Bu bir Aşk hikayesi değil bu bir drama değil canavarların olduğu bir fantastik de değil kılıçlarla silahlarla savaşlar yok.
Bu ne diye soracak olursanız bu bir Dost hikayesi...
{Arkadaşlar okurken lütfen daha altı yaşında olan bir Çocukun dilindenokuduğunuzu unutmayın.}
2005...
Bugün İlk okulumun ilk günü. Ben niye mutsuzum? İki gün önce daha çok mutluydum ve heyecanlı.
Bir hafta önce...
Annem son ördüğümede tokayı takınca hızla önünde kalkıp aynaya koştum.
İki yanımdan Örükler'le çok tatlı olmuştum,
Bir hafta sonra okula başlıca bunun için ayrı bir de kırtasiye alış verişi yapmaz bunun için ayrı bir de Örüklerim çok güzel olmuştu ve Babam iki gündür Anneme bağırmıyordu. Bunlar için çoooook mutluyuummm.
Yerimde zıplayarak Anneme koştum. Yanaklarına öpücük bırakarak kapıya koştum. "Anneee, Hadi çıkalım, hadiii."diye bağırdım kapıyı açarken.
Annem koşarak yanıma gelip "Kızım dur bi, kırtasiye bir yere kaçmıyor ya bu ne heyecan."dedi nefes nefese.
Kapıyı açıp Ayakkabılarımı giymek için oradaki taşa oturdum. Anneme döndüm merakla "Anne?"dedim "Efendim?"dedi oda yanıma gelmiş ayakkabısını giyinen Annem.
Taşı işaret ederek "Bu ne?"diye sordum. Annem kafasını parmağımla işaret ettiğim taşa çevirdi. Suratına bir gülümseme yayılırken "Heeem, O."dedi merakla ona bakan suratıma baktı "Eşik, Kapı eşiği o."dedi gülümseyerek. Ayağa kalkıp Annemin elini tutarken "Eşik ne demek ki?"diye sordum.
Annem kırtasiyeye gidene kadar Eşiğin ne olduğunu anlatmıştı, neden eşik dediklerini ama pek bi şey anladığım söylenemezdi. Büyüyünce daha iyi anlarsın demişti kırtasiyeye girerken.
Üzerin de Taş Devri Ailesinin olduğu bir çanta görerek oraya koştum. Annem "Kızım dur düşeceksin!"diye seslenerek çantaya yapışmış şimdi de Annemin yanına koşuyordum.
En sevdiğim çizgi filmlerden di. Annemin yüzüne sokarak "Anneee, Annee bunu alalım lütfeeen, bunu istiyom."dedim.
Annem "Nerden aldın bakiyim o çantayı?"diye sorunca hemen aldığım yeri gösterdim.
Oraya gittiğimiz de üstün de rakamların yazdığı bir kağıda baktı. Rakamları Annem öğretmişti. Çocukların 3-4 yaşlarında bunları bilmesi gerekiyomuş. Okuma, yazma, Alfabe sayılar ben hepsini biliyom yani tam okuyamasam da hikaye kitaplarımı okuyup geliştiriyorum.
Annemle alış verişimzizi yapmıştık biraz zorlayarak çantayı aldırmıştım Annem pahalı olduğunu söylemişti ama.
Çantam elimde "Anne."dedim dudak büzerek "Abim ne zaman gelicek?"dedim.
Annem yemeğe bakarken "Gelir on dakikaya falan Kızım."dedi. Dudaklarımı daha çok büzerek "Ama Anne sabahtan beri bekliyorum bi türlü gelmedi."dedim "Gelsin saçlarını yolucam onun!."dedim kaşlarımı çatmış sinirle.
Annem bana bakarak gülerken "Ama Anne ben burda sinirleniyorum sen niye gülüyorsun."dedim daha çok üzülerek dizinin üstüne çöküp saçlarımı karıştırdı "Ama çok tatlısın Kızımm."dedi gülümseyerek.
Kaşlarımı çatarak "Ama ben sinirli olmak istiyorum, Sinirli."dedim Ayağımı yere vurarak. "Anne beni Sinirli yap tamam mı Abim gelince. Saçını yolucam onun, oda gülmesin bana."dedim Annem daha çok gülerek Saçımı karıştırdı "Tamam abin gelince seni Sinirli ederim. Yalnız saçları kıymetlileri bilirsin."dedi. Omuzlarımı silkerek "Bana ne, benim de zamanım kıymetli ama o beni bekletiyo sabahtan beri."dedim.
Annem yemeğinin başına giderek "E ama Kızım abin nereden bilsin senin onu beklediğini. Hem Okulu var o yüzden."dedi
"Anne bende mi böyle çok saat okulda mı olcam?"dedim korkuyla.
Annem masaya tavakları yerleştirirken "Hayır Kızım. Sen iki-üç saat kalacaksın sadece okulda. Ama büyüdüğün de sende abin gibi çok saat okulda olacaksın."dedi.
Annemin ayağına sarılarak "Ama Anne ben o kadar kalmak istemiyom, bana ne!."diyerek ağlamaya başladım.
Annem ayağına dolanmış ellerimi açarak dizi üstüne çöktü. Göz yaşlarımı sildi "Kızım büyüdüğün de elbet ayrı kalacaksın bizden. Her zaman ben, Abin Baban yanın da olamayız ki. Biz gideceğiz elbet bu hayat senin ve tek kendi ne bel bağla. Kimseye bağlanma çünkü tek sen varsın.
Şimdi anlamsız gelir belki bu sözlerim ama bu hayatta herkes teker teker gider kendinden başka. O yüzden hep kendini sev, kendinin herşeyi ol."dedi alnıma bir öpücük bırakarak. Önüme gelen saçlarımı arkaya itti "Ama bu demek değil ki hiç bir şeyini bize anlatma.








