|•Eftal Riana🫧|
Pantolonumun paçalarını hafifçe silktim ve Erika'ya baktım. "Diğerleri uzaklaşmadan çıkalım." dedim. Erika başını olumlu sallayıp önden ilerledi. Hızla peşinden ilerledim.
Lavabodan çıktığımızda, halk festivalinin gürültüsü bizi tekrar karşılamıştı. Erika biraz bağırarak "Shou'ya iyi ki şurada bekleyin dedik! Yok olmaları beş dakika sürmüyor ya.. Görebiliyor musun bizimkileri?" dedi.
Etrafa kısa bir şekilde göz gezdirdim. Etrafta yoktular. "Göremiyorum.. Ama," deyip duraksadım. Bir bağırış vardı, festivalin gürültüsünü hafif de olsa bastırıyordu.. Bu Shou'dan başkası olamazdı.
"Sanırım duyuyorum!" dedim.
Erika sessizleşti ve kısa sürede "Ses var görüntü yok.." diye mırıldandı. Başımı sallayıp hızla "Biz onları arayalım, kesin bir şeye takılmışlardır." deyip kızın koluna girdim. Erika alayla "Telefon bulunmadan önce insanlar.." deyince gülümseyip ilerlemeye başladım.
İnsan topluluğunu ite kaka geçiyorduk. İnsanların arasından, adımın endişeyle söylenmesi ile bedenime çarpılması bir olmuştu. Hafifçe geri sendelediğimde bakışlarımı biraz aşağı indirmek zorunda kalmıştım. Aoto büyük mavi gözleriyle, şaşkınlıkla suratıma bakıyordu. Nefes verip ''Sonunda ortaya çıktınız!'' dedim sitemle.
Aoto benim tersime ''Reika'yı kaybettik.'' deyiverdi. Ne? O kadar rahat söylemişti ki gerçek olup olmadığından şüphe etmemek elde değildi.
Erika ''Aklınızı mı yitirdiniz siz?'' dedi ciddiyet dolu bir sesle. Keşke sadece akıllarını yitirmekle kalsaydılar.. Reika'yı da kaybetmişler!
''Aoto umarım şaka yapmıyorsunuzdur!'' dedim endişeyle. Aoto başını olumsuz sallayıp ''Yapmıyoruz. Ama çıkar bir yerden ya.'' dedi. ''Bu kadar rahat olma!'' diye araya girdi tekrar Erika.
Gözlerimi ikisinden ayırıp etrafa baktım. Reika'ya dair bir iz yoktu. Tam tersine, onu aradığını belli eden Shou etrafta dolaşıyordu. Boyu yüzünden pek gözükmese de onu her zaman tanırdım..
''Ayrılıp arayalım!''
Lana'nın ortaya attığı mantıklı fikir ile hepimiz farklı yönlere ayrılmıştık. Reika, boyunun kısa olmasıyla birlikte çekingen de bir kız. Şu an kaybolduğu için bir köşeye tünmüş ağlıyor da olabilir. Küçük arkadaşım..
Burada Reika'nın duracağı ve onu bulacağımızı düşünebileceği bir yer yoktu. Her yere gitmiş olabilirdi. Bu da işin kötü kısmıydı tabii..
Telefonumun cebimde titreşimiyle ürkmüştüm. Hızla cebimden çıkardım. Ekranda isim yerine, büyük harflerle 'Bilinmeyen numara.' yazıyordu.
Nefes verip telefonu açtım. ''Buyurun?''
''Eftal! Reika ben.. Siz Erika ile çıktıktan sonra Shou, Lana ve Aoto birden kalabalık arasında kayboldu. Onları bulayım derken ben kayboldum.. Telefonum da tahmin ettiğiniz üzere tam zamanında kapandı.. Her neyse. Hani havai fişek gösterisi vardı ya?, onun başlayacağı yerdeyiz. Buraya gelin!''
