... Bir yaz günüydü herkese haber verildi askere adam lazımmış hepimizi topladılar ve askerlik görevim basladı.
İlk aylar çok güzel geçti savaşta öndeydik sonra karşı taraf bir müttefik kazanınca her şey değisti kaybetmeye basladık o sıralarda bende savaşta yaralandım ağır olmadığı için yarama oradaki hemşireler den biri baktı hayatımda gördüğüm en güzel ve tatlı kızdı ona aşık olmuştum arda sırf onu görmek için yaralıların olduğu çaadıra gidiyordum galiba o da benden hoşlanmış olacak ki o da sürekli bana bakıp gülümsemeye başladı.
Gizli gizli buluşmaya başladık bir gün cadırın arka tarafında buluştuğumuz sırada on başı geldi kızı Şehriyar'la beni yakıştırmayacağını düşündüm ama öyle ilmadı zaten görüsmelerimizden haberdarmıs ve bize savaştan sonra evlenmemize izin verdi .
Ardan bir kaç yıl gecmişti ve artık Şehriyar'la evliydim ve bir çocuğumuz olmuştu adını Abdülrezzak koyduk ama Abdülrezzak doğumundan kısa bir süre sonra savaş tekrar patlak verdi gitmek zorunda kaldım orda iken cephede yaralandım ve bana bakmaya kızıla saclı cok güzel bir kadın geldi o an benim için dünya durdu . Kadın kızıl saçlı yeşil gözlüydü konuşmaya basladık artık savaş sırasında kendime bilerek zarar verip onun yanına gidiyordum artık Şehriyar'ı unutmuştum bu kıza odaklanmıştım tamamen bir gün cephedeyken bir seslenme duydum orda kızıl saçlı kız duruyordu ona dönmemle vurulamam bir oldu hemen cebimden günlügümü çıkardım bu benim son sözlerim lütfen bu günlügü bulan eşim Şehriyar'a versin ...
