Ellerinde poşetler ile dondurma almışlardı. Ateş 'in haberi yoktu aslında onun cüzdanından ödemişlerdi. Ateş 'in gizlice cebinden alarak , yani malum olarak Asya ısmarladı . Yani Ateş öyle biliyordu,bu sayılırdı ama yani normaldi demi ;
Yürüyerek gitme kararı almışlardı , geziyorlardı hep beraber Asya , Utku eline sarılmıştı adeta . Ne kadar sempatik görünüyorlardı. Gerçek cesur bir çift gibi ... Ama Nevra ve Ateş ise her şeyi gizlemeyi seçenlerden mi olacaktı? Buna izin vermezdi Nevra . Ateş minik bir göz attı. Ama Ateş onun yerine dalgın dalgın batmak üzere olan gün batımının manzarasını izliyordu. Aynı Nevra 'nın sabaha kadar şafak vaktini beklediği gibi...
Gecenin sonunda ise en beklediği gün ise Ateş 'in doğum günüydü ama Ateş onu en son 5 yaşında iken kutlamıştı. Ve bir daha asla kutlanmamıştı. Ama lisede ona yapılan kutlamayıda asla unutmamıştı. Tekme atmışlardı yüzüne Ateş 'in kafasına attıkları sütleri hatırlamamak Ateş için mümkün değildi.
O gün bir " Budala " olduğunu anlamıştı. Ama ağzından çıkan tek şey ise " Sütlere yazık oldu. " demek oldu... Ama o gün eldivenleri ile sakladığı yaraların yanına sekiz yara daha eklenmişti ellerine .
Ve yine hiç bir şey yapmamıştı... O bir BUDALA 'ydı . Zorbalık gördüğünü kimseye söylemedi. Ama Filiz bunu görüyordu. Kurtarıyordu bir şekilde ama Ateş yalnızken bir hiçti. Sadece bir BUDALA bu kişinin doğum günü kutlaması bile insanları bırakın kendine bir hakaretti.
Ama eve girdiklerinde hepsi çubukları çöpe atmıştı. Nevra ise aylar önceden hazırladığı hediyeyi kutulamıştı gizli saklı. O anda Utku hafifçe kravatını koltuğa savurdu.
Ateş 'in garip bakışlarına maruz kalmıştı. Ateş ise hemen üzerindeki ağırlık yapan takım elbiseyi çıkarmalıydı . Tam anlamı ile bunalmıştı.
( NEVRA ANLATIMIYLA)
Utku o sırada çoktan eşofmanları eşliğinde oturmuştu koltuğa. Asya ise yüzündeki makyajı çıkarmaya çalışıyrodu. Bize ayarladıkları misafir odasından sesi geliyordu. Utku ise çoktan zaten her şeyi hazırdı. Ateş ise ne yaptığı ile ilgili gram fikir yoktu aklımda.
Acaba takım elbiseyi çıkarmış mıydı !? Ben o sırada misafir odasına yönelmiştim. Öncelikle elbisemi çıkarıp normal bir ev elbisesi giymiştim. Hemde kedi desenli çok tatlı.
Makyajımı dahi çıkarmadan direk Ateş 'in odasının kapısını çaldım. Hiç yakından inceleme şansım olmamıştı. Adettendir kapıyı üç kez çalmış olacağımdan hemen beni anlamıştı.
" Gir ! Kızıl Tilki 'm . " dedi gülerek kapıyı araladım ve yüzüne baktım.
" Mirheba. " dedi gülerek, gerizekalı mıydım acaba ? " Merhaba ! " demeliydim .
" Gelsene yanıma ." dedi gülerek. Yanına hafifçe oturdum ve omzuna kafamı yasladım.
" Nasılsın ? " dedim ilk olarak .
" İyiyim sen ? "
" Güzel gibiyim ."
" Ne gibi mi !? Sen güzelsin ! Prenses gibisin . "
" Saçmalama şapşik. " dedi gülerek.
" Buarada odan mükkemel.Tarkan posterleri falan. Çok güzel . " O anda yanağına minik bir buse kondurdum .
" Teşekkür ederim. " dedi gülerek.
Yavaşça doğruldum ve oda da bir taraftan bir tarafa koşmaya başladım. Heycan ile ona bir şeyler anlatıyordum. Dalmış gitmiş gibiydi gözleri koyu kahve rengi bir deniz gibiydi. Çektikçe içine çekiyordu.
Karadelik edası ile ...
...
( YAZARIN ANLATIMIYLA) 2 saat sorna ...
Asya aralarında ilk uykuya dalan olmuştu. Sorna Utku ve devamı gelmemişti. Ateş ve Nevra 'nın uykusu yoktu.
