İçeriğe geç

Abel'in Savaşı

Bölüm 2 · 1 dk okuma

Abel'in Savaşı

Bölüm 2

Bölüm 2 : Bir Yanık Kokusu Alıyorum

Bugün de her gün gibi aynı monotonlukta. Hepimiz işleri bitirdik, yorulduk, dışarda dinlenip kafa dinliyoruz. Babam sallanan ahşap sandalyesinde uyuyakalmış, annemse örgü örüyor. Gerçekten nasıl sıkılmadan sürekli bir şeyler örebiliyor ki? Sanırım anne olmanın getirdiği bazı yetenekler var. İleride Moses ve Frank bir şeyler konuşuyor. Kesin gene saçma sapan hayal dünyalarını konuşuyorlardır. Yok uzaylılar gelseymiş de insanları kaçırsaymış. Yok daha neler! Bir o eksikti zaten.

Canım sigara çekmeye başladı. Annem de örgüsüne baya dalmış gibi görünüyor. Yavaştan kaçayım bizimkilerin yanından.

— Anne! Ben sıkıldım. Biraz dolaşacağım.

— Tamam oğlum.

Yerimden kalktım. Ah, güneş ne de güzel batıyor. Turuncu ve sarı renklerin karışımı gözlerimle oynaşıyor resmen. Odamdan sakladığım paketimi alayım da benim gizli mekanıma gideyim. Aslında Linda ve Frank'ı da çağırırdım da gerçekten üşeniyorum. Diğerleri içmiyor zaten. Onlardan sigara otlanmama da gerek yok zaten, yeni aldım paketi sonuçta.

Bunları düşünürken çoktan evden çıkıp gizli mekanımın yolunu yürümeye başladım. Gizli mekan dediğim de bizim evin arka evlerinden birisi yıkılmıştı da bir odası az çok sağlam kalmış, ben de orayı kendi mekanım belledim. Ha tabi arkadaşlarımı da getiriyorum buraya, o kadar da bencil değilim yani.

Çakmağımın gazı da iyice azalmış, bir ara doldurmalıyım. Yaktım sigaramı, oturdum yalnız başıma; işte bu ya, asıl kafa dinlemek tam olarak bu. Gözlerimi kapattım, gözlerim bile ağrıyor yorgunluktan; gerçekten iyi yorulmuşum odun işinde. Bir saniye, bir koku alıyorum. Yanık kokusu. Saçımı falan mı yaktım acaba? Gözlerimi açtım, hayır saçımı falan yakmamışım. Ama hala bir yanık kokusu alıyorum. Koku köy tarafından geliyor. Bir saniye, köy mü? BİZİM KÖY, BİZİM KÖY YANIYOR!

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.