İçeriğe geç

Abanoz Kanatlar

Bölüm 1 · 3 dk okuma

Abanoz Kanatlar

Bölüm 1

1.Bölüm

Mermilerin isimleri yoktur ama eğer olsaydı muhtemelen içlerinden biri benim ismimi alırdı ya da benim gibi esmer tenli birinin ismini metal suntalar ayaklarım üşütüyor ve hafifçe kenara doğru yalpalayıp bileklerimi kaynaştırılmış akik taşlarını gizlemeye dikkat ederek otobüs durağından daha iyi bir manzara elde edebilmek için boynumu uzatıyorum tüm gece boyunca uyumayıp içimde iliklerime dek işleyen buz gibi gün batımına ihanet edercesine güneşin doğuşunu seyrettim bir esneme hissi boğazına dek geliyor ama ciğerlerim içime derin derin hava çekmeyi reddediyor Tasha her an sırtında büzgülü batik çantası ve mor renkli kabarık tüylü bir kılıfı olan telefonuyla dışarıya çıkabilir taşa her zaman uyuya kalır ama bugün geç kalmayacak bugün olmaz o da muhteremen bugün neyle yüzleşeceğini bildiği için benim gibi uyuyamamıştır bugünün anlamını zihninde canlandırmak zorunda kalmıştır Bir seneye ver bugün annemiz verandasında vurulup öldürüldü hiçbir açıklama yapılmadı hiçbir soruşturma yapılmadı yalnızca kan acıyor ve bir sürü gözyaşı vardı çok fazla gözyaşı o günden beri taşra ve ben varız birbirimizden ayrıldık farklı yerlerde yaşıyoruz ama bugün öyle olmayacak bugün küçük kız kardeşim yalnız olmayacak gözlerime bir şeyler batıyor kasası levrek dolu olan bir araç etrafa son ses ismini hatırlayamadığım bir rap müzik şarkıcısının sesini yayarak tangır tungur yanımdan geçiyor burada kalamayacak olsam da geri dönmüş olmak güzel derin bir iç geçiriyorum ama omuzlarım çökmüyor aksine daha da dikleşiyor inşaat işçileri kamyonlarından aşağı inerek caddeye dağılıyor ve sokağı canlandırıyorlar çalan çanlar dikkatimi dağıtıyor kitinin peruk mağazası bugün ne kadar da erken açılıyor böyle iki bina aşağıda parlak zincirleri kapüşonlu kazakları ve çuval gibi kot pantolonları içindeki oğlanlar birbirlerini elleriyle çakıp tek kollarıyla sarılarak muhabbette başlıyorlar zencilerin benim youtuber lanet olası sokak benim ailem komşularım teyzelerimdir matematiksel bir anlamı olamayacak kadar çok sayıda kuzenim var önünüzde bir aile şeceresi olsa bile mantıklı bir şey şekilde bu işin içinden çıkamazsınız tüm sokak benim ailem bu böyledir işte böyle olmak zorundadır ama aileler bile sır saklarlar giysimin kollarını yukarıya çekiyorum arkama yaslanıp kapüşonumun başıma çekiyorum ve yüzüm gölgeler içinde kalıyor birilerinin beni nerede olduğunu konusunda sorguya çekip şaşırtmasın istemiyorum bazı şeyleri açıklanmayacak kadar gariptir ve benim geçtiğimiz sene boyunca olduğum yuva diye adlandırmaya zorlandım o yer çok ama çok garip derken duyduğum düzensiz sesler dikkatimi çekerek oturduğum yerde dönmeme neden oluyor kalabalığın ayak sesleri hafif pırtılara dönüşene dek başım eğik kapşonumu da başımda tutuyorum derin bir soluk bırakıyorum dizim hala titriyor saat 6 kardeşim okula otobüsle gidiyor çünkü okula yürüyerek gidemeyeceği kadar uzak ve evdeki herkes vızıldayarak yanan her sokak lambaları henüz sönmeden işe gitmiş kardeşim her an kapıdan çıkıp onun için basamağı bıraktım hediyeyi bulabilir tehlike bu kadar büyük olmasaydı onu kendim vereceğim hediyeyi ev halkının bildiği kadarıyla ben bir sene evvel ortadan kayboldum muhtemelen hepsi Bir yerlerdeki bir ıslah evine kapatıldığını düşünüyordur bu doğru değil ıslahevine iki kez girdim bu benim için çok fazlaydı annem toprağa girmeden önce evimden alıp götürülmek içimi buz gibi bir zeminde uyumaktan daha çok acıtıyor ve beni alan p** kurusu Tashayı geride bıraktı ne büyük saçmalık safkan değil o demişti adam Tasha ile annelerimiz aynı babalarınız farklı onun tüm sokağın ailemiz olduğunu evimden koparılıp nereden geldiğimi unutamayacağımı anlatmaya çalıştım bu işler böyle yürümez ama adam bunu anlamadım çünkü buralı değildi Ben yuvamı asla ardımda bırakamam ama adam bunları dinlemedi bir kez buradan ayrıldığın zaman bir daha geri dönemezsin asla dedi açıklama yapmadan senenin 364 günü boyunca da dönmedim ama taş ve bugün yalnız olmayacak bugün yanında ben olacağım ona bu hediyeyi bırakmak bu saçma kurallarını ihlal etmek anlamına gelse de tavşan hatırladığımı bilecek saç buklelerimi kapüşonumun içine sıkıştırıyorum bileğimdeki saatin dokunmatik ekranı kaydırıyorum ekran etrafa donum mavi bir renk yayarak ısınıyor henüz kahvaltı vakti bile gelmemiş ama bu Houston sıcağı şimdiden patavatsız bir şekilde kendini göstermeye başladı bile 6'yı 5 geçiyor Hadi kızım gittiğim yeni yuvamda edindiğim tek arkadaşım olan Bri'ye Tasha'nın hediyesini bırakıp onu okula gönderdikten sonra buradan hemen çıkacağıma söz verdim burayı bana karşı çıktı ama yine de kimse tarafından fark edilmeden ve şiir kullanmadan buraya gelip geri dönebilmem için bana bu yanıltıcı saati yaptı

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.