"...Levi? Beni dinliyor musun?"
" Levi."
Mikasa adını üçüncü kez seslendi. Bu kez koluna dirsek de atmıştı. Levi zihninin karanlık köselerinden çıkıp siyah saçlı kıza kaşlarını çatarak yüzünü döndü.
" Ne var?"
Mikasa hayal kırıklığına ugradı.
" Anlattığım şeylerin birini bile dinlemedin öyle değil mi?"
" Ne anlatıyordun ki?"
Mikasa genizden bir ses çıkarınca
" Pekala, anlat. Dinliyorum." dedi Levi. Gözlerini devirdi. Geveze velet...
" Kenny artık kafede çalışmamam gerektiğini söyledi." dedi Mikasa.
" Daha işe yarar şeyler yapmam gerekiyormuş. Artık büyüdüğümü söyledi."
Levi koltukta daha dik oturdu. Konu birdenbire daha çok ilgisini çekmişti.
" Ne tür bir işmiş bu?"
Mikasa omuz silkti. " Bilmiyorum ama daha çok para kazanmamızı sağlayacakmış. Ona bunu istemediğimi söylesen? Kafeyi terk etmek istemiyorum. Kendimi Sasha ve Connie ile daha normal biri gibi hissediyorum. Kenny seni benden daha fazla seviyor, eminim sen konuşursan bu fikirden vazgeçer."
" Bu imkansız." kestirip attı Levi.
Mikasa kaşlarını çattı. " Neden?"
" Ne cehennem olacağını sanıyordun Mikasa? Artık 19 yaşındasın. Tek başına iş bitirmen gereken zamanlar sonunda gelecekti. Sonsuza kadar sana bebek bakıcılığı yapacak değildim."
Kızın çenesi kasıldı. Sinirlendiğinde sürekli dudakları düz bir çizgi halini alıyordu." Senden hiçbir zaman bunu yapmanı istemedim." kaşlarını çattı.
" Sürekli benimle göreve çıkmak isteyen sensin. Sen olmadan istediğim kişiyi öldürebilirim!"
" Ya... Tabii." dedi Levi alayla.
Mikasa " Bir şey olmuş." dedi, kollarını göğsünde kavuşturdu.
" Normalden daha sevimsiz davranıyorsun. Yoksa müşterinle anlaşama-"
Levi öyle bir bakış attı ki Mikasa susmak zorunda kaldı. Kısa boylu adam yerinden kalktı. Şu an hiç de ağız dalaşına girebilecek bir modda değildi. Çıkmak için kapıyı açtı fakat Mikasa nın sarf ettiği son sözler durmasına sebep oldu.
" Kafede çalışmaya devam etmek istiyorum. Asıl işime hiçbir zaman engel olmadı. Ek bir işe ihtiyacım yok... Eğer arkamı toplamaktan sıkıldıysan bunu kendim de Kenny e söyleyebilirim." dedi Mikasa sessizce. "Sadece... hayatımla ilgili ne karar verirsem vereyim adım atmama yardım edeceğine söz vermiştin."
Doğru, bunu ona söyleyen kendisiydi. Levi yorgunca iç çekti. Anlamsız sözler vermeyi bırakmalıydı. Yüzünü Mikasa ya dönmeden omzunun üzerinden konuştu. " Tamam, herneyse..."
Dışarı çıktı. Kapıyı arkasından kapatmadan önce Mikasa nın gülümsediğini gördü.
Kenny ile konuşmak istemiyordu. Hatta bir süre yüzünü görmemeliydi. Erwin Smith denen dedektifle yaptığı görüşmeden sonra sebepsizce ondan kaçar olmuştu. Belki de gerçeklerle yüzleşmekten korkuyordu. Kenny nin, sonsuza kadar zihninde onu sekiz yaşındayken ölmekten kurtaran adam olarak kalmasını istiyordu. Başka sıfatlarla değil.
Levi ın iyi bir adam olduğu söylenemezdi. Öldükten sonra gideceği yer belliydi, cehennemin onur konuğu olurdu. Fakat Levi ın yapmayı bildiği tek iş buydu, insan öldürmek. Kenny ona bu zalim dünyada hayatta kalmanın tek şartının bu olduğunu öğretmişti.
Fakat Kenny nin ondan habersiz başka şeyler ögrendiğinden haberi yoktu. Sahte para basmasını ya da uyuşturucu işine bulaşmasını tolere edebilirdi fakat herhangi bir kadının hayatını kararttığına inanmak istemiyordu. Kız kardeşi -annesi- o lanet herifler yüzünden sefalet içinde ölüp gitmişti. Kuchel e olanları bilirken bu s*kik işe bulaşmış olamazdı!
Ya da o sinir bozucu dedektif Ackermanları yakalatmak için Levi yı oyuna getirmeye çalışıyordu. Sahte belge hazırlamak çocuk oyuncağıydı. Eğer Kenny suçsuzsa bu olayın kimden çıktığını bilmek isteyecekti. Eğer Levi ın bir polisle muhattap olduğunu öğrenirse onu ölmekten beter yapardı. Ki Levi onu suçlayamazdı. Hala bu kadar kolay tuzağa düştüğü için kendine kızıyordu.