Telefonun karşısından gelen ses, içimi rahatlatmıştı.. Küçük arkadaşımız yaşıyor. ''Tamamdır Rei, bizimkileri alıp geliyorum. Beş, bilemedin on dakikaya orda olacağız. Her kimle isen? orada kalmaya devam edin.'' dedim. Reika onaylayıp telefonu kapattı.
...🎋
''...Reika da birini bulmuş beni aramış. Şu an bulduğu kişiyle havai fişek patlatılacağı yerdeler.'' dedim durumu izah ederek.
Erika hızla kolumu tutunca şaşkın gözlerle suratına baktım. ''Havai fişek gösterisine 9 dakika kaldı! Koşarsak yetişeceğiz!'' dedi hevesle. Gözlerimi kırpıştırarak onayladığım an, kolumu çekiştirip koşmaya hazırlanmıştı. Hızlı adımlara başlamadan, gülerek Aoto'nun koluna yapıştım. Ve sanırım Aoto'da Shou'yu koşturuyordu çünkü Shou beklenmedik bir duruma düştüğünü belirten hafif bir 'Ayol yavaş' çığlığı atmıştı.
Tekrar ve tekrar insanları ite kaka koşmuştuk. Gerçekten şu festivalde itmediğimiz insan sayısı sınırlı!
Havai fişek atılacağı yere vardığımızda olduğumuz yerde kalıvermiştik. Shou ellerini dizlerine yerleştirip hafifçe eğildi ve nefesini düzenlemeye koyuldu. Ben de yorgunluğumu atmak için sert bir nefes verdim. Gözlerimi çevrede gezdirdiğimde, Reika'yı görebilmiştim. Yanında altı kişi vardı. Bu kadar kişi olmasını beklemiyordum ama umursamayıp gülerek yanlarına ilerledim. Beklemeyeceği bir hareketle üzerine atılacaktım.
Reika'nın arkasına yaklaştığımda, aniden Reika'nın yanındaki çocuk arkasını dönmüştü. Çocuğun suratını gördüğümde adeta kanım çekildi. Hayır.. Bu yüz fazlasıyla tanıdıktı. İster istemez duraksamıştım. Yanılma payım yoktu, karşımdaki çocuk da şaşırmıştı. Gözleri ele veriyordu.
Sağlam bir iç çektiğimde arkamdan Shou bağırmıştı. ''Reika! Eftal eşek şakası yapmaya geliyor!''
keşke şaka yapabilseydim Shou..
Reika şaşkın ama gülen gözlerle arkasını döndü. Hızla şaşkınlığımı üzerimden atıp nefes verdim. Zoraki bir gülümsemeyle ''Yürü git Shou ya!'' deyiverdim.
Şu an gerçek olamaz değil mi? Onlarla tekrar karşılaştım, ölene kadar görmem sanıyordum.. Buna rağmen onları sorgulayacağıma arkadaşlarıma çaktırmamak için eşek şakası esprisi yapıyorum? Tanrı aşkına..
Reika gülümseyerek "Boşverin, gelin şuraya da havai fişekleri izleyelim!" dedi. Cümlesi bittiği an beni yanına çekiştirmişti. Reika ve o çocuğun arasındaydım..
Karşımızda duran siyah saçlı çocuk "Tanışmayı Havai fişeklerin bitişine saklayalım.." dedi. Bu çocuğu ben de tanımıyordum. Keşke diğerlerini de tanımasaydım..
Havai fişeklerin atılışıyla kalbim hızla çarpmıştı. Çok tuhaf bir akşamdı ve bunun sadece ben farkındaydım. Arkadaşlarım büyülenmiş bir şekilde gökyüzünü izlerken, ben ise bir şey hissedemiyordum. Yanımdaki kişi bunu tetikliyordu..
...🎋
"Güzeldi." dedi Aoto tekdüze bir sesle. Onun tepkileri, kelimeleri asla abartılı olmazdı. Uzun cümle kurması için bence gerçekten değer verdiği bir şeyi kaybetmesi veya kazanması gerekir.
