Üçüncü sınıf öğrencisi olarak okula dönmeden önce üç gün tatilim kalmıştı. Hunter ve Jax son sınıfa başlayacaklardı, bu da onlarla geçirdiğim son yıl olduğu anlamına geliyordu. Gelecek yıl onların ortalıkta olmayacağını bildiğim için biraz mutluydum.
İstediğimi yapma özgürlüğüm vardı. Fakat Jax ve Hunter okuldaki hiçbir erkeğin yanıma yaklaşmasına dahi izin vermiyorlardı. İkisi de basketbol takımındaydılar ve takım arkadaşlarından biri bana baktığında bile onları geri çevirmeye çalışıyorlardı.
Alex'e kadar bir erkek arkadaş edinememiş olmamın temel nedeni buydu. İlk öpücüğüm altıncı sınıfta yedinci sınıf öğrencisi Emmanuel Michaels'laydı. Jax bunu öğrendiğinde yüzüne yumruk attı ve ardından Hunter benden uzak durması için onu taciz etti. O zamandan beri, mezun olana kadar erkeklerden uzak durmaya dikkat ettim.
Alex'le Nick sayesinde tanışmıştım. Aynı okula gidiyorlardı ve çok yakın arkadaşlardı. Bizi bir partide tanıştırdı ve önümüzdeki ay birinci yıl dönümümüz olacak.
Hunter ve Jax'e Alex'ten bahsettiğimde tamamen çıldırdılar. Nerede yaşadığını öğrendiler ve onu benden uzak durması için tehdit ettiler. Nihayet ona hayatımı bir şekilde kabul ettiğini göstermem 4 ay sürdü.
Kapı eşiğinde durup Alex'in araba yoluna girmesini izledim. Arabasından inip merdivenlerden yukarı koşarken içim jöle gibiydi.
Tek kelime etmeden beni kollarına aldı ve yerden kaldırdı. Jax'e dair tüm düşünceler aklımdan uçup gitmişti bile. O geri çekilip dudaklarını benimkilere çarptığında dudaklarımda bir gülümseme oluştu.
"Seni özledim." dedim yüzümü geri çekerek. Güneş ışınları doğrudan yüzüne vuruyordu ve gözleri kahvenin en koyu tonlarındaydı.
"Bende seni özledim." dedi ve eğilerek tekrar beni öptü. "Abin nerede?"
"Odasında, Jax ile." dedim ve kalp atışımın sekmesini göz ardı ettim.
"İçeri girmem de bir sakınca var mı, yoksa bana tekrar vururlar mı?" gergince kıkırdadı.
Normalde onun evine giderim ya da dışarı çıkarız ama bu gerçekleştiğinden beri bizim eve girmekten çok korkuyor.
"Sorun değil, onlara buraya geleceğini ve gerekmedikçe Hunter'in odasından çıkmamaları gerektiğini söyledim. Eğer odalarından çıkarlarsa iki hafta boyunca çamaşırlarımı onlar yıkayacak." dedim.
"Seni dinlemelerini nasıl sağladın?" sordu tek kaşını kaldırarak.
"Babam." gülümsedim.
"Evde mi?" sırıttı.
"Hayır." derken dudaklarımı dişledim.
"Hmhm, ilginç."