Eve gelmiş olmalıyız ki Aras beni uyandırdı.
"Şşştt yavru uyan hadi"
"Hıhıı"
"Uyannnnn"
Oflayarak tek gözümü zorla açtım.
"Ne var?"
"Ne var mı? Ne kadarda kabasın"
"Sus ve ne olduğunu söyle "
"Susarsam nasıl söyleyeyim?"
"Söyle artık!"
"Eve geldik."
"Tamam" kalktım ve yalpalayarak yürümeye başladım.
Ayaz kolumdan tutarak. "Kızım önüne baksana"
"Bakıyom işte"
"O yüzdenmi bahçe cücesine çarpıyordun? "
"Kim koymuş bu cüceyi yolun ortasına?!"
"Bağırma."
"Of tamam be."
Kapıya doğru gittik. İçeri girdik. Odama gidip duş aldım. Kendime geldim. Zaman kaybetmeden yattım. En son hatırladığım şey Alaz'ın "Yine saçını kurutmamış, Bu kız beni delirtcek. " demesiydi.
.
.
.
"Şşştt fıstık uyannn." Aras git başımdan.
"Ya daha sabah olmadı"
"Ne demek olmadı. Oldu. Hadi kalk okul var."
"Gitmeyelim" diyip arkama döndüm.
"Bana kalsa gitmeyelim ama Alaz izin vermez."
"Ayzaa hadii." Ses gelmeyince gitti. Kısa süre sonra odaya Alaz geldi.
"Ayza Hanım uyanma vakti efendim."
"Yaa uyumak istiyorum "
"Uyanmazsan başka yollara tevşik edicem."
Omuz silktim. Napabilirdiki?
"AYAZZZ, ARASSS" diye bağırmasını beklemiyordum. Ayaz ve Aras ne alaka kardiş?
"Uyanmıyormu uyuyan güzel?"(Ayaz)
"Uyanmıyor"(Alaz)
"O zaman gıdıklama canavarı" (Aras)
"Hayır" dememe kalmadan evde kahkaha sesleri yükselmeye başlamıştı bile.
"Yaa HAHAH yapmayın" dinlerler mi? Yoğk.
Bi süre sonra bıraktılar. "Hadi kalk okula geç kalmayalım güzelim"(Ayaz)
"Kahvatısa edemedin okulda ediceksin artık "(Alaz)
Oflayıp kalktım. Aras beni kucağına alıp lavaboya götürdü.
Oha uçuyorum.
"Sen hazırlanana kadar okul biter"
"Susarmısın?"
"Bilerek yapıyorsun dimi güzelim?"
"Kesinlike bugün için evet."
"Öyle mi?" Dedi. Tek kaşını kaldırıp.
"Öyle" dedim. Tek kaşımı kaldırmaya çalışarak.
Kesinlikle olmamıştı. Zaten uyandığım tip ile bide tek kaşımı kaldıramamam beni maymuna çevirmişti büyük ihtimalle. Aras ise kahkaha atıyordu.
"Ne gülüyon be. Savaş mı istiyon?"
Biraz daha gülmeye başladı. O sırada aşağıdaki lavaboya gidiyoduk. Gözlerimi kapattım. Bence biraz daha kestirebilirim. Ardından gelen soğuk su ile irkildim.
"Madem savaş istiyon suyu karışma oğlum."
Dedim. Hem Aras'ın kolundan çıkmaya çalışıyor. Hem de rasgele havaya yumruk sallıyordum. Ve evet gözlerim hala kapalı. Bunu yapmamla evde kahkaha tufanı yaşandı. Aras ise en sonunda beni bırakmıştı. Saçımı savurarak çıktım. Okul kıyafetlerimi giyip, aşağı indim. Çantamı omzuma takıp. Yürümeye başladık. Neden okul varkine.
Okulumuz eve yakın olduğu için yürüyerek gidiyorduk. 4 kişilik çete gibi gidiyorduk yolda. Ben ortalarındaydım. Kısa süre sonra okula vardık. 11/B sınıfımıza geldik. Ortadaki sıralarda 3. Sırada Aras ile oturuyordum. Arkada ise Ayaz ve Alaz. İlk dersimiz biyolajiydi. Hadii ama hiç bişey anlamam. Bence biraz uyuyabilirim. Hoca sınıfa geldiğinde hepimiz ayağa kalktık. Günaydın faslını filan geçtik.
Ve hoca ders anlatmaya başladı. Bengü Hoca ders anlatırken ben kafa mı sıraya yaslayıp,gözlerimi kapatmıştım bile. Konu anlatımı bittiğinde zil çalmıştı.
