Selamlar 🫠
Üstümdeki gri sweatimi düzelttim . Elimi hızla zile doğrulttum ve bastım. Altay abinin kapısındaydım. Evet , haftasonu olmuştu ve ben burada , kapısındaydım.1 hafta önce deselerdi ki ' Altay abinin evini temizlemeye gideceksin ' büyük ihtimal kahkaha atar , hiç ciddiye almazdım.
Kapı açılınca başımı kaldırdım. Altay abi bir şey demeden kapıyı sonun kadar açıp , kenara çekildi. Bende ayakkabılarımı çıkarıp içeri girdim.
Anneme Zeynebe gidiyorum diyerekten evden çıkmıştım. Normalde çok özenli giyinen ben bugün eşofmanlaydım. Zaten etek ile temizlik yapacak halim yoktu ya .
Altay abi kapıyı kapatınca bana dönmüştü. Gözlerim yüzüne ulaşınca şaşırmıştım. Alnından damla damla terler dökülüyordu. Yanakları ise kızarmıştı."İyimisin Altay abi?" " İyiyim Beliz " kısa ve net cevabının ardından salona geçti evi zaten 1+1 di ve eve girer girmez salonada girmiş olunuyordu .
"Banyoda ihtiyacın olabilecek her şey var , yardıma ihtiyacın olursa seslenirsin " Sadece başımı onayladım. Attığı mesajdan sonra bana fazla soğuk davranıyor gibiydi. Salondaki L koltuğa geçip uzandı. Televizyon açıktı aynı zamanda.
Banyoya gidip dolabı açtım . Tahminimce burda olmalıydı temizlik ürünleri. Ve evet burdaydılar. Yer temizleyicisini bulup çıkardım . Bir yandan da düşünüyordum. O kadar isteyebileceği şey varken neden evini temizlememi istemişti ? Ve ya neden bir şey istemiştiki.
Yer temizleyicisinden biraz vileda kovasına boşalttım . Ardındanda kovayı su ile doldurup banyodan çıktım. Kapıyı kapatıp arkamı dönünce karşımda kollarını bağlmış duran bir adet Altay abi vardı."Süpürgeyi ve bezleri vereyim " dedi . Bende başımı onayladım sadece. Biraz sonra elinde dikey süpürge ve iki tane bezle gelmişti.
Ardından ise elime tutuşturup gitmişti. Bana bezi verirken hâlâ terliyordu . Daha fazla düşünmeden temizliğe koyuldum.
***
"Ev neyseki fazla büyük değilmiş" sesizce mırıldanıp mutfağa son kez baktım. Her yer mis gibi olmuştu ve sadece salonun tozunu almak kalmıştı. Mutfağın tertemiz görüntüsü dudaklarımın kıvrılmasına yetmişti.Elimdeki viledayı kenara bırakıp , bezi alarak salona girdim. Televizyonun üstünde durduğu üniteyi sildim ve kuruladım .
Ben temizlik yaparken bir saat geçmişti ve bu sırada Altay abi televizyonu kapatmış , üstüne bir battaniye alarak uyumuştu. Altay abinin yanından geçerken iyice kızaran yanakları ile yanına vardım. Elim ile yavaşça alnını kontrol ettim. Alnı fazlasıyla sıcaktı. Buna rağmen üstündeki pikeye sıkı sıkı sarılmıştı. Hasta olduğunu anlamıştım ama bu kadar bir ateş beklemiyordum.
Bu haldeyken Altay abiyi bırakamazdım tabikii.Hızla banyoya gidip temiz bir havlu buldum. Havluyu soğuk su ile güzelce ıslatıp fazla suyunu sıktım. Yeniden Altay abinin yanına gelince saçlarını yavaşça elimle yukarı doğru kaldırdım. Saçları yumuşacıktı. İçimden Altay abinin saçlarını düşünmenin sırası olmadığını krndime hatırlatıp , katladığım havluyu alnına koydum.
Altay abi hafifçe yerinde kıpırdansada uyanmamıştı. " İşe yara bu " diye mırıldanıp ayağa kalktım. Hastalığa en iyi gelen şey sımsacık bir tavuk çorbasıydı bana göre. Ve bu küçük evde bir Altay abi vardı . Ona çorba yapabilecek benden başka kimse yoktu.
