İçeriğe geç

Açelyaların İçinde

Bölüm 1 · 2 dk okuma

Açelyaların İçinde

Bölüm 1

0.1

Bu kitabın texting olduğunu unutmadan okuyunuz.

Bazı yerler cringe, saçma ve klişe gelebilir.

Linç etmeden yorumlarınızı belirtiniz.

Keyifli okumalar dilerim.

Oy vermeyi ve yorum yapmayı unutmayın.

0547*** kişisinden size bir mesaj var

0547***: Selam. (17.38)

Siz: Tanışıyor muyuz? (17.42)

0547***: Sayılır. (17.43)

Siz: Sayılır derken? (17.49)

0547***: Ben seni tanıyorum ama sen beni tanımıyor olabilirsin. Aynı fakültedeyiz. (17.50)

Siz: Belki seni tanıyorumdur, adın ne? (17.53)

0547***: Berkan. (17.53)

Berkan kişilere eklendi.

Siz: Tanıyamadım. Ama aynı fakültedeysek tanışabiliriz. (17.56)

Siz: Beni tanıyorsan adımı bilmen gerek. Adım ne? (17.57)

Berkan: Açelya. (17.57)

Berkan: İsmin çok güzel, kim koymuş? (17.58)

Siz: Ben ismimden nefret ediyorum, kimin koyduğunu boş ver önemsiz biri ve bana Açelya diye hitap etme. (18.01)

Berkan: Peki. Ama açelya çok güzel bir çiçek. Olayın bu tarafından bak. (18.02)

Siz: Benim ikinci bir ismim var ve herkes onu kullanıyor. Sen neden Açelya diyorsun? (18.05)

Berkan: Çünkü Gökçe ismi hoşuma gitmiyor Açelya. (18.07)

İlahi Bakış Açısı

Berkan’ın attığı bu mesajın sonrasında Açelya Gökçe Aksoy’un içinde bir çok duygu belirdi. Herhangi bir insanın, bir yabancıya karşı hissettiği duygular gibi değildi bu.

İnsanlar bir yabancıya karşı şüpheli olurken, Açelya Gökçe böyle hissetmiyordu. Yabancıya hemen ısınmıştı. Hatta bir kere bile şüphelenmiyordu. Belki onunla alay eden fakültedeki bir aptaldı. Çoğu insan belki böyle düşünürdü. Ama Açelya Gökçe böyle düşünmüyordu.

Açelya Gökçe bulunduğu her ortamda dikkat çeken bir kızdı. Kumral düz saçları yüzündeki silik çillerle bir uyum içerisindeydi. Süt kahvesi rengindeki gözleri oldukça güzeldi. Küçük burnu, yüzüne hoş bir hava katıyordu.

Belki ona yazan kişi eğlenmek ve onunla alay etmek için yazmıştı. Ama içindeki ses mantığına değil, hislerine uyması gerektiğini adeta fısıldıyordu.

Onu, bir sokakta başıboş bırakan anne ve babasına bile çok daha şüpheli yaklaşırdı. Ancak bu yabancıyı daha önce tanıyormuş gibi hissediyordu. Açelya Gökçe hep aklına değil kalbine inanmıştı, bu sefer de öyle yaptı.

Yabancının yazdığı son mesaja sinirlenmedi, sadece gülümsedi. Elini saçlarından geçirerek derin bir nefes aldı. Heyecanlandığında hep öyle yapardı. Elini saçlarına geçirir, derin bir nefes alır ve rahatlardı.

Bu mesajı başkası yazmış olsaydı Açelya Gökçe hiç beklemez engeli basardı. Ama içindeki ses konuşmayı uzatma taraftarıydı.

Siz: Peki. Senin başka bir ismin var mı? (18.14)

Berkan: Var, Can. Ama ben Berkan’ı kullanıyorum. (18.15)

Berkan kişisi Can olarak değiştirildi.

Bölüm sonu

2 yorum