İçeriğe geç

Acemi Dahi Asker

Bölüm 2 · 4 dk okuma

Acemi Dahi Asker

Bölüm 2

Bölüm 2: Subaylar Toplantısı

Bölüm 2: Subaylar Toplantısı

Akşam olmuştu.

Gün boyu süren eğitim sonunda acemiler koğuşlarına çekilmiş, eğitim alanını kaplayan gürültünün yerini sakinlik almıştı.

Ancak askeri üssün idari binasının ikinci katında ışıklar hâlâ yanıyordu.

Toplantı odasının kapısının üzerinde tek bir yazı vardı.

"Yetkili Personel Dışında Girilmez."

İçeride uzun, koyu renkli bir masa bulunuyordu.

Masanın etrafında taburdaki tüm subaylar ve astsubaylar yerlerini almıştı.

Duvarın arkasındaki büyük ekranda gün içinde çekilmiş eğitim görüntüleri donmuş hâlde duruyordu.

En başta ise Komutan Jason Watson oturuyordu.

Masaya hafifçe vurdu.

"Başlayalım."

Odadaki konuşmalar anında kesildi.

İlk sözü eğitim sorumlusu Yüzbaşı Ethan Brooks aldı.

"Eğitimin ilk günü genel olarak beklediğimiz gibiydi. Yirmi sekiz kişi fiziksel yeterlilikte zorlandı. Dokuz kişi sağlık kontrolüne gönderildi."

Jason başını salladı.

"Beklenen tablo."

Ardından başka bir dosya açıldı.

Bu kez konuşan kişi Binbaşı Richard Hale'di.

Kırklı yaşlarının sonundaydı.

Keskin bakışlı, disipline fazlasıyla önem veren bir subaydı.

Elindeki dosyayı masaya bıraktı.

"Fakat bugün olağan olmayan bir durum yaşandı."

Odadaki birçok kişi hangi konudan bahsedileceğini tahmin etmişti.

Richard dosyayı çevirdi.

İlk sayfada tek bir fotoğraf vardı.

Michael Karter.

"On dokuz yaşında."

"Acemi."

"Resmî kayıtlarda olağanüstü bir askerî geçmiş görünmüyor."

"Eğitimin ilk gününde iki acemiyi saniyeler içinde etkisiz hâle getirdi."

Yan tarafta oturan Astsubay Liam Foster söze girdi.

"İki değil komutanım."

Richard kaşını kaldırdı.

"Lütfen açıkla."

"Üçüncü asker saldırmaya cesaret edemedi."

Masada hafif gülüşmeler yükseldi.

Richard ise hiç gülmedi.

"Eğlenceli olduğunu düşünmüyorum."

Sessizlik yeniden çöktü.

Richard devam etti.

"Görüntüleri defalarca izledim."

"Eğitimsiz biri bunu yapamaz."

"Bilek kontrolü..."

"Eklem kilidi..."

"Denge bozma..."

"Hepsi bilinçli hareketler."

Jason sandalyesine yaslandı.

"Bunu ben de fark ettim."

Astsubay Sofia Miller tabletini açtı.

"İlk yardım raporları da ilginç."

"Hastaneye gönderilen askerlerin hiçbirinde kırık yok."

"Sadece kontrollü eklem zorlanmaları."

"Yani Michael, rakibini sakat bırakmamaya özellikle dikkat etmiş."

Jason gülümsedi.

"Bu önemli."

Richard ise hâlâ aynı ciddiyetle konuşuyordu.

"Tam da bu yüzden."

Masadakilerin bakışları ona döndü.

"Ben Michael Karter'ın hemen sınava alınmasını öneriyorum."

Bir anda oda sessizleşti.

Jason kollarını göğsünde birleştirdi.

"Ne tür bir sınav?"

Richard önündeki dosyayı kapattı.

"Yakın dövüş değerlendirmesi."

"Böylesine kıvrak ve dövüş konusunda yetenekli biri sıradan eğitim programında haftalarını boşa harcamamalı."

Başka bir subay da destek verdi.

"Eğer gerçekten bu kadar iyiyse özel birliklere aday olabilir."