Gözlerimi gökyüzünden ayırıp Erika'ya çevirdim. "Bittiğine göre, gidelim mi?" dedim. Ortamdan kurtulmak istiyordum. Çaktırmadan bizimkileri kurtarmalıydım!
Siyah saçlı kız elindeki kaykayın tekeriyle uğraşarak "Daha gece yeni başlamıştı." dedi. Hayır, benim için dakikalar önce başlamıştı.
Erika başını sallayarak "Biraz sonra gideceğiz Eftal, boşver. Tanışmaya vaktimiz vardır." dedi gülümseyerek.
Bu sefer araya katılan uzun, kahverengi saçlı esmer çocuk olmuştu. "Bu Jacin, yanındaki ufak ; Jacin'in kardeşi Kira, diğerleri üçüzler. Kahküllü Ryuuji, dağınık Ouzou ve sarı tişörtlü Kota. Ben de Tagi." dedi olayı kısa kesmek istercesine.
Tagi olduğunu öğrendiğim çocuğun sayesinde, düşündüğüm de doğru çıkmıştı.. Biz tanışıyorduk.
Shou atıldı. "Ben de Shou!," deyip ardından Erika'yı işaret etti. "Erika Takatou, yanındaki Aoto, Reika'yı zaten tanıyorsunuz. Kızıl olan Lana.." duraksayıp ardından "Ryuuji, evet! Ryuuji'nin yanındaki de Eftal." dedi hızla.
Gözümün önünde beliren el ile bakışlarımı biraz yukarı kaldırıp yanımda duran çocuğa baktım. "Memnun olduk," sesini alabildiğine kısarak "Riana." dedi iğneleyici bir sesle.
Bunu yapmasının sebebi barizdi. Soyadını az önce söylememişti, fakat buna rağmen ikimiz de soy adlarımızı biliyorduk.
Elimi çekip kimseye belli etmeden üzerimde silkeledim.
|•Erika Takatou🎀|
Yanımda yürüyen Ouzou'ya baktım. "Yani Jacin ve Kira ile kuzensiniz?" dedim sorgular şekilde. Ouzou başını sallayıp "Öyleyiz." dedi.
Ses çıkarmayıp yürümeye devam ettim. Kısa süre sonra, önümüzdekilerin aniden durmasıyla duraksadım.
Jacin "Buradan sonra ayrılıyoruz, evimiz ters tarafta." deyip kardeşi Kira'yı kolunun altına aldı.
Shou bağırarak "İyi geceler," dedi ve ardından sarhoş misali -Tanımasam ve yolda görsem Shou'dan korkardım.- elini kolunu sallayarak farklı sokağa çıkan yola girdi.
Kota sırıtarak "Tam bir manyak." dedi ve o da kendi evlerinin olduğu tarafa döndü. Evleri sanırım Shou ile aynı sokaktaydı. Yolları aynıydı ve yolun çıktığı tek yer Shou'nun oturduğu mahalleydi.
Ouzou hızla "Hadi bakalım, İyi geceler." dedi. Yanımdan ayrılıp kardeşi Ryuuji ile uzaklaştı.
...🎋
Eftal'e baktım. "Sizin ev de bu tarafta," dedim. Eftal başını sallayıp "İyi akşamlar kızlar." dedi.
Reika atıldı. "Gitmeden önce, bize açıklaman gereken bir şey var Eftal?"
Gözlerimi sorgular şekilde kıstım. Giderayak ne oluyordu?
"Neyi?" dedi Eftal gözlerini kırpıştırarak. Reika kollarını önünde birleştirdi. "Hadi ama, bu akşam iyi olmadığının farkındayım. Aklına bir şey mi takıldı?"
Eftal nefes verip "Şu an sırası değil.." dedi sessizce. Reika "Hayır, şu an tam olarak sırası." dedi itirazla.
