"O gün gökyüzü benim için ağladı."
26/11/2016
Bağrışma sesleriyle yavaş yavaş gözlerimi aralım. Yataktan doğrulduğumda sesler daha da netleşmişti. Evet yine annemle babam kavga ediyordu. Her zaman olduğu gibi yine kulağımı iki elimle kapatıp yorganın altına tekrar girmek istedim ve sesler kesilene kadar oradan çıkmamak... annem her zamankinden daha fazla bağırıyordu babam olduğundan çok daha öfkeli gibiydi ters giden başka bir durum mu vardı? Fakat bu sefer ne kadar korksamda endişe duysam da içimden bir ses gitme diye haykırsada annemin çığlığına kayıtsız kalamazdım. Küçük adımlarla kapıya doğru ilerledim odamdan dışarıya çıktığımda seslerin tam olarak nereden geldiğini anlamaya çalıştım alt kattan geliyordu. Korku tüm bedenimi sarmıştı. Yavaş adımlarla merdivenden indikçe sesler daha da artıyordu. En sonunda merdivenin sonuna geldiğimde odalarının kapısının aniden açılmasıyla yerimden sıçradım. Annem "bırak beni! " diyerek babamın elinden kurtulmaya çalışıyordu. Babam annem her haykırdığında saçlarına daha çok asılıyordu ağzımdan bir hıçkırık koptu gözlerim dolu dolu onları izliyordum korkuyordum yaklaşmaya "Ya bana da birşey yaparsa" Babam tam yanında masanın üzerinde olan bıçağı farketti ve aldı ne yapacağını anladım ne kadar hayır! Diye bağırarak babamın yanına koşsamda geç kalmıştım. Annem yerde kanlar içinde ben şok içinde yerdeki kana bakarken hiç beklemediğim bir şeyi yaptım ve en sonunda elimde kanlı bıçak yerde yatan tek bir beden değil iki beden elimde ise... Babamın kanı, dışarıda haykırırcasına gürleyen gök, çakan şimşek ve sert bir şekilde yağan kasvetli yağmur. O gün yağmurun kasvetli son bulduğunda gökyüzü rengarenk olmuştu. Gökkuşağı çıkmıştı ortaya aynı karanlığın sonunda ışığın var olması gibi ne çok severdim gökkuşağını içinde barındırdığı o huzuru... İşte o gece bitti benim sevgim yok oldu huzurum çünkü o gün gökyüzü ne kadar renkliyse benim ruhum o kadar kararmıştı...