- ynden -
dunku ciftlesme seansından sonra digerlerinin yaninda cok utangac davraniyordum... ozellikle chan. chan da nedense hicbir sey olmamis gibi davraniyordu, nedenini analyalayamiyordum....
bugun de pek normal gecmemisti. bunlarin hepsi beni kucuk dusurmek ve utandirmak icin her yolu deniyordu....
—
"agalar," diye basladi minho. digerleri ona dondu. ben ise telefona bakmaya devam ettim.
"gecen gunku gibi bir sey yapalim."
"d ve c yi mi diyorsun?" dedi seungmin. basini sallayarak onay verdi minho.
"ne var aklinda peki?" minho hafiften siritti.
"su bizim kizi bir gun boyunca her seye evet demeye zorlaya-"
minho daha cumlesini bitiremeden odanin ici kahkalarla dolmustu. anlasilan bu fikir hoslarina gitmisti. ben ise bunu duyar duymaz minho'ya donmustum. duymadigimi falan mi dusunuyordu? hem ben neden oyle bir sey yapacakmisim ki? minho'ya kafam karisik bir sekilde bakarken o da bana bakti ve tekrar konustu.
"var misin?" yutkundum ve sesimin kendimden emin bir sekilde cikmasina ozen gosterdim.
"neden bunu yapayi-" dag ayisi sozumu kesti.
"chan ile arani yapariz. dogru duzgun yuzune baktigi yok. ne dersin kucuk kiz?" kucuk kiz mi? kucuk kiz mi?!
bir dakika- chan ile arami mi yapacak?! chanin yuzume bakmadigi dogruydu... bunu belki lehime kullanabilirdim ama bana ne yaptirabileceklerini de az bucuk tahmin edebiliyordum...
"ee ne diyorsun?" diye sordu minho merakla. digerleri de hala dusunmekte olan bana bakiyordu.
"ben... ne yaptiracagina gore degisir."
"ooo, buna bir seyler olmus." diye fisildadi hyunjin jeongine. jeongin de himlayarak onay verdi.
minho kizin cevabi uzerine kucuk bir kahkaha patlatti.
"oyle mi? merak etme, sana eziyet etmeyecegiz. cani degiliz sonucta. bize guvenebilirsin." guvenmek mi?
kiz bunun ustune birazcik daha dusundu ve beklenen o cevabi verdi.
"peki tamam o zaman..." minho da dahil digerleri zafer icinde tepkiler vermeye baslamislardi.
"iyi secim. o zaman... hmm... bir fikri olan var mi beyler? neyle baslayalim?" digerlerine donerek sordu minho.
"baslangic olarak bence basit seyler uygun ya." dedi felix.
"bencede." diye katildi jisung.
"madem oyle... felix, gorevi sen ver."
felix mi? civciv felix mi?
"harbi mi lan?"
"harbi lan." dedi minho alayla.
"oyleyse cok sanslisin yncim~" diye uzatti felix. yncim mi?? onu bana sadece chan diyebilir!
"yncim falan? agir ol bakalim felix hanim." diye atildi jeongin. felix ise jeongin'e bakis atmakla yetindi.
"ver su gorevi artik amina koydugum." diye bikkinlikla cikisti seungmin felix'e. felix sabir dilercesine ic cekti.
"tamam, tamam," diyip yn ye dondu. hafif bir bir siritmayla,
"gangsters wife soyle." demesiyle beraber oda tekrar kahkahalarla doldu. sanirim bir sarkidan soz ediyordu ama neden bunu bu kadar komik bulmuslardi..?
"ANANİ SİKEYİMPAUAHGSJXBSUALCN" diye anirdi minho. onun guldugu pek gorulmezdi...
"...o ne ki?" diye sordum cekingenlikle. felix'in siritisi daha da genisledi.
"ben size demistim cahildir bu diye." diye asagiladi changbin. felix ise tekrar konustu.
"bir sarki. elindeki telefondan bakarsin anlarsin yncim benim~"
dedi dalga gecerek. ben ise artik alistigim icin bir sey demedim. zaten normalde de demiyordum...
"oglum sen kit misin? kiza soyle seslenme aq." dedi jeongin.
"niye? kiskaniyor musun yoksa?" diye kiskirtti seungmin. ben ise telefonumdan bahsi gecen sarkinin sozlerine bakiyordum.
"siktir git."
"sakin." diyerek jeongin'in sirtini patpatladi hyunjin. jeongin ise sikintiyla nefes verdi.
o sirada hala sarkinin sozlerine bakan ben utanc icerisindeydim... idol olmanin yaninda ingilizcemizin de iyi olmasi gerekiyordu.
"sey..." diye baslayip telefonun ekranini felix'e gosterdim.
"bu sarki mi?"
felix basini salladi.
"baslat bakalim sovu."
gerginlik ve utanc icerisinde bogazimi temizledim ve basladim...
"hey miyo, its mi egen, ay hev biin tiraying tu kol yu olredi fayf seks ta-"
odanin ici bir kez daha kahkalarla doldu.
"KİZİM SEN SAKA MİSİN AMİNAKOYAYİMFGUWKSBDOSMC"
siks diyecekken gerginlikten yanlislikla dilim surctugu icin baska bir sey soyleyivermistim... git gide utancim daha da artiyordu. jisung bile guluyordu...
"n-neyse neyse, sen devam et." dedi seungmin hala hafiften kikirdarken.
yeter.
chan artik umurumda falan degil. bunlara daha fazla katlanmak istemiyorum. ezik gibi gorunmek istemiyorum.
bir sey demeden elimde telefonla ayaga kalktim ve odadan ciktim...
- yazardan -
yn odadan oyle cikinca digerleri ilk birkac saniye saskinlikla birbirlerine baktilar. sonra tekrardan gulustuler. jisung disinda.
"onu resmen zorbaliyorsunuz arkadaslar."
"e yani? kabul eden kendisiydi." dedi minho. seungmin ve changbin de ona katildi.
"gecen gunku gibi oldu yine. su sushi olayinda da boyle gitmisti." dedi hyunjin.
"aman neyse, ugrasamayacagim." diyip yerinden kalkti jeongin.
"hayrola? nereye?" diye sorguladi hyunjin.
"odama, nereye olacak hanimefendi?" dedi jeongin. siritti
.
"onumuzde ciftlesmeyin." dedi seungmin gozlerini devirerek.
"kiskanma bebe. senin yok diye anca agliyon." dedi jeongin.