
" Bilmem mi ? Bilip bilmemen önemli değil. Ben sana ne dedim ? Onu kırmadığın sürece ,iyi ol yeter.Erkeğin gönlünden kopup aldığı için sevinirler . Ama hediye alcaksında ,o tamamda ekten öyle zorunlulukmuş gibi almamalısın. Tabiki hediye almayı her insan sever .Ama ekten sırf gönlüne girmek için hediye almanın ne anlamı var ? Zaten zamanla öğrenceksin .Merak etme ben yanındayım. Her şeyi bana anlat . Ben senden bıkmam ."
Hafifçe bana baktı.
" Bana niye öyle bakıyorsun İstanbul Beyefendisi nâmı değer Soru Bankası ?"
diyerek güldüm. Ateş'e böyle hitap etmek hayatımda yaptığım belki en eğlenceli şeydi.
Gerçi benim yaptığım ne eğelnecesizdi ki ?
...
( ATEŞ ANLATIMIYLA)
Beni güldürmeyi cidden başarmıştı. Hayatımda gördüğüm en güzel insanlardan biriydi...
...
( NEVRA ANLATIMIYLA) Sabah
Yavaşça yatakta yuvarlanmaya başladım.
" İntikam ! "
" İntikam! " ... diye mırıldanmaya devam ediyordum .
Sonunda kafamda bir ışık doğdu. Kurnazca ,ona bir tilki isem o köstebekti .Tekrar dediğim gibi
" Bir tilki ,bir köstebeğe yenilir miyidi hiç?"
Nevra Günöz'lüğümü kulanıcaktım.
Ateş sabahları hep şu bizim bakkal Metin 'in yanına giderdi. Onu tam orada yakalayabilirdim. Hemen üzerime kıpkırmızı boğazlı bir kazak ve yırtık her zaman giydiğim mom jeans modeli pantolonumu geçirdim.Ve idallı olması için en az benim kadar idallı bir kırmız ruj ve en az intikam planım kadar kusursuz bir sürme çektim.
" Pürüzsüz." diye mırıldandım ve dışarı çıkıp onu aramaya başladım.Aslında biraz oyalandım .Ne kadar o gereksiz yüzü ve karakteri ile karşılaşırsak o kadar iyidi.Onu gördüğüm an ,
...
" Ateş ! " diye haykırdım. Elinde magazin dergisi ve gazetesi ile bana uzun süre baktı. On dakikalık bir bakışmadan sorna ,pis bir sırıtış yapıp el salladı .Beni açıkçası hiç ciddiye almadığı çok belliydi. Ona karşı içimde cidden gereksiz bir nefret besliyordum. Aslında pek gereksiz olduğu söylenemezdi . Sonuçta nefret, aşk en çok benzeyen iki şeylerden biridir. Kalbinizde özel bir sevgi beslediğiniz insan ile nasıl sizi mutlu ediyor ise nefret ettiğiniz insan sizi o kadar öfkelendiriceğine inanıyordum.Ateş hakkında aynı böyle düşüyordum.
" Gıcık ! " diye mırıldandım. Halla aynı tipsizlik, ilk tanıştığım gün olduğu gibi değişim yok gelişim hiç yok . Beyinsiz ,o minik aklı ile beni yenebilceğini düşünüyordu cidden !Yazık .Çok yazık .
" O gülsün bakalım, son gülen iyi güler ! " Birde korsan gibi gözünü bandaj ile korsan görünümü imaji veriyordu . Ateş 'ten beklenen mistik haraketlerdi .Kim bilir yine ne boklar yemişti yine ?
Koştum partisine falan mı gidecekti ?
Birazdan şuradan bir çocuk fırlayıp onu Peter Pan masalındaki Kaptan Kanca sanırsa açıkçası şaşırmam .
...
( ATEŞ ANLATIMIYLA)
Magazin dergim ve gazetem ile yavaşça el salladım. Bazen cidden gerizekalı olduğumu düşünüyordum. Ama kendimi tutamayan bir insandım. Bana karşı beslediği nefret gözlerinden okunuyordu.
Ama buna rağmen:
Onu seviyorum, onu kıskanıyorum ,ona değer veriyorum, aşkımdan ölüyorum , ondan utanıyorum, dokunmaya kıyamıyorum..
Yıllar önceki şarkısı gibi ...
( YAZARIN ANLATIMIYLA) 7 yıl önce
Asya 'nın annesi Ayşen Sezen , Akşama bu dörtlüyü , akşam yemeğine ,ay ev işlerine yardım etmeye çağırmıştı . Utku yemek yapıyor ,Asya oturma odasını siliyor , Ateş tüm odaları bağlayan koridoru süpüryordu. Nevra ise yatak odası temizliyorum bahanesi ile oturmuş söz yazıyordu . Klasik Nevra Günöz kurnazlığı.Ergenliğinde son derce asi ve söz dinlemez bir kızdı.Egosu resmen tavan derecesine ulaşıyordu .Bazen kriz geçirip bu dörtlünün en serserisi olyuordu.
Ateş yavaşça kafasını Asya 'nın odasının kapısından Nevra 'yı dinlemeye başladı.Utku ve , Asya 'nın annesi , Utku ve Asya işlenirken ,Ateş ise her sözü söylediğinde kafasında gitar notalarını oluşturmaya çalışıyordu . Hayran bir şekilde izlemeye devam ediyordu . Ateş ise cidden ergenliğinde herkese gıpta duyan biriydi.Tarkan 'dan tutun Ajda Pekan ' a , Barış Manço 'dan tutun İbrahim Tatlıses ' e hadi ondan tutun Tom ve Jerry çizgi filmindeki Jerry karakterine bile gıpta duyardı.
