İçeriğe geç

Adanın Sesi

Bölüm 1 · 2 dk okuma

Adanın Sesi

Bölüm 1

Geri Dönüş

Temmuz ayının ilk günleriydi. Bir vapur adaya yaklaşıyordu. Adadan yıllar önce ayrılıp İstanbul’a yerleşen adanın en varlıklı ailesinin oğlu; eşi ve kızları ile birlikte adaya gelmişti. Ada pek de büyük bir yer olmadığından dolayı ada halkının uzun bir süredir konuştuğu tek konu onların adaya geri taşınmasıydı.

Ailenin dedesi Şükrü Öztürk bundan yıllar önce üniversite eğitimi almak için adadan ayrılıp İstanbula yerleşmiş orada evlemiş bir oğlu olmuştu. Arada bir adaya ailesini ziyaret etmeye gelirdi ama adada yaşayan anne ve babası vefat ettikten sonra adaya neredeyse hiç uğramamıştı. Aradan yıllar geçmiş ve oğlu Volkan da büyüyüp evlenmiş ve kızı Derin doğmuştu. Onlar da adaya sadece anma günlerinde gelmiş ve geri dönmüşlerdi. Ailenin adada bulunan evi ise yıllardır boştu.

Ama bir gün adada bir hareketlenme oldu. Adadaki meraklı halk hemen hareketlenmenin olduğu yere gittiler. Gittiklerinde adaya gemilerle insanların geldiğini ve Öztürk ailesinin yıllardır boş olan evininin tadilatını yapıp eve yeni eşyalar getirdiğini gördüler. Başta ailenin uzun süredir uğramadığı bu evi sattığını ve evin yeni sahiplerinin eve tadilat yaptırdığının düşünseler de gerçek çok çabuk ortaya çıktı. Ailenin oğlu Volkan eşi İpek ve kızları Derin ile birlikte adaya yerleşme kararı almıştı. Ve adaya gelmeden önce de evin tamiratını yaptırıp eve yeni eşyalar kurduruyorlardı. Başta kimse neden böyle bir karar verdiklerini anlamadı. Volkan hiç adada yaşamamıştı. Adaya da sadece anma günlerinde dedesi ve babaannesinin mezarını ziyarete gelmişti. Böyle ani bir karar herkesi şaşırtmış ve dedikodular çıkmasına sebep olmuştu.

Kimisi maddi durumlarının çok kötü olduğunu o yüzden adaya yerleşmeye geldiklerini söylüyordu. Kimisiyse yaz tatili için adaya geldiklerini ve sonrasında gideceklerini temelli bir yerleşme olmayacağını söylüyordu. Bazılarıysa şehir hayatından sıkıldıklarını ve sakin bir yaşam istedikleri için böye bir karar verdiklerini söylüyordu. Her kafadan ayrı bir ses çıkıyordu aslında. Ve adalıların Öztürklerin adaya döneceklerini örenmelerinden beri teoriler artmış ve adalıların en büyük merakı neden döndüklerini öğrenmek olmuştu.

Her ne kadar her kafadan ayrı bir ses çıksa da adadaki kimsenin Volkan ve ailesi hakkında bir fikri yoktu. Şükrü’yü az çok tanırlardı üniversiteye gitmeden önce adadan hiç ayrılmamıştı ve üniversiteye gittikten sonra da ailesini düzenli olarak ziyarete gelirdi. Ama ailesini yirmilerinde kaybetmesinden sonra adaya uğramayı iyice bırakmış hatta sadece anne babasının ölüm yıl dönümlerinde adayı ziyaret eder olmuştu. Bu ziyaretlerde eşi ve oğlunu da yanında getirirdi. Volkan da evlenince o da eşiyle, kızları Derin’de doğunca onunla da birlikte ölüm yıl dönümlerinde adayı ziyaret etmeye başladılar. Ama günübirlik gelir ve giderlerdi hiç adada kalmamış hatta adalılarla doğru düzgün konuşmamışlardı bile.

Durumun böyle olması adalıları daha da heyecanlandırmış daha da meraklandırmıştı. Adaya neden geliyorlardı? Adanın en büyük gündemi ve merak konusu buydu.

Nihayet merakla bekledikleri an gelmişti bir temmuz günü adaya bir vapur yaklaştı ve Volkan ile ailesi adaya geldiler. İhtiyaçalı olan eşyaları öncesinde getirdikleri için sadece el çantaları ile gelmişlerdi. Onlar her ne kadar fark etmesede adalıların gözleri onların üzerindeydi hepsi neden buraya geldiklerini merak ediyordu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.