Annemin ve babamın ölümümün ardından bir tevernada çalışmaya başladım. Bu tevernanın sahibi Lord Zion'du kendisi annem ve babam öldüğünden beri beni büyüttü ve beni yanına aldı, ona bu konuda minnettardım. Annem ve babamın ölmesinin sebebi krallıklar arasında olan savaşlardı bu savaşlarda düşmanımız olan bir kallığın muafızı ailemi biz kaçmaya çalışırken öldürdü beni vuruçakları sırada kaçmayı başarmıştım ancak annem ve babam için çok geçti. Biz Slonian krallığının köylüleriydik. Her krallığın kendine ait hükümdarlar muafızlar hizmetçiler ve varisler vardı. Varisler gelecekte bu tahtların başına geçecek hükümdarlardı. Benim ailemi öldüren krallık Miath krallığıydı ve o krallığın iki varisi vardı biri gerçek oğulları diğeri ise üvey oğullarıydı üvey olan diğerinden büyüktü ve bu yüzden tahtın başına ilk ol geçecekti. Bunların hepsini taverna ya gelen sarhoş ve nefesleri içki kokan adamlardan duyuyordum. Onlar sayesinde krallıklarla ilgili temel bilgilere ulaşmıştım. Yine bir gün tevernada çalışırken Lord Zion'un sesi kulaklarıma geldi"Irıthel"diye seslendi sesin geldiği tarafa doğru baktığımda onu gördüm belliki bugünlük iş bu kadardı ve beni yanına çağırıyordu. Yanına gittim ve bana "bugünlük çok yoruldun git dinlen " dedi ve bana gülümsedi. Tamam anlamında başımı sallayarak odama gittim ve üstümü değiştirip yatağa uzandım. Yatarken aklıma bi fikir geldi her sene birkaç krallığın bir varisi kraliyet okuluna giderdi. Bu sene gidecek olan varisin Slonian krallığının varisi Reika olacağını öğrendim. Onu okula giderken öldürüp onun yerine okula gidip okuldaki ailemi öldüren varislerden intikamımı alıcaktım. Aklıma yatan bu planı yarına bırakmadan bugün yapmaya karar verdim. Çok gelmeden üstüme kıyafetlerimi giyip silahlarımı yanıma alarak gizlice pencereden kaçtım ve prensesin geçiceği yola doğru ilerledim . Büyük bir ağacın dalına tırmanıp pusuya yattım ve gelmesini bekledim. Bir süre bekledikten sonra onları gördüm saldırma zamanım gelmişti. Önce iyice yaklaşmalarını bekledim ve yaklaştığında ilk muafızın boynuna doğru bir ok fırlattım ok tam isabet etti. İkinci muafız birden duraksadı ve onun omzuna doğru bi ok daha attım adam acıyla kıvranırken hızla atlayıp boynunu tuttum ve kırdım. Sıra at arabasının içindeki prensesi öldürmeye geldi ve onunda üstüne atanarak boynunu kırdım . Yanında korkutan titreyen hizmetçi bana korkuyla bakıyordu. Onu bir okla öldürdüm ve daha sonra prensesi uzak bir nehirin kayalıklarına doğru fırlatarak hızla oradan uzaklaştım. Atın birini bağlı olduğu at atabasından burtardım ve üzerine binerek uzaklaştım. Kraliyet okuluna vardığımda görkemli çatısı beni benden aldı yanımda getirdiğim saray elbiselerini daha önce bana hediye eden bir teyze vermişti. Elbiseyi giydim ve üzerine yırdıklar açtım şaçlarımı ve elbisenin tüllerini dağattım ve elimdeki silahları bi kenara fırlattım. Okulun kapısına geldim ve muafızların beni duyabilmesi için bağırdım"hey,kapıyı açın"muafızlar gelip kapıyı açtılar ve bana"prenses Reika iyimisiniz"diye sordular telaşla onlara "gelirken saldırdılar ve muafızlarla hizmetçiyi öldürdüler" dedim. Endişeyle attan inip içeri girdim. İçerde beni bi kadın karşıladı beyaz saçlarını düzgün ve sıkı bi toplu yapmış üstüne işlemeli beyaz bir elbise giymişti. "Prenses Reika okulumıza hoşgeldiniz" diyerek gülümsedi.
Bölüm 1
İlk