Nevra 'ya hiç benzemezdi. Asi bir ergenlik dönemi yoktu . Her zaman olgun ve mutlu görünmeye çalışırdı. Ayrıca dış gırünüş olarakta hiç birbirlerine benzemezdi. Hafif kıvırcık saçları , koyu kahve rengi benzeri gözleri ,ağzındaki diş telleri ,ergenlik sivilceleri ile onun imajını oluşturudu.
Nevra ise bebek gibi bir cildi ,dümdüz kızıl saçları , kendisinde tek sevmediği özelik olan çilleri ile Ateş 'e göre gıpta duylacak bir konuma
sokuyordu .Bir yıl önce tanıştığı kıza cidden bir arkadaşı olarak görüp ona resmen hayran kalıyordu .
O sırada Nevra 'nın bakışları yavaşça kapıya doğru yöneldi.O anda Nevra 'nın onu farkettiğin gördüğü an hafifçe yutkundu.
" Şey özür dilerim. Yani rahatsız ettiysem. " gittikçe yakalanmanın utancını hissediyordu." Şey yani özür dilerim ."O anda Nevra ise bu hallerine gülmek dışında başka bir tepki vermiyordu. Kız resmen gülmekten boğulmak üzereydi. Karnına sancılar girmeye başlamıştı.Ama yüzünde tek bir tepkime bile yoktu. Nevra 'ya bir şeye gülerse dışarı aktarmazdı.
" Ne bakıyorsun yine öyle ? "
" Dalmışım . Burada burayı toplaman lazım. "
" Boş ver bir şey olmaz ." Bu rahatlığı cidden bazen Ateş 'i şaşırtırdı. Bazı zamanlarda çok sakin ,bazı zamanda rahatlığı ile insanları kendisine karşı minik bir şok geçirmesine sebebiyet veriyordu. Ama aynı zamanda gıpta duyulurdu . Bunun en büyük örneği :
Kendisine " köstebek diye hitap ettiği Ateş Parlar 'dı . Ne kadar kendisine bunun farkında olamasada.
Ateş hep onu dinlerdi söylerken ,yazarken ,belki en büyük hobisiydi. Saatlerece izler ve sessizce orada durur sanki yokmuş gibi bir eda verirdi . Ona hayrandı . Aşık değildi ama hayatı boyunca görebileceği en yetenekli söz yazarına sahip olduğunu düşünürdü. Hatta bunla övünürdü. Gerçi bu tüm Asya ve Utku içinde geçerliydi. Hatta o zamanlar Selin 'in kafasını onları överek şişirirdi.
Nevra 'yı izleyince hep şu herkesin izlediği İboshow programında hep kendilerini hayal eder ,kendi hayal dünyasına dalardı.Aynı zamanda bununla birlikte birde sahne korkusu vardı. Evet sahne korkusu , bu derece büyümek isteyen bir sanatçıda sahne korkusu biraz garip geliyordu. Kimseye söylemeyi sevmez ve bundan son derce utanırdı.
Bunda okulda yaşadıkları , ailesinin ölümü ,kardeşine bakmak zorunda olamsı ,insanların onla dalga geçeceğini düşüncesi ,asosyal bir çevre gibi nedenler yüzünden onda bir sahne korkusu vardı. İnsanlardan, kalabalık ortamlardan ,hatta bazen temastan bile rahatsız olabilirdi . Ama bunları kimseye belli etmezdi .Alaçatı Çarşısı 'ında bu yüzden giriş kısımlarında oturup çalmayı severdi .İnsanlara görünmez sadece onları gözlerdi. Bu kişi tanıdığıda olabilirdi .
...
" Gelesene ,hadi ! " dedi ince ses ile .
" Tamam ."
" E nasılsın ?" diye konuya girdi Nevra.
" İyi sen ne yazıyorsun ? "
" Şarkı ."
" Adı ne ? "
" Neler gördüm ben ? "
" Bakabilir miyim ? "
" Tabi ."Yavaşça elindeki kağıdı uzattı.Ateş ise okumaya başladı :
NELER GÖRDÜM BEN ?
"Dost görünümlü, düşman olur bazen,"
"Düşman görünümlü dost olur bazen, "
"Ne Juliet'ler, Ne Romeo 'lar ,"
"Hepsi geçti ,gitti ,"
" Yalandır hepsi ,"
"En başından beri ,"
" Neler gördüm ben ,"
" Ne kışlar ,ne yazlar ,"
" Ne aşıklar var bu hayatta ,"
"Soğuk havalarda ,"
" Hepsi geçip gider ,"
" Geriye ' Eyvallah ' demek düşer ..."
Cidden şarkıya dokunmaya kıyamamıştı. Sözler onu o kadar kalbinden vurmuştu ki . Belki şuana kadar Nevra 'nın yazadığı en iyi şarkı olduğu düşüncesi kafasında belirdi .
🌹BÖLÜM FİNALİ 🌹
Nasıl bir bölümdü?
Ateş daha önceden Nevra 'ya gıpta duyması sizce normal miydi?
Nevra ve Ateş arasındaki bağlantı sizce kopacak mı ?
Diğer bölümlerde görüşmek üzere, nota gibi kalın iyi günler! İŞTE BİR DENGE HİKAYESİ. 💐💐






