(...)
Sabah olunca güneşin parlak ve sıcak ışığı odaları doldurdu. Kiyora gözlerini hafifçe açtı ve uyanmaya başladı. Yerinde biraz doğrulduktan sonra aklına dün gece yaşananlar geldi.
Kiyora, Zamura'nın mezarını ziyarete gitmek istiyordu. Yavaşça kapının kilidini açıp odadan çıktı. Okulun çıkış kapısına doğru yöneldi ve kapıyı açmak için elini uzattı, kapı kolunu çevirdi. Fakat kapı kilitliydi, açılmıyordu. Kiyora bunu sorun etmedi ve diğer çıkışları da denemek istedi. Fakat her yer kilitliydi.
Kiyora tedirgin bir sesle:
"Ah.. ciddi misiniz.." dedi.
Kiyora sabahları kapıların kilitli olmasını sorun etmedi ve son çare olarak müdürün odasına gidip çıkış kapısının anahtarını isteyecekti. Kimseyi uyandırmamak için sessiz ve yavaş adımlarla müdürlerin odasına gitti, akşam için okulda nöbet tutuyorlardı ve eve gitmemişlerdi.
Kiyora kapıyı çaldı fakat içeriden ses gelmedi.
"Büyük ihtimalle uyuyorlar.. sessizce girip anahtarı alayım.." dedi.
Kiyora kapıyı açtı ve gördükleri karşısında dehşete düştü. Tepki bile veremedi ve hızla geri odasına doğru koştu.
Kiyora odasına girer girmez kapıyı kilitledi, titriyordu ve gözlerinden yaşlar akıyordu.
"Ç-çocuklar, uyanın! H-hemen!"
Başta Yugari olmak üzere sırayla hepsi uyandı.
Yugari şaşkınlıkla gözlerini açtı.
"N-ne oluyor? Neden ağlıyorsun?"
Kiyora gözü dolmuş ve sesi ağlamaklı şekilde konuştu.:
"K-katil! Katil müdürleri öldürmüş!"
Hepsi bir ağzından bağırdı.:
"NE?!!!"
Odada büyük bir sessizlik oldu, herkes birbirine dehşetle bakmaya başladı.
İlk konuşan Yugari oldu.
"Kahretsin!"
Kiyora:
"Ve.. ve tüm giriş çıkışlar kilitli! Bu okulda sıkışıp kaldık! O hepimizi öldürecek!"
Miga'nın gözleri doldu.
"Ne?! Ölmek istemiyorum!"
Siguna:
"Siktir.. Ne yapacağız?"
Ayona:
"Bu okuldan derhal çıkıp gitmemiz gerek!"
Ayona etrafına baktı ve camlara doğru yöneldi. Camları açmaya çalıştı fakat camlar bile açılmıyordu.
"Kahretsin! Açılmıyor!" dedi.
Kiyora:
"Ne yapacağız! Bittik biz!"
Yugari:
"Sakin olun.. eminim bir yolu vardır.."
Tam bu sırada hoparlörden sesler gelmeye başladı. Ses çok boğuk ve kabaydı, kime ait olduğu anlaşılmıyordu.
"Günaydın okul. Bu saatten sonra hepiniz elimdesiniz. Telefonlarınız çekmiyor, giriş çıkışlar kapalı. Bu okulda kaç öğrenci olduğunu sayamadım. Fakat her gün sadece bir öğrenci öldüreceğime göre, sizinle çok işim var demek. Korktuğunuzu hissediyorum. Neden korkuyorsunuz? Sadece size ayak uyduruyorum. Siz bana ne yaptıysanız bende onu yapıyorum. Sizinle işim bitince, güzel bir tatile çıkacağım. Hepinize iyi şanslar dilemek isterdim fakat eğer benimleyseniz şansınız pek de iyi olmuyor. Kötü şanslar, okul."
Hoparlör sesi kesildi. Okulda ki öğrencilerin korkudan attıkları çığlık seslerinden başka ses duyulmuyordu.
Ayona'nın titreyen dudaklarını oynatıp:
"Ş-şimdi ne yapacağız?" dedi.
Yugari:
"Hiç bir fikrim yok.."
Odada büyük bir sessizlik oluştu. Sessizliğin ardından Yugari, Kiyora'ya döndü ve
"Kiyora, kapıyı kilitledin değil mi?" dedi.
Kiyora gözleri dolu şekilde konuştu.:
"E-evet, evet kilitledim."
Yugari:
"... Geriye sadece ne yapacağımızı, bu okuldan nasıl çıkabileceğimizi düşünmek kaldı.."