Mira: Meriç, uyudun mu? (23.35)
Meriç Ege: Hayır, uyanığım. Bir şey mi oldu? (23.36)
Mira: Ya bugün birkaç boş soru sordum kusura bakma. Bana kırılmadın öyle değil mi?
Meriç Ege: Hayır, neden kırılayım ki?
Mira: Bilmem, bir an bana kırıldın zannettim.
Mira: Bu arada mahalleden kimseyle konuşmuyorsun. Hatta ailenle bile doğru dürüst konuştuğunu görmedim. Ama benimle konuşuyorsun. Bu yüzden çok mutluyum.
Meriç Ege: Resim çizmek dışındaki işlerinden biri de beni gözetlemek sanırım.
Meriç Ege: Ama mutlu olacaksan hep konuşurum seninle.
Mira: Yoo ne alaka seni gözetlemiyorum. Gözüm değiyor sana arada. Yanlışlıkla oluyor. Böyle yanlışlıklar olabilir.
Meriç Ege: Böyle yanlışa can kurban.
Bu mesaj silindi.
Mira: Ya ne yazdın göremedim ben:/
Meriç Ege: Olabilir böyle şeyler diyordum.
Mira: Bence de olabilir. Yani şu koca kainatta hangi insan evladı yanlış yapmaz ki. Tabii ki hiç kimse.
Mira: O değil de armut yemeyi sever misin?
Meriç Ege: Hayır sevmem.
Mira: Biliyordum zaten öylesine sordum.
Meriç Ege: Nereden biliyorsun?
Mira: Bir ara sen annenle manava gitmiştin. Ne tesadüftür ki o sıra ben de oradaydım. Annen sana armut alacağım diyordu. Sen de ben nefret ediyorum o meyveden diyordun.
Mira: Tabii bunlar önemsiz detaylar.
Meriç Ege: Bu olay ne zaman yaşandı ya ben hatırlamıyorum.
Mira: 1 yıl önce. Haziran ayındaydık hatta.
Meriç Ege: Hafızan da bayağı kuvvetliymiş.
Mira: Öyledir:)
Meriç Ege: Bugün hiç çizim yapmadın, neden?
Mira: Bana "Beni gözetliyorsun." diyene bakın ya hahaha.
Meriç Ege: Ne alaka ya. Yanlışlımla gözüm değmiş.
Mira: Olur öyle şeyler:)
Mira: Meriç, seni de çizmemi ister misin? Ama portre çizeceğim. Bu yüzden yüz yüze olmalıyız. Bir ara hatırlat seni de çizeyim.
Meriç Ege: Kalsın ya gerek yok. Neyse, benim işlerim var. Gidiyorum. Sonra konuşuruz.
Meriç Ege, çevrimdışı.
Mira: Hayattaki en büyük sanat eserim sen olacaksın işte.
Bu mesaj silindi.
Mira: Çizeyim işte ne olacak inatçı keçi?
Bu mesaj silindi.
Mira: Boncuk gözlerine kurban olduğum seni çizmezsem ölürüm ben.
Bu mesaj silindi.
Meriç Ege, çevrimiçi.
Meriç Ege: Ne yazıp sildin ya öyle?
Mira: Hiç ya, yanlış mesaj attım. Neyse senin işin vardı zaten. Git istersen.
Meriç Ege: Peki.
Mira: Peki.
Meriç Ege, çevrimdışı.
Mira, çevrimdışı.