Buzdolabının üst kapağını açıp bir göz gezdirdim sonunda bir paket tavuk butu bularak kapağı kapattım. Az çok mutfakla jğraşmagı seven biri olduğum için yemek yapmayı biliyordum. Ben çorbayı yaparken ara ara Altay abinin başına gitmiş ve havlunun yerini değiştirmiştim.
Üstündeki battaniyeyi ise biraz üzerinden çekmiştim. Açıkta kalan üst bedeni hızlı hızlı soluklanırken havluyu alnından aldım. Elimi tekrar alnına getirdiğimde ateşinin düştüğünü anlamamla derin bir nefes aldım. Havluyu banyodaki kirli sepetine atıp tekrardan çorbanın başına geçtim.
Kaynayan çorbayla ortalığı güzel bir koku sarmıştı. Dolaptan bir kase alıp çorbayı doldurdum. Ve bir kez daha ortalığı karıştırıp soğuk algınlığı ilacı aradım. Sonhnda bulunca çorbanın yanına bir vardak su ile koydum.
Arkamdaki tezgahtan ekmek poşetini almak için arkamı döndüğümde bir bedene çarpmıştım. Altay abi sık sık inip kalkan göğüsleri ile hafif eğimmiş bana bakıyordu. Aramızda yok denilecek kadar az bir mesafe vardı. Ve hu beni germişti.Ona bakmak için uzun boyundan dolayı hafifçe başımı kaldırdım.
"Gitmemişsin "
Ardından hafifçe geri çekildi. "Hastaydın ve ben haastamı bırakıp gidemezdim" dedim . Ben sağlık bölümü okuyordum zaten . Ve tabikiide hastamı bırakıp gidemezdim .
" Hasta'm"
Dediğim hastam kelimesini tekrarlamıştı. "Hı hı" dedim. Saat 16.50 gibiydi ve bu saatte bile hafif hafif kararmıştı. Kışın etkisi büyüktü tabi havanın kararmasında. Loş ortam sadece dudaklarının kıvrıldığını görebilmiştim.
"Çorba yaptım iyi gelir abi , ilaçlarınla iç " dedim. Biraz emir verir gibi olmuştu ama çok umursamadım. Tezgahın yanındaki uzun tabureye oturdu. Çorbayı brklediğini anlayark tepsiyi önüne koydum. Ve bir iki adım ötemdeki düğmeye basıp , ışığı yaktım.
Önce derin bir nefes alıp ardından bir kaşık ağzına aldı. Gözleri bu sırada kapanmıştı. Ayakta tezgaha yaslanmış onu izliyordum.Çorba tabağını bir çırpıda bitirdi. "Ellerine sağlık çok güzel olmuş " dedi. Gülümseyerek önünden kaseyi aldım. "Afiyet olsun . İlaçlarınıda içersen sabaha bir şeyin kalmaz Altay abi " dedim. Arkamı dönünce bir şeyler mırıldandığını duymuştum. Ama tam anlayamamıştım.
Kaseye su tutup makinaya koydum.O sırada Altay abide ilacını içip boş bardağı uzatmıştı. Bardağıda makinaya koyup ellerimi yıkadım. "Başımda durmana gerek yoktu Beliz . İşin varsa" dedi. Hem teşekkür etmiş , hem de bunu demişti. Bir şey demeden ona bakıyordum.İçinden bir şey demek gelmemişti. Bana bakıp oturduğu tabureden kalktı ve yeniden karşımda dikildi.
" Mesajıma cevap vermedin " Dedikleriyle mesaj meselesini hatırladım. Bana Ufuk ilr aranda ne var demişti. Benim ile arasına dağlar kadar mesafe koyup bu soruyu sormuştu. Omuzları silktim."Seni ilgilendirmediğini düşünerek cevap vermedim " dedim.Gözlerini açıp kapayıp dilini dudaklarında gezdirdi. Gerildi belliydi.
"Beni ilgilendirmeyecek bir şeyler var aranızda yani" hâlâ Ufuk ile aramda bir şey olduğunu düşünüyordu. Ve hâlâ kendini bunu sorabilecek konunda görüyordu. Eskiden olsa sorabilirdi ama şuan değil. Onun peşinde abi , abi diye dolaşırken beni zamanında kendinden itmiş , son günlerde ise tekrar kendine çekiyordu. O zamanlar iki yıl olmadığı süre boyunca benimle konuşmuş dönünce ise benle konuşmayı kesmişti .