Nevra Asya ile oturduğu misafir odasından sıyrılmıştı ve minik ve sesiz adımlar atarak. Mutfağa gelmişti. Üzerinde firil firil esen bir elbise vardı.
Bir yaz akşamı huzuruydu. Bahar kapıyı açmış Nisan ayına çok yakındı...
Nevra mutfağın yanına tünemişti. Pencereden uzun uzun dışarı izledi birde orada yeni doğmuş olan yavru kediyi...
O anda sırtında hafifçe dokunan iki parmak hisseti.
" Sende uyumadın? " dedi gülerek sevgilisinin yanağına bir öpücük kondurdu.
" Evet uyku tutmadı. " dedi gülerek. O anda bu sefer yerinden kalktı Ateş.
" E , bende acıktım. " dedi minik buzluktan yemeğini alırken , klasikti zaten yaprak sarması.
" Al , sevgilim . " diye haykırdı neşeyle . Ama o anda bir yüz daha belirdi solgun suratla uyku mağduru bir şekilde içeri giren Utku. Ve onun yanında en az onun kadar normal görünmeyen müstakbel eşi sultanı Aysa .
" Sarma versene Ateş. " diye esnedi. " Biz hiç bir şey görmedik buarada . Siz role devam edebilirsiniz . " diye bu sefer resmen anırarak esnedi .
" E , şey ... " diye atladı Nevra ama bu sefer Asya kesti . " Hayırlı olsunda , şey beni gecenin köründe bu saatte kaldırmanıza gerek yoktu Utku Bey ! " diyerek atarlandı Asya .
" E , siz şimdi ... "
"Kapa çenini Utku! " diye haykırdı tekrar Asya , Utku ise suskunluğa gömüldü.
" E , hadi tamam tamam konuş sen ! " dedi bu sefer gülümeyele .
" E , siz sevgilisiniz ."
" Yok nişanlı olacaklardı. Gerçi beklenir ."
" Valla söylecektik. "
" Tamam biz algıladık. " dedi Utku masaya oturup . "Bana sarma verin !" diye haykırdı.
" Al eşek ." dedi gülerek Asya ...
...
( ATEŞ ANLATIMIYLA)
Dün gece mükkemel geçmişti. Sabah sabah kendimi yastığıma ait hissediyordum. Normal bir gün gibiydi. Ama dün gece anlamadığım şey bu kadar hızlı basılmaktı. Tek kelime dahi etmemiştik şu sevgililik mevzusu üzerine...
Kitapçıya gidecektim bugün haftada bir gün gidiyordum. Zaten bugüne o kadar meraklıda değildim. Kafamda 8 koli süt patlatıpmasına göz yumcak bir budalaydım.
Kendinize aynada baktığınızda ne olduğu belli olurdu. Yara deşe , ruhsuzluk...
Ağaçların arasından kitapçının önüne gelmiştim. Mesaim başlamıştı.
...
( NEVRA ANLATIMIYLA)
Yumurta falan fila çarpıyorum çünkü ben bir işsizdim. Alt tarafı sevgilime bir doğum günü süprizi hazırlıyorum güzel bir pasta ve vanilya kokusu yayılıyordu. Ateş'in en sevdiğinden cevizli havuçlu kek . Mutfakta ben vardım .
Utku süs eşyası almaya yollamıştım . Asya ne kadar onaylamasada. Asya ise yanımda sarma sanıyordu. Tabi Utku 'ya bunu yaptığımızı söylemedik. Anamıza okurdu.
Asya o anda gözlerini bana dikti.
Ve o kritik soru sorulmuştu bana doğru.
" Kanka siz nasıl sevgili oldunuz ? "
" Efendim !? "dedim sanki duymamışım edasıyla , sahte bir sima vardı yüzümde . Asya yavaş kozunu bulduğunu anlayıp kendini geri çekti.
" Dedim ki ! Nasıl sevgili oldunuz !? " dedi bu sefer alt dişlerini sıkarak dudaklarını kenara çekti .
Ona Alaçatı Çarşısı Gecesini anlatmalı mıydım ki !? Ama ben bir gerizekalı olduğum için şakırdamaya başlamıştım.
" A ,yani olay Alaçatı Çarşısı 'nda oldu? "
" Ne zaman !? "
" Sizin meyhane akşamı ."
" He , evet çocuğa açıldın demi !? "
" Eh yani öyle sayılır ."
" Derken !? "
" Öpüştük yani . " dedim saçlarımı kaşıyarak . Asya 'nın minik bir bakışına maruz kaldım . Fazla net bir cevaptı . Asya 'nın açıkçası yüzü buruşturup buruşturmamak arasında bir ifade vardı.
