Gözlerimi karanlık bir yerde açtım....
Bora tam karşımdaki odadaydı sesi fazla gelmiyordu ama telefonda konuştuğunu anlayabiliyorum.
"Evet. evet getirdim patronum."
Patronum mu? Kimdi o?
"O kim?"
Diye sordum fakat cevap vermedi anladığım kadarıyla hala konuşuyordu.
Biraz daha konuşup telefonu kapattı ve yanıma geldi.
"çok direndin güzelim uslu dur."
"O kimdi?"
"sanane? Şimdi söyle seni tehdit eden kim?"
"Hayır... Hayır.."
"KİM DEDİM!" diyerek cebindeki bıçağı çıkardı.
"Deniz.."
"ne dedi?"
"senden uzak durmamı söyledi... Yoksa... Yoksa..."
"Yoksa ne?"
"Taciz edilmistim ya yedi yaşında onları bulmuş...."
Diyince boranın öfkesini hissedebiliyordum...
Madem beni öldürecekti neden öfkelenmişti?
"Beni tehdit etti"
Dedim. O ise elindeki bıçağıyla korkunç gözüküyordu bıçağı boynuma yüzünü yüzüme yaklaştırdı...
"Neden benden uzak durmanı istedi? Yoksa.. bana karşı duyguların mı var?"
Dedi keskin bir sesle cevap vermedim bir süre...
"Bıçak boynuna tam oturdu kızım... Söyleyecek misin yoksa ölüm nedenin mi olayım?"
Yutkundum..
"Senden hoşlanıyordum."
Dedim gözümden bir yaş damladı.
Bana acıyarak bakıyordu.
"Dum? Dum derken?"
"Duydun. Artık dünyada tek ikimiz kalsak bile son seçeneğim bile olmazsın."
Dedim. İntikam alacağım. Eser intikam alacak. Bu hikaye böyle bitemez herşeyin mutlu bir sonu yok.
Bazende mutsuz bitmeli.
"Biliyor musun?" "Umrumda değil."