Öz abim ile onu aynı kefeye koyan ben ölmeyen abimin yasını tutmuştum bir süre. "Aranızdakiler brni ilgilrndiremez ... Doğru" demişti. Siniri sözlerine ve hafiften yükselen ses tonundan belli oluyordu."Neden acaba ?" Diyerek bende çatılan kaşlarımla ona baktım. Ortalıkta bir ileri bir geri adımlayıp bana döndü. "Nedenmiş acaba?"
Derin bir nefes aldım. Neden olduğunu gerçekten anlamamışmıydı , yoksa şakamı yapıyordu. Benden uzaklaştığı için yanına gittim . "Zamanında abim olduğunu hafızandan sildiğin içindir " dedim. Bana afaallayarak baktı ama çabuk toparlandı. Konuşmaya devam ettim."Mahalleye geri döndüğünde karşımda artık öz abimden ayırmadığım Altay abim yoktu !Sadece Altay abi vardı !? Sen beni kardeşlikten çok çabuk sildin. Yersiz ve sebepsiz ,o yüzden şuan sana hiç bir şey açıklamak zorunda değilim "
Benimde sesim yükselmişti.Eli ile yüzünü sıvazladı. "Yersiz ve sebepsiz olduğunu kim demiş Beliz" sesini normal tutmaya çalışıyordu. "Söyle sebebini bileyim" dedim. Tekrardan eliyle yüzünü sıvazladı. Belki o sebebi öğrenirsem ona hak verecektim. Belkide kırgınlığım geçecekti. Ve ya sadece ben onu affetmek , tekrar eskisi gibi olmak istiyordum.
"Senin bilmemen gereken bir sebep " diyerekten arkasını döndü . Salındaki sehpahanın üstündeki sigara paketine uzandı . Altay abinin yanına varıp elindeki paketi aldım. "Hastasın bari bugün içme " dedim. Gözlerime bakıp paketi bıraktı. Paketi bu kez ben aldım. İçerisinden bir dal sigara alıp paketin kenarındaki çakmağı aldım . Ellerime baktı. Ufaktan şaşırmıştı.
"Saçmala Beliz . İçme o zehiri " dedi. " Ben hasta değilim. " dedim. Normalde devamlı içen biri değildim ama bazen ara ara bir iki dal içiyordum. Pencerenin kenarına geçip pencereyi açtım ve ağzımın arasına dalı yerleştirip , çakmakla yaktım. İçime derince çektikten sonra sigara parmaklarımın arasına yerleşti.
"Devamlı mı içiyorsun " arkamdaki ses ile ona döndüm Altay abiye. Normalde asla ve asla abimin yanında içmezdim. Ama o eskisi gibi öz abim gözüyle baktığım biri değildi. Sadece yaş farkımız dolayısıyla abimdi bdnim gözümde. " Hayır , bazı zamanlar " ardından . Tekrar içime çekip bıraktım. "Abime söylemezsin umarım " dedim.
Bir anda gelen deli cesareti ile şuan karşısında sigara içsemde , abime derse bu cesareti bir daha gösteremezdim büyük ihtimal. " Şuan söylemem Ebliz ama bir daha şu zıkkımı içersen , gerçekten söylerim" dedi. Biten sigarayı söndüğünden emin olduktan sonra aşağı attım.
Bana dediğini yapmış evini temizlrmiştim ve işim bitmişti şimdi ise evime gitmem lazımdı. Arkamı dönüp kapıya gittim. Hemen montumu ve çantamı alıp giyindim. Altay abinin bakışlarını üzerimde hissediyordum. Umursamadan kapıyı açıp ayakkabılarımı giydim. Ve hızla binadan çıkarak kendimi sokağa attım.
Sonunda içinde tuttuklarımı Altay abiyede söylemiştim. Rahatlamıştım ancak gerilmiştimde. Şuanki tek isteğim eve gidip duş almak ve uyumaktı.
İsteğim için eve doğru olan adımlarımı hızlandırdım...
***
Selamlaaar
Yorum yapmayı unutmayın 🩵
