İçeriğe geç

4NOTA

Bölüm 34 · 5 dk okuma

4NOTA

Bölüm 34

HER ŞEY ORTADA 1999

...

( YAZARIN ANLATIMIYLA) ( 1992 )

Hayatları sıkıcı eden insanlardan bıkmıştı artık Nevra , kimlerden mi bahsediyoruz !? Tabiki yılanlardan, yani saçma salak akrabalarından ...

Yine ama yine , evlenme mevzusu ...

Artık başının etini yemek yerine ,resmen parçalamaya başlamıştı. Fark ediliyordu , fark edilmesine , rahatsız olduğu ailesi tarafından ama kime ne ki onun hissleri sadece bir hiç ...

Ama bazen hiçlik bile bir döngü yaratırdı insana ...

Ama gittikçe anormallik yaratıyordu insana ...

Eski nesil şöyle düşünürdü .

' Evlenirsen Kurtulursun ! " Bu cümle yalandı . Annesi ne kadar Nevra 'nın yanında olamasada babası engelliyordu , kızına destek çıkıyordu . Sırf kızı için tüm gün 2 işte çalışıyordu.

O zamanlar reşit olma yaşı 21 'idi , Nevra 'nın belki en sevmediği yaşlarından biri olacaktı 21. yaş daha yıllar vardı gelmesine ...

Ama su gibi geçen zaman , ateşin sıcaklığını söndürüyordu.

Ateş her sorduğunda ise geri çeviriyordu Nevra hiç bir zaman cesaret edemezdi. Onu sorgulamaya :

" Senin neyin var Kızıl Tilki!? " diye düşünüyordu, bazen sesli bazen sesiz ...

Kendi ruhu ile beraber ...

Asya ve Utku ise tamamen bambaşka evrenlerdeyken. Onlara hep ayrıydı aslında ama bu hataların gelecekte düzelmiş olması umut ediliyordu .

...

( NEVRA ANLATIMIYLA )

Kapıda beliren sima Merak 'a aitti , son derece dalga geçercesine bakıyordu gözlerime , biraz daha ve biraz daha " Yeter ! " diye bağıracaktım adeta . Ben sevgilim ile bir gün geçiremiyecek miyim !? Neyse kendisi en sevdiğim akrabam olduğu için hafif bir müsamaha gösterebilirdim:

" Merak senin bu halin ne !? " diye bağırdım, çamurlu alman malı kramponları, arkasında giydiği abuk sabuk harfler yazan, çakma kirli mavi formasına baka baka .

" Nevra apla , 20 kişilerdi , ben onları 21 yaptım . Ama bir kişi eksik . " diye homurdandı yüzüme karşı .

" Merak ! " diye haykırdı oradan gelen sürece çocuk sesleri ...

O anda kapıya dadanmaya başladılar .

" Su verir misin !? Ablaaaa! Verrrrr ... !?"

" Verinnnn! "

" Ateş ! Su var mı !? " diye haykırdığım an ise herkes sesizleşmesi bir oldu . Bana dik dik bakamaya başladılar. Bir heykel gibi hissediyordum. Herkes tarafından bilinen bir heykel ...

" Sen o sözleri yazan kız mısın !? " diye atıldı bir tanesi arkadan . Mor kazağı ve altında pantolonu ile yine çamur saçarak.

" Evet çocuklar o benim ! "

" Oha , mükkemel bir şey bu ! "

" Teşekkürler. "

Kesinlikle göğüsüm kabarmadı, sözlerim beğenildi. Çocuk deyip geçmeyin onlar zevklidir .

Ve tekrar bir bağırma :

" Sen ve o sevgili mi !? " Önce biraz daha grammerini geliştirebilirdi aslında neyse .

" E,şimdi yalan söylemiyim. Evet. "

Gözleri fal taşı gibi açılmıştı Ateş'in .

Ne yapabilirdim !?

