Yoruldum bu hayattan bu insanlardan yoruldum beni anlamamalarından beni arkamdan bıçaklamalarından hiçbir şey yapmadan insanlara batmaktan çıkar için yanımda olan insanlardan sırf yalnızlık prangaları var diye yanımda olan insanlardan çok yoruldum. Bu kadar değersiz miyim bu kadar istenmiyor muyum? Ne yaptım ben insanlara bu kadar nefret ettirecek ne yaptım ki ben bu dünyaya? Abim olsaydı da böyle olur muydu acaba? Korur muydu beni herkesten? Çok sever miydi her şeye rağmen beni öz babama rağmen bile... Her konuda ne olursa olsun yanımda durur muydu? Ağladığımda yanıma gelip sarılır mıydı kanatlarının altına alıp orayı sığınağım yapmama izin verir miydi? Derdim olduğunda kimse beni anlamazken kimse ruhumun çığlıklarını duymazken abim çığlıklarımı duyar mıydı? Ben bu hayata 10-0 geriden başladım. Doğduğumdan beri kimse yok yanımda Maddi olarak ailem yanımda duruyor peki manevi olarak kaç kişi var yanımda Bana bir şey olsa kaç kişinin umurunda olur bu kaç kişi gerçekten üzülür mesela. Yıllar sonra ilk kez cesaretimi toplamıştım ilk kez gerçekten ölmek istemiştim. O üç saniye keşke diyorum keşke çekilmeseydim keşke o arabanın beni bu dünyadan ayırmasını izleseydim. Ömür boyu bunun pişmanlığını yaşayacağım. Ömür boyu her gece o ana tekrar gitmek tekrar o cesarete sahip olup o üç saniye boyunca orada durmak isteyeceğim. Çok mu şey istedim çok mu şımarıktım neden hayat bana bu kadar düşman oldu neden benden bu kadar nefret etti? İçimdeki çiçekler birer birer öldü. Yavaş yavaş umudum hayallerim hepsi katledildi. Her gelen benden bir parça götürdü. Kervansaraylar gibi gelen dinlendi eğlendi beni ruhumu yavaş yavaş tüketip yollarına devam ettiler. Onlar bana acımadı bense en çok kendime acımadım onlar beni bir gram bile umursamadı bense kendimi hiçbir zaman umursamadım ve onlar benden nefret ettiler bense en çok kendimden nefret ettim yıllarca. Her zaman herkese karşı merhametli iyi kalpli olan ben bir tek kendime merhametli şevkatli olamadım. Duygularım çalındı zamanla mutluluğum hüznüm gözyaşlarım kahkahalarım hepsini çaldılar benden bana bile bir tek öfkem kaldı. Nefret ettim öfke duydum o yüzden herkese. Kendime bile... İleride beni gerçekten seven olur mu bilmiyorum ama 19 yıldır yalnız prangasından ne kadar kurtulmaya çalışırsam çalışayım olmadı. Sonra dedim ki ' Kızım seni öz baban sevmedi elin adamı neden sevsin? Güzel miyim hayır sevecen miyim hayır neden peki neden sevecekler. Hayallerim yandı hedeflerim kül oldu. Çok düştüm çok kalktım da ama şimdi öyle bir düştüm ki kalkamıyorum istesem de istemesem de. Avuçlarım cam kırıklarıyla dolu canım çok yanıyor ama kimse görmüyor çünkü görmek istemiyorlar bilmek sormak ellerini uzatmak istemiyorlar. Yapayalnız hayata veda edelim istiyorlar kalbimizdeki kırık camlarla onarılmayan parçalarla canımız yana yana bu dünyaya gözlerimizi kapatalım istiyorlar. Neden bu kadar duygusuz insanlar neden bu kadar kör ve sağırlar ve neden bu kadar nankörler. Kendimi feda ettiğin canımdan çok sevdiğim insanlar şimdi beni uçurumdan aşağı itmek istiyorlar çok güvendiğim o insanlar benim ruhumu öldürmek benliğimi yok etmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Bu hayat bana hep acı yanlarını gösterdi hem o tarafta olmamı istedi ve başardı da. Çok arada mutlu oldum ama onun acısını da çıkardı benden. 1 gün musmutlu olduysam kahkahalar attıysam mutluluktan havalara uçtuysam 10 gün bu mutluluğun bedelini ödedim her gülümsememin üstüne daha çok acı çektim. Gülmeyi unuttum, sevmeyi sevilmeyi unuttum, yardım etmeyi yardım istemeyi unuttum, ağlamayı üzülmeyi unuttum, beni insan yapan tüm özelliklerimi unuttum ben nedenini hiçbir zaman bilmeden yaşadım ve bir ömür de öyle yaşayacağım. Bu hayat bu insanlar benim benliğimi aldılar benden karakteri mi aldılar ruhumu öldürdüler ve hayatlarına hiçbir şey yapmamışlar gibi devam ettiler işte o an umudumu kaybettim ben bu hayata bu insanlara karşı ve işte o an gördüm yılka atlarını özgürce bozkırda sonsuzluğa dört nala koşan yılka atlarını ve o an anladım ne olursa olsun ne yaşarsak yaşayalım umudunu kaybetmeden yolun sonunu bilmeden nereye gittiğini bilmeden uçsuz bucaksız bozkırda özgürce dört nala koşmanın ne kadar huzurlu hissettirdiğini. Bu hayattan ne öğrendin diye sorsanız bana insan olmanın en ağır yük olduğunu ve bir yerden sonra bu yükün taşınamayacak kadar ağırlaştığını söylerdim herkesin çıkar uğruna asıl benliklerini unutup her şeyi herkesi sildiklerini derdim. Sadakati, sevgiyi, merhameti, şevkati, güveni unutup şeytanla anlaşma yaptıklarını en acı şekilde öğrendim... Vesselam
Bölüm 1
Yalnızlık Prangaları
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.