Akşam Kenny onu odasına çağırdığında Levi, Erwin olayını tamamen unutmaya karar verdi.
" Senin için bir işim var Levi." dedi Kenny. Elindeki kağıdı ona uzattı.
" Bu kadını en kısa sürede ortadan kaldır."
Levi kağıtta yazan bilgilere göz atarken tek kaşını kaldırdı. Ismi Hange Zoe ydi. Adli Tıp Uzmanıydı, PPD çalışıyordu. Adres bilgilerinin bulunduğu kutunun yanına ataçla sabitlenmiş fotoğrafa baktı. Kadın gözlük takıyordu ve bir vesikalık fotoğrafa göre saçları fazla dikkatsiz toplanmıştı. Kahverengi gözleri Levi ya acımasızca parıldadı.
" Müşteri kim?" dedi Levi, gözlerini fotoğraftan ayırdı.
" Kimse." dedi Kenny, cebinden cakmağını çıkarıp kendine bir sigara yaktı. " Onu benim için öldürmeni istiyorum. Merak etme, her zamanki gibi ödeme alacaksın. Hatta iki katını." göz kırptı. " Geçen seferkini telafi ederiz."
Levi şaşırmadan edemedi. O soramadan Kenny cevap verdi.
" Tabii ki de otoparkta hata yapanın sen olmadığını biliyorum, lanet veledi koruyordun. Bu zamana kadar öldüremediğin kimse olmadı."
Levi hemen cevap vermedi. Konu Mikasa dan açılmışken devam etmesi gerektiğine karar verdi. " Mikasa ona yeni bir iş vermek istediğinden bahsetti."
" Ne- ha evet..." Kenny dumanı havaya üfledi. " Sadece bir fikir. Tam olarak iş olduğu söylenemez. Başarabileceğinden şüpheliyim. Ama aramızda Mikasa dışında bunu kimse yapamaz. Hepimizden daha genç ve güzel. Insanları kandırması daha kolay-"
" Onu beyinsiz adamlara mı satacaksın?" dedi Levi öfkeyle. Siniri beynine zıpladı. " Ackerman olmasının da gözünde hiçbir değeri yok mu? Seni lanet olası-"
" Hey, hey! Ağır ol Levi." Kenny kaşlarını çattı. Hem kızgın hem de şaşırmış görünüyordu. " Sen ne saçmalıyorsun? Mikasa yı üniversiteye göndermekten bahsediyorum. Birinin yakalılara yakın olması gerekiyor diyecektim. Eğer banka gibi bir yerde çalışırsa bu işimize gelirdi."
Levi ın öfkesi balon gibi söndü. Birden kendini çok aptal hissetti. Elinde kırışan kağıdı biraz serbest bıraktı. " Ne?"
" Ne söylediysem o işte." diye homurdandı Kenny. "Senin aklın nerede? O bir Ackerman. Akıllı ve yetenekli. Mikasa nın öyle değersiz bir şeye dönüşmesine asla izin vermem. Bunu yapabileceğime nasıl inanırsın?"
Levi rahatsızca yerinde kıpırdandı. İçinden Erwin Smith e daha fazla küfretti. Ayarlarıyla feci şekilde oynamıştı.
" Mikasa işin ne olduğunu söylemeyince-" Levi kendi kendine geveledi. " Şu Zoe denen kadını neden öldürmemi istiyorsun?" konuyu değiştirmeyi tercih etti.
Hala kızgın görünen Kenny sigarasının ucunu tablaya söndürürken ona ters bir bakış attı.
" Bir sebebi olması mı gerekiyor? Öldür diyorsam öldüreceksin."
Levi şaşırsa da bir şey söylemedi.
" Bu kadın ne haydut, ne de ona benzer bir şeye benzemiyor Kenny. Ayrıca polisle birlikte çalışıyor. Onu öldürürsem sonradan başımız ağrıyabilir."
" Her şeye göze aldım." dedi Kenny umursamazca. " Zoe yolumuza taş koyuyor. Eğer onu öldürürsek polis peşimize düşer, doğru. Fakat onu sen öldürersen tek bir DNA örneği bile bulamazlar."
Levi karşı çıkmak için bir sebep göremedi. Eğer Kenny kadının ölmeyi hak ettiğini düşünüyorsa ölmeliydi. O her zaman haklıydı. Daha fazla kurcalamadı. Hele ki Mikasa konusu yüzünden yerin dibine girmişken.
" Temizlerim." dedi. Kağıtları alıp başka bir şey söylemeden odayı terk etti.
......................................................................
Devam Edecek...
Beğenmeyi ve yorum yapmayı unutmayın ❤
Nasıl gidiyor? :)
Kalplerinizi adayın ve güvende kalın!