" Nerenden öptü peki !? "
( ASYA ANLATIMIYLA)
Açıkçası bunu niye sordum bilmiyorum. Nevra ile konuşmayı çok severdim. Hele ilişkilerimizin gidişlerini birbirimize anlatırdık. Ama bunu uzun zamandır yapmamıştık.
...
Ben bir villada yapıyor, Nevra anlatıyor ben cevaplıyorum. Birde eşimi bekliyorum. Çünkü eşim biraz çılgındır kendisi .
...
( UTKU ANLATIMIYLA)
Elimde poşetler vardı. Üzerimde canavar kostümü ile eve koşuyordum. Açıkçası , Asya 'ya tavşan kostümü almıştım. Nevra 'ya tilki malum Ateş için Nevra bence başka kostüm giyemezdi.
Biliyordum sevgili olacaklarınıda biliyordum. Ben gözlerden okurum. Biliyordum her şeyi ben biliyordum.
Ateş 'e ise bir odun veya köstebek kostümü alacaktım. Ama bulamadığım için ayı kostümü almıştım, bir sürü süste almıştım .
.
( NEVRA ANLATIMIYLA)
Her şey hazırdı kek dolapta Asya viladayı bitirmiş. Tüm yemekler hazır .Utku 'yu bekliyoruz . Ateş 'i alacaktım kitapçıdan. O anda Utku tam anında kapıdan hızlıca geçmişti.
Üzerinde yeşil canavar kostümü vardı. O anda mutfakta kıçının tam üzerine düşmüştü.
" Ya Utku ya ! Buraları yeni sildim ! "
" Özür dilerim karıcım. "
" A , ne kızacağım sana !? "
...
( ASYA ANLATIMIYLA)
" Haydi gençler süslemeye başlayın ben Ateş'i alacağım. " derken Utku ile ikimize bir bakış attı. Üzerimdeki tavşan kostümüne baktı uzun uzun .
" Bana almadın demi Sarma Canavarı !? "
" Aldım sana namı değer Kızıl Tilki. "
" Anladım ne aldığını ! Ben sevgilimin yanına gidiyorum ve onu getiriyorum."
Utku hafifçe yutkundu.
" O dünden razı zaten ." dedi sırıtarak.
Üzerinde kendi ördüğü kıpkırmızı bir bluzu vardı. Altında kot şort giyiyordu . Bir ay öncesiden hediyesini hazırlamıştı...
...
( YAZARIN ANLATIMIYLA)
Ateş , koltuğa yayılmıştı bile o anda beklemediği bir süpriz ile karşılaşmıştı. Onun tüm yorgunluğunu alabilecek tek şey gelmişti.
Nevra Günöz ...
" Sevgilim." diye bir anda koşmaya başladı ve onu bir anda kitapçının önünde resmen havaya uçurdu. Ayakları yerden kesilmişti. Filiz depodaydı.
" Ya Filiz var Ateş . " diye mırıldandı Nevra .
" Onun zaten yeni sevdiceği var zaten ." diye mırıldandı Ateş ." O eski grubuna geri döndü. "
" He öyle mi !? Peki o zaman. "
Ateş sırıtarak bu sefer bağırarak.
" Filiz ben çıkıyorum sevgilimle . Benim mesai bitti demi !? "
" Evet bitti. Bende zaten birazdan bizimkiler ile şu yeni parkın oraya gideceğiz ! "
" Görüşürüz. "
" Görüşürüz Ateş mutlu yıllar ! " diye bağırdı. Nevra 'nın belini kavaramıştı bile Ateş asla bırakmazdı. Sonunda ileri ileri ilerliyorlardı.
" Ateş beni indirir misin ? " dedi gülerek. Ateş yavaşça Nevra'nın damarının biraz daha uzak bir noktasına bir yumuşak buse bıraktı.
" Fazla yapış yapış mı görünüyoruz ?"
" Rahat ol sevgilim. Artık herkes her şeyimizi biliyorlar , saklayacak bir şey kalmadı. Hem herkes böyle. Ama sen rahatsız oluyorsan tabiki bırakabilirim. İlişkinin ipleri sende güzellik. " dedi ve kollarını salıp nazikçe yere özenle indirdi .
" Gelsene bir . " dedi Nevra , yanağı yine bir öpücük kondurdu Nevra .
" Hani yapış yapış olmayacaktık!? Küstüm. " dedi kollarını bağdaş yaptı. Ama Nevra hala bir şey anlamamıştı.
Bu adam ne ara bu kadar iyi sargı kullanabiliyordu. İnsan taşıyor , kitapçıda kitap satıyor...