" Tamam . " dediler aynı anda şaşırmıştım. Merak birazdan gülmekten patlayacak gibi ağzını şişirmişti. ' Seni gidi veletimsi canlı '

" Neyse biz yan sokağa gidiyoruz, Merak biraz burada vakit geçirmek istediğini söyledi bilgin olsun . " dedi mavi gözlü çocuk ve gittiler ...

Merak ' tan o anda bir ses duydum :

" Ben dedim size ! Aşıklar , aşık , aşk! "

" Öyle bir şey demedin . "

" A, Ateş aşkımmm ! " diye o anda sesimi taklit etti.

" Kapa çeneni Merak ,beni rezil ediyorsun ! "

" Kızıl Tilki 'im efendim !? "

" Merakkkk ! " diye haykırdı Ateş anında içinden gelen bir korkuyla , saçları ve toka mağduru şekilde , korkuyordu ondan ...

( ATEŞ ANLATIMIYLA)

O anda minik velet Kızıl Tilki 'nin kulağına mırıldandı.

" Yılanlar kafeste ! "

" Hayırrrrr! " diye mırıldandı bir dakika ne oluyordu!? Yüzü ekşimişti kızın resmen ...

" Çoklar mı!? " dedi Nevra anında .

" Hemde sürü . " dedi Merak gülerek. O anda atıldı.

" Şey sevgilim , benim gitmem gerekiyor . " çantasını kavrayarak .

" Tamam yarın ... " diyemeden yanağıma yapıştı.

O anda Merak benim al kırmızısı yanaklarıma dikti Ve ben daha şoku atlatamamış şekildeyken defolup gittiler...

...

( YAZARIN ANLATIMIYLA)

" Ya , Kahretsin çıldıracağım ya ! " diyordu yılanların arkasından, odununu özlemişti özlemesine ama gidiş yoktu .

O anda Nevra annesinin suratını görür görmez ona Nevra ergenlik çağindaki bir manyak ergen gibi baktı. Bu bakış onu özel bakışıydı. Herkes bilmezdi bu bakışı, birine hesap sorulurken bakardı ona , dobra bir kişilikle , yılana yılan , oduna tilkisi olurdu ...

Onu kızdırmak bir suçtu , manyaktı .

Eve girergirmez atmosferi hissetmişti. O zehiri ...

Annesi onu geri çektiğinde onla ilk konuşmak istemişti. Nevra ise mecburi olarak oturmuştu yanı başına , akrabalarının sesi yan odadan yankılanırken ....

Kızının saçlarını okşadı .

" Bak güzeller güzeli kızım . " diye başladı söze , Nevra kötü olacağını düşünüyordu düşünmesine ama beklediği gibi bir şey değildi.

" Sen neden her şeyi saklar hale geldin kızım !? "

" SEN BUNU BİLİYORSUN ANNE ! VE SENDEN BİR ŞEY SAK - LA - MA - DIM ! " dedi son sözlerini hecelerine ayırarak .

" Bak bana kızım son günlerinde biraz garip davranıyorsun , hem seni korumam laz... "

Nevra eliyle yönellti.

" Lazım! " diye haykırdı yüzüne " Sen hep bana bunu dedin ! Ne yapacaklar he söyle !? "

" Bak güzelliğim , bak söz sana kızmayacağım. Söyle !? "

" Anne ne alaka şimdi !?

“ Çok alaka kızım ! “

Kızının bir şey sakladığını biliyordu , kendisi hayatlarını batıran insanlara vermesinden korkuyordu . Karanlık kızının içine bürünmüştü adeta hemde ilk gün , ilk vakit gibi değildi gözleri uzun uzun baktı.

” Anne kızacaksın biliyorum ! ‘Üzüleceksin ‘ diyeceğini biliyorum ! “

“ Neyi biliyorsun !? Kızım artık saçmalama !”

“ Benim sevgillim var ! “

Durdu o anda sesizce bakakaldı , beklemiyordu böyle bir şey …

Merak ‘ ın sesleri yankılanıyordu salondan

Bölüm sonu

3 yorum