"Reika, beni düşünmeni ve moralsizliğimi fark etmeni seviyorum fakat bugün canımı sıkan bir şey olmadı. Sadece yorgundum belki de. Ben bile farkında değilim emin ol." dedi gülümseyerek. Daha doğrusu, gülümsemeye çalışıyor gibiydi.
Reika başını sallayıp "Pekala.." dedi. Bu 'pekala', 'daha uygun bir zamanda konuşacağız' pekalasıydı.
"İyi geceler o zaman." dedim gülümseyerek. Reika da Eftal'e iyi geceler diledikten sonra yola devam ettik. Reika'yı ailesi bizim evin önünden alacaktı.
|•Shou Oota🪸|
Yol boyunca, Reika sayesinde tanıştığımız kişilerle sağdan soldan konuşmuştuk. Okulları bizim okul ile çok yakındı. Sadece Kira, farklı bir lisede okuyordu.
"Ee, futbol ile uğraşır mısınız?"
Sorumla Kira duraksamıştı. Kız neşeli bir ifadeyle abisinin kolunun altından kurtuldu ve "Hepsi oynuyor, ve mükemmeller! Bir gün gelip oyunlarını izlemelisin!" dedi heyecanla.
Jacin başını olumsuz sallayarak kardeşini önüne aldı ve elini omuzuna koydu. Kira'nın anlık heyecanı sönmüştü. "Oynuyorduk. Şimdiyse ortada bir takım yok. Dediği gibi, gelip oyunu izleme şansınız pek olmayabilir." dedi konuyu kapatma çabasıyla Jacin.
Kollarımı önümde birleştirip dördüne döndüm. "Biliyor musunuz? Bizim de takımımız dağıldı." dedim ciddi bir sesle. Takımımızın dağılışının üstünden beş hafta geçmişti. Yine de hiçbirimiz futbolu bırakmamıştık. Antrenmanlar devam ediyordu.
"Takımınız mı?"
Konu eninde sonunda Kota'nın ilgisini çekebilmişti. "Siz de mi futbol oynuyordunuz?" diye sordu tekrar.
Başımı olumlu salladım. "Lana hariç hepimiz futbol oynuyoruz. Takımımız, aniden Taren diye birinin ayrılmasıyla dağıldı. Eksik oyuncular yüzünden de düzenleyemiyoruz."
Kota olduğu yerde kaldı. "Yani o ufak tefek kızları da oynatıyordunuz? Hatta yerden bitme sarıyı?"
Gülümseyip başımı salladım. "İster inan, inanma hepsi iyi oyuncular."
Kota omuz silkti. "İnanmayacak değilim. Kaleciniz var mı?"
Nefes verdim. "Maalesef, o da gitti."
Ouzou omuzunun üstünden suratıma baktı. "Bilemiyorum, Oota. Eğer oyunlarımız eş değerdeyse takımları birleştirmeyi düşünebiliriz." dedi ilerlerken.
Ouzou'nun cümlesi bittiği gibi yanında yürüyen yeşil tişörtlü kardeşi, Ryuuji onun kolunu dürtmüştü. Ouzou da kardeşine ters bir şekilde bakmıştı. Arkadaş kaldığımız durumda, onları çözmemiz uzun sürecek.
"O zaman, yarın maçlarımızın kayıtlarını izleyin. Bize de sizin maçlarınızdan kayıt gönderin. İki tarafa da uyarsa, Predators'u canlandıralım." dedim. Jacin gülümseyerek Kota'ya bakmıştı. Kota da başını olumlu salladı. Sanırım kabul edilmiştik?
Önümden ilerleyen Ouzou ve Ryuuji aniden durmuştu. Ouzou elini cebine atıp bana döndü. "Numaramı ve e posta vereyim, videoları yarın atarız. Ayrıca, kale için de çok iyi bir adayımız var. 5 oyuncu say bizi."
Gülümseyip telefonumu çıkardım. Takımı ani de olsa bir şekilde kurtarmıştım. Hem de, eski oyuncularımızdan çok daha iyi olduğunu düşündüğüm özgüvenli beş oyuncu ile.
...🥂📀