" Kelebek mi oldun sen!? " dedi ve burnunu sıktı. Ateş ilk defa 25 Mart 'ta bu kadar mutluydu. Kafasına 8 koli süt patlatıpmasını geçin. Ona şefkat gösteren 3 kadim dostu, onu çok seven güçlü 1 kız kardeşi , ve iyi kalpli ninesi vardı.
Eve gidiyorlardı Ateş düşüncesine düşünce katıyordu. Bugünü sevmeyenlerdendi ama Nevra olunca her şey daha güzel oluyordu.
...
( YAZARIN ANLATIMIYLA) 1991
Tamamına 16 yaşına basacaktı Ateş. Sınıfta herkes çıkarken o Nevra'nın çıkardığı sözleri notalara aktarıyordu.
O anda Cenk 'in yanına geldiğini hafif göz ucundan görmüştü. Hiç bulaşmaya değmezdi. Deniz 'in çevresi hiç güvenilir olmazdı. Cenk onun en büyük yandaşlarından biriydi.
Cenk elini sertçe Ateş ve yanında oturan Filiz 'in sırasını vurdu. Kalın bir sesi vardı , adeta gürlüyordu.
" Hey , akşam buluşmaya karar verdik bir kişi eksiğiz. Sen gelsene ! Hem duyduğuma göre doğum gününmüş! "
" Evet ama siz beni sevmezsiniz ki !? " dedi Ateş mırıldanarak. Onun yerine Asya , Utku ve Nevra ile buluşmayı tercih ederdi.
" Sana çok çektirdik. Senden özür dilemek isteriz. "
" Peki . Nerede ? " dedi heyecanla , diş telleri ile sırıtarak.
" Şu tarafta ki duvarın orada buluşuruz ."
" Peki. " dedi heyecanla tekrar .
Cenk ise Ateş heyecanla koşarken arkasından bir kahkaha patlattı.
...
Üzerine en mükemmel giysilerini giymişti. Ama olan müdahale pek öyle değildi.
" Evet gençler! İşte Eldivenli geldi ! " diye bir bağırdı küçümser bir nida ile Deniz .
Ateş bir şey anlamamıştı. "O zaman hediyemizi verelim biz demi gençler !? "
" Nereye gideceğiz !? "
" Hiçbir yere gitmiyoruz . Çök bakalım ! " dedi Cenk .
Eşkiya gibi bir topluluklardı. Ellerinde 8 koli süt vardı. Onlara yazık olacaktı şimdi.
" Neden ya ! " diye haykırdı Ateş , aralarında en cüseli olan kişi Ateş serçe duvara fırlattı. Ateş süt dökmüş kediye dönmüştü. Gerçek anlamda...
" Aaa, sen süt dökmüş kediye mi döndün ? Döneceksin GERÇEK ANLAMDA. " diye fısıldadı Deniz .
Vuruyorlardı, bu nasıl bir adaletti !?
" Pastayı verelim mi gençlerr !? "
O anda ise sekiz koli süt dökmüştü kafasına. Elleri, yüzü her yeri yıpranmıştı.
" Sütte yazık oldu ." tarzı bir şey fısıldadı Ateş...
" Gençlerr ,hadi budalamız kendine baksın ! Senin doğum gününü mü kutlayacağımız sandın gerizekalı ! "
O gün eve koşa koşa gidecekti.
...
( NEVRA ANLATIMIYLA)
Eve girer girmez Ateş'in gözleri kocaman olmuştu. Utku konfetiyi patlamaya çalışıyordu . O anda şak diye Asya 'nın yüzüne patlamıştı.
" Ya Utku!? "
" Özür dilerim karıcım."
" Ya ona mı diyorum !? Keşke güllü olandan alsaydın! "
" Peki alırım sorna sana ! "
Ateş donup kalmıştı.
" Abi yaa odun kostümü bulamadım ayı aldım. Nevra sende tilki kostümünü giy ! "
O günkü gibi değildi tansiyonu her şeyi batırmak istemiyordu, o gün gibi olsun istemiyordu. Nevra en hızlı kostümü giyen olmuştu. Kostüm zaten polardı ve genişti.
Ateş ise giyindiğinde hepsi birden ona sarıldı.
" Parti başlasın ! "
" Vihuuuuuuuuu!!! " diye haykırdı Utku.
✨️❤️BÖLÜM FİNALİ ♥️✨️
EVET BÖLÜM GAYET GÜZELDİ BENCE . RAMAZAN BAYRAMIMIZI TÜM YÜREKTEN KUTLUYORUM. ..♥️ ✨️

