Herkesin okula başlarken bir hevesi olur değil mi?İlkokula başladığım günü hatırlıyorum da, başlangıçtaki o heves devam ettikçe yavaş yavaş bir hayal kırıklığına dönüşmeye başlamıştı.
Ben İdil,babam bir cerrahmış.Çıktığı ameliyattaki hastayı kurtarmayınca,hastanın yakınları babamı öldürmüş.Bunu duyan annem ise"Ben onunla parası için birlikteydim!"diyerek beni evimize en yakın yetimhaneye bırakmış.Ben kırkımın çıktığı andan üniversiteyi kazanıp,yurta yerleşene kadar yetimhanede kaldım.Yetimhaneyi müteahhitten bile daha iyi biliyorum.
Babamın katilinin kısa bir süre içerde kalıp,sonra salındığı bir yerde babamın hakkını savunmak için şuan hukuk okuyorum ve bugün okulumun ilk günü.
Odada istediğim yeri kapabilmek için iki gün erken yerleştim ve gerçekten diğer okulların kampüslerine kıyasla daha iyi bir kampüsü vardı.
İlk günden sıkı tutmayacaklarını söyleyen öğretmenler ilk günden yedi sayfa yazdırdılar.Oda arkadaşım olan Asya"Bu sıkı tutmadıkları hal ise biz yandık."dedi.Hızlıca beraber yemekhaneye göz attık ve yemekleri beğenmediğimiz sonucuna varıp döner yemeye gittik.Fiyatların ucuz olması içime bir kurt düşürmedi değil.Dönerin son lokmasını ağzına atan Feride"Bu döner değil başka bir şey bence."dedi.Bunu duyan Leyla"Bunu son lokmayı ağzına atmadan önce düşünecektin."dedi.Aniden Feride kusarak masayı kusmuk banyosu yaptırdı.Koşa koşa hastaneye gittik çünkü tek kusan Feride değildi.Asya ve Leyla ise Feride'yi yanlız bırakmamak için onlarda kusmaya başladılar.Ne kadar sadık bir arkadaş grubu değil mi?Tek kusmayan ben mi kaldım derken hastanede staj yapan bir hemşirenin üstüne kustum.Büyük ihtimalle staj bitmeden istifa edecekti.O kadar rezil olmuştuk ki.Doktor iğne yaptığında rahatlayacağız diye rahat bir nefes alacağımız zaman zehirlendiğimizi ve midemizi yıkayacaklarını öğrendiğimizde nefes almadan soluğumuz kesilmişti.
İşte bu da okulun ilk gününün laneti.