp arabanın önünden dolaşıp kendi yerini aldı ve arabayı çalıştırdı.
~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Yaklaşık on beş dakikalık bir yolun ardından arabayı bütün şehri ayaklarımızın altında hissedeceğimiz bir tepenin kenarında durdurdu.
Ben büyülenmiş gibi manzaraya bakarken o bu halimi güzel bir tebessümle izliyordu.
Kafamı ona çevirip yüzüne baktığımda derin bir nefes alıp konuşmaya başladı.
“ Anlatmaya nereden başlasam bilemiyorum. Sana anlatacaklarım benim için çok önemli şeyler bu yüzden cevap vermek için aceleci davranmanı istemiyorum.”
Bunları söylemek onun için gerçekten zormuş gibi yerinde rahatsızca kıpırdandı ve ardından kalbimin deli gibi artmasını sağlayan o cümleyi kurdu.
“ Adel ben sana aşığım. “ Gözlerime bakarak devam etti konuşmaya.
“Sana olan hislerimi anlatmaya çalışmak, kelimelerin yetersiz kaldığı bir okyanusa girmeye benziyor. Ne kadar çabalasam da, bir türlü bütün duygularımı tam olarak ifade edemeyecekmişim gibi hissediyorum. Ama denemek istiyorum, belki bir şeyler olur, belki kelimelerim bir anlam kazanır kalbinde.
İki sene önce ilk kez seni gördüğümde, gözlerimde bir ışık yanmıştı, o anın büyüsüne kapıldım. O an fark ettim ki, bazen bir insan sadece bir bakışla hayatının merkezine yerleşebilir. Zamanla bu his büyüdü, sana karşı duyduğum sevgi bir kıvılcımdan dev bir ateşe dönüştü.
seni her düşündüğümde,Sanki dünya sadece senin etrafında dönüyor gibiydi.
seni her düşündüğümde dünyadaki her şey o an duruyordu. Ben yirmi beş yıllık hayatım boyunca hiç bu kadar huzurlu, hiç bu kadar tamamlanmış hissetmedim. Sadece senin yanında olabilmek, seninle her anı paylaşabilmek istiyorum.
Biliyorum, belki de seni kaybetmek korkusuyla hep geri durdum. Ama artık sensiz geçirmek istediğim bir günüm daha yok . Seni seviyorum . İşte bu itiraf içimde biriken yılların yükünü hafifletir.
Sadece seni sevmek, seni düşünmek bile bana yaşamak için bir neden. Çünkü seni sevmenin, seni düşünmenin verdiği huzur, hayatımın en güzel yanını oluşturuyor.
Sana karşı hissettiğim şey, sıradan bir ilgi veya beğeni değil. O kadar derin ve yoğun ki, Bir gülüşün, bir bakışın, bir kelimen, içimde koca bir evren yaratıyor. Seninle her şey daha parlak, daha renkli.
Sanki hayatın tüm anlamı, gözlerindeki o huzurlu bakışta gizli gibi.
Sana ilk kez baktığımda, sanki bir şeyler yerli yerine oturdu. O an bir şey hissettim ama ne olduğunu tam olarak anlamadım. Ama zaman geçtikçe, bu his sadece büyüdü ve derinleşti. Sadece seni sevmek değil, seni anlamak, seni daha yakından tanımak istiyorum. Her adımda seni keşfetmek, her anı seninle paylaşmak… Çünkü senin yanında olmak, varlığını bilmek, kalbimin her atışında seni hissetmek her şeyin ötesinde bir huzur veriyor.
Bana bir şans verirsen, seninle her anı paylaşmak Birlikte büyümek, birbirimizin hayatına dokunmak, her sorunu birlikte çözmek... Umarım bana vereceğin cevap olumlu yönde olur çünkü seni sevmenin anlamı sadece kelimelerle anlatılabilecek kadar basit değil. Bu, her şeyin ötesinde bir şey.
Fakat bütün bunların yanında bilmeni istediğim bir şey var, bunu sana şimdi söylüyorum çünkü bana cevap verirken seni nelerin bekleyeceğini bilmen gerek.
Benim kolay bir hayatım yok güzelim
Eğer bana evet dersen eski yaşantına çok zıt bir hayat yaşayacaksın. Küçücüksün daha bana ayak uydurabilir misin bilmiyorum. Bildiğim tek bir şey var o da tüm bunlara rağmen seni bencilce kendime istemem."
Daha ilk cümlesinde şahlanan kalbim cümlesinin devamıyla adeta ağzımda arıyordu . Ne diyecektim nasıl cevap verecektim hiç bir fikrim yoktu. Konuşmayı unutmuştum resmen.
Yapabildiğim tek şey yüzüne bakıp göz kırpıştırmaktı.
~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
YAZARIN ANLATIMIYLA
Arabada derin bir sessizlik söz konusuydu .
Adel ,arasın beklemeyen itirafına bir cevap vermemişti . Bunu verecek bir cevabı olmadığı için değil kendisi istemediği için yapmamıştı.
Daha arası doğru dürüst tanımıyordu bile. İki yıl diyordu Aras kos koca iki yıl nasıl fark etmemişti ki onu .
Aras kızın ona cevap vermeyeceğini anladığında evine bırakmayı teklif etmişti , Adelse bu teklifini kafasını sallayarak onaylayınca eve doğru yola koyulmuşlardı.
Saat çoktan on ikiyi geçmişti .
Adel hem sarhoşluğun etkisiyle hem de günün yorgunluğuyla arasın ceketine iyice sokulup uykuya dalmıştı.
Aras yoldan gözlerini ayırıp kıza döndüğünde uyuduğunu fark edip şefkatli bir gülümseme sunmuştu genç kıza.
Saat bire gelirken nihayet eve gelebilmişlerdi . Aras yavaşça dışarı çıktıktan sonra arabanın önünden dolaşıp adel’in kapısını açtı .
Adel arabanın içine doluşan soğuk havayla iyice yerine sinince Aras daha fazla oyalanmadan genç kızı kucağına alıp eve doğru ilerlemeye başladı.
Adel yerini beğenmiş olacak ki kafasını arasın boynuna gömüp uyumaya devam etti.
Adel’in bu hareketi arasın kalbini titretti.
Evin kapısını kızın çantasından aldığı anahtarla açıp içeri girdikten sonra yavaş adımlarla yukarıdaki kattaki odasına çıktı.
Odaya girdiği an burnuna gelen yoğun vanilya kokusuyla kendini cennette gibi hissetti Aras . Bir iç çektikten sonra odanın içine doğru ilerleyip yatağın yanında durdu ve yorganı açtıktan sonra kucağındaki kızı incitmekten korkarak yatağa bıraktı.
Yatağa girdiği gibi yerine iyice sokulup memnun mırıltılar çıkaran Adele sessizce güldü Aras.
Yorgana uzanıp güzelce örttü sevdiği kızın üzerini. Daha sonra dayanamayıp alnına minik ve hisli bir öpücük kondurup hızla önce odaya sonrada evi terk etti.
~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Bitttttiiiiiigggggg.
Ne zormuş lan bölüm yazmak.
Ben 1500 kelime yazarken yorulduysam diğer
yazarlar ne yapsın .
Bölüm nasıl.
Aras bey sonunda itiraf etti.
Adel ne yapar sizce.
Zaman atlamasyolsun mu?
Sizi seviyorum 😘
Oy verip yorum yapmayı unutmayın 😘