- ynden -
ben yn, skz'in 9. üyesi. ben bu gruba büyük bir umutla ve sevgiyle giridm. üyelerle iyi anlaşacağımu umarak girdim... Ama hiç de öyle olmadı. bu sigirlarin hepsi mi sıkıntılı olur? olmaz (?). (hyun hariç). ben de sorunu kendimde aramaya başladım... onlara karşı gayet kibardım, iyimserdim... diye düşünürken dank etti. acaba performanslarımı mı beğenmediler?
- dün -
yine dans mans üzerinde çalışıyordum. ama bu sefer tüm grupla beraber. ben üzerinde çalışırken diğerlerinin bana olan bakışlarını görebiliyordum...
(içlerinden)
changbin: napıyor la bu dalyarak
seungmin: imdat
bangchan: ehem.. sıkıntı yok... karıysa devam aga
minho: yapacagın işi sikeyim.
hyunjin: bu niye burda amık
felix: aga bune
jeongin: ben daha fazla dayanamıcam.
jisung: kötü gününde heralde.
(konuşarak)
changbin: bacım naoıyorusn amına
seungmin: su içmeye gidiyom gelen?
bangchan: ...geliştirebilirsin
minho: ne zaman biter bu saçma dans.
hyunjin: aynı ortamda bulunduğum kişiye bak ya
felix: iğrenç.
jeongin: yok
jisung: *bişey demez*
bunları duymama rağmen performansıma devam ettim, birkaç dakikaya oda boşalmıştı... o kadar mı kötüydü?
—
chan ile beraber yemek yiyordum. sushi yiyorduk. onun tabağına baktım ve bitmiş olduğunu gördüm. ben onun tabağına baktığım sırada chan benim tabağımdan bir sushi kapmıştı bile.
"ne yapıyorsun??" deidm kafam karışmış bir şekilde. o ise bana tek kaşını kaldırdı ve konuştu.
"biraz nazik olamaz mısın?" diye yanıtladı.
"ne?" ne yaptım ki?
"kusura bakma c-canım b-benim, bugün gerçekten yoruldum da." ben ona boş boş bakarken arkadan minho konuştu.
"diyor ki senin sikim sonik performanslarına o yemek fazla bile." göz devirerek söyledi.
"n-ne..?" minho bu sefer derin bir iç çekti.
"diyebildiğin tek şey bu mu? hem beleşe yiyor hem de hesap soruyor, aptal karı." ben daha hazmedemeden chan tekrar konuştu.
"minho, işine bak." minho'ya dönerek söyledi.
minho bir şey demeye gerek duymadı, onun yerine hyunjin söz aldı.
"kusura bakma ama öyle. biraz daha çalış." hyunjin'in yanında oturan jeongin de bana onunla aynı bakışı atıyordu.
cevap vermedim ama diğerlerinin de söylendiğini duyabiliyordum... çok geçmeden tabakta kalan az bir şeyi de bitirip kalktım ve odama gittim...
- jeonginden -
"yaptığınızı beğendiniz mi?" dedi jisung. fazlasıyla.
"çok konuşma jisung. tırnağım olamayacak yarramın başı gelmiş benimle aynı yemeği yiyor. siktir ordan."
"yani evet, haklı. ne diyim?" dedi hyun.
"jisung sen bu kafayla çok yaşayamazsın söyleyeyim." diye tekrar konuşmaya katıldı minho.
jisung bıkkınlık içerisinde iç çekti.
"ne yaparsanız yapın, gerçekten." dedi ve o da siktir oldu gitti.
"karı yoksa ben de yokum." diye mırıldandı chan. kulaklığını alıp müzik dinlemeye başladı. onun bu hareketlerine alışık olduğumdan dolayı siklemedim.