"Ordu böyle yetenekleri bekletmez."

"Kaynağı doğru kullanmak gerekir."

Astsubay Liam ise karşı çıktı.

"Daha ilk günü."

"Çocuğun dinlenmesine bile fırsat vermedik."

Richard sertçe cevap verdi.

"Ordu kimseyi rahat ettirmek için kurulmadı."

Jason sessizce herkesi dinliyordu.

Söz almıyordu.

Bu da odadaki herkesi biraz tedirgin ediyordu.

Sonunda Binbaşı Richard doğrudan Jason'a döndü.

"Komutan."

"Karar sizin."

"Bence Michael Karter yarın resmî değerlendirmeye alınmalı."

Jason birkaç saniye cevap vermedi.

Masadaki sessizlik uzadıkça uzuyordu.

Sonunda derin bir nefes aldı.

"Richard."

"Senin düşüncene saygı duyuyorum."

"Ama ben aynı fikirde değilim."

Richard'ın kaşları çatıldı.

"Neden?"

Jason dosyayı önüne çekti.

"Michael bugün iki kez dikkat çekti."

"Birincisi eğitim performansıyla."

"İkincisi kavgayla."

"Şu anda tüm acemilerin gözü onun üzerinde."

Parmağıyla dosyaya hafifçe vurdu.

"Eğer onu daha ikinci günden özel sınava çıkarırsak ne olur biliyor musunuz?"

Kimse cevap vermedi.

"Daha fazla dikkat çeker."

"Bazıları ona hayran olur."

"Bazıları onu kıskanır."

"Bazıları ise onu alt etmeye çalışır."

Jason'ın sesi her zamanki sıcak tonundaydı ama bu kez oldukça ciddiydi.

"Henüz karakterini tam olarak bilmiyoruz."

"Yetenekli olabilir."

"Ama askerlik yalnızca dövüşmek değildir."

"Disiplin."

"Takım çalışması."

"Liderlik."

"Soğukkanlılık."

"Baskı altında karar verebilmek."

"Bunların hepsi zamanla görülür."

Astsubay Sofia başını salladı.

"Katılıyorum."

Richard ise ikna olmamıştı.

"Yine de potansiyelini kaybetme riskimiz var."

Jason hafifçe gülümsedi.

"Kaçacak değil."

"Bırakın biraz çevresini gözlemleyelim."

"Bırakın insanlar onu tanısın."

"Bırakın ben de onu tanıyayım."

Bu son cümle Richard'ın dikkatini çekti.

"Komutan..."

"Onunla bizzat siz mi ilgileneceksiniz?"

Jason hiç düşünmeden cevap verdi.

"Evet."

"Neden?"

"Çünkü bugünkü kavga sırasında diğer çocukların gözlerinde ne gördüğümü biliyorum."

"Neyi?"

"Kıskançlık."

"Bu bazen yumruktan daha tehlikelidir."

Odadakiler sessizce birbirlerine baktılar.

Jason ayağa kalktı.

"Kararım kesin."

"Michael Karter şu an normal eğitim programına devam edecek."

"Ancak..."

Kısa bir duraksamanın ardından ekledi.

"Onu yakından gözlemleyeceğim."

Richard dosyasını kapatırken hafifçe başını eğdi.

"Emredersiniz komutan."

Toplantı sona erdi.

Subaylar birer birer odadan çıkarken Jason birkaç saniye daha yerinde kaldı.

Masanın üzerinde duran Michael'ın dosyasını yeniden eline aldı.

Dosyadaki kısa bilgiler, gün içinde gördüğü genç adamı anlatmaya yetmiyordu.

Sessiz.

Soğukkanlı.

Kontrollü.

Ve herkesi şaşırtacak kadar güçlü.

Jason dosyayı kapatıp kendi kendine mırıldandı.

"...Senin hakkında bilmediğimiz çok şey var, Michael Karter."

Koridorun ışıkları birer birer sönerken, ertesi günün hem acemiler hem de komutanlar için beklenenden çok daha hareketli geçeceğinin kimse henüz farkında değildi.

Bölüm 2 Sonu

Bölüm sonu

1 yorum