"Ben Ayza'ya tost alıp geliyorum."(Ayaz)
"Bizde gelelim." (Ayza)
"Yok siz durun. Ben alıp hemen geliyorum bitanem"
Kafamla onayladım. Ayaz gitmişti.
"Minik hiç ders dinlemiyosun"
"Ders sıkıcı, anlamıyom"
"O zaman eve gidince hep beraber konu tekrarı yapalım"
"Olamaz, Olmamalı" (Aras)
"Yaaa Alazz"
"Konu kapanmıştır. Eve gidince çalışıyoruz." (Alaz)
Ofladım. Şimdi yetmiyormuş gibi evdede ders çekicem. Ayaz tostumu ve ayranımı getirmişti. Zorla yemeye başladım. Aç değilim kardiş anlamayonuz mu?
"Kız sana o kadar gidip aldım yesene"(Ayaz)
"Ayza o bitecek"(Alaz )
"Ama aç değilim ki"
"Ayza ye"(Aras)
Yemeğimi bitirip,çöpe attım. Sonra Gökçe'nin yanına gittim. Biraz sohbet ettik. Gökçe yakın arkadaşımdı. Bizden bir yaş küçüktü. Görkem bizim ile yaşıttı. Yani Gökçenin abisi. Gökçe ne kadar kabul etmesede. Zil çaldığı için Aras'ın yanına oturdum.
"Bizi sattın kaptan bunun intikamı alınır" dedi Aras yalancı ciddiyetle.
"Sattım mı? Yalana bak. İntikam mı alacakmış. Heh"
"Görürsün" dedi. O sırada Bengü Hoca sınıfa girdi.
"Çocuklar bugün sözlü yapacam."
Herkes itiraz etmeye başlamıştı.
"Hocammm yapmayın etmeyin" (Aras)
"Hocam çalışmamıştık ki. Nolur yapmayın"(Ayza)
Ayaz ayağa kalkıp elleri ile yüzümü tutup, hocaya gösterip.
"Bakın hocam kıymayın bize. Şu tatlılığa bakın kıyılabilir mi?"
"Ayaz yerine otur."
"EyvAllah Ayazcım"
"Bişey değil güzelim." diyip. Anlımı öpüp yerine geçti.
"İlk Aras çıksın" dedi hoca.sessizce güldüm. Aras ters ters bana baktı.
"Hocam Ayza çok yapmak istiyomuş." Şok içinde Aras'a döndüm.
Bu sefer o sırıtıyordu. "Oo Ayza Hanım bu fırsat kaçmaz o zaman. Buyrun."
"Ama hocam"
"Buyrun." Aras'a pis pis baktım. Gıcık.
"Sorumuz 'Ödem oluşmasına neden olan 3 durum' 5 dakikan var."
Ne?
"Iıı lenf kılcal damarların tıkanması"
"Evet. Doğru"
"Doku sıvısının osmotik basıncının artması"
"Aynen diğeri?"
"Diğeri yok hocam"
"Eksik puan alırsın"
"Kaç puan gibi?"
"45 gibi "
"Nasıl ya hocam 2sini yaptım"
"Kalan bi tanesini yapmadın"
"Kalan bi soru 55 puan mı?"
"Sen benimle dalga mı geçiyosun?"
"Estağfurla hocam ne alaka?"
"Tamam geç yerine. Haftaya herkes çalışsın sözlüyü Haftaya yapıcağım." Diyip,gitti.
Derin bi nefes aldım ayol. Bittin sen Aras dersimiz matematik.
Teneffüs zili çaldı. Ben Gökçe'nin yanına gittim.
"Yaa kızım hocayı ne sinir ettin ama. Ayza sayende sözlü haftaya olacak"
"Evet ya. Matematik dersi de kaynayacak"
"Nasıl ya?"
"İzle ve gör" dedim. Sonradan normal konuştuk.
Samet Hoca sınıfa girince bende hemen yerime geçtim.
"Geçen hafta verdiğim soruyu kim çözdü."
Sınıfın inekleri bile elini kaldırmadığına göre bunu Aras yapardı.
"Hocam Aras yapmıştı." Aras bana donmuş bi şekilde bakıyordu. Hoca ise şaşırmıştı normal olarak.
"Halla halla"
"Evet hocam bizde çok şaşırdık. Ben anlamadım baya bi anlattı. Arkadaşlar isterse onada anlatır. Dimi ARASCIM. "
"Aras gel arkadaşlarına anlat bakalım"
Sınıf gümledi.
Bana aşırı sinirli bi şekilde 'bittin sen' bakışı attı.
İçim ürperdi be.
"Hocam aslında canım kardeşim şaka yapmıştı.
Dimi AYZACIM."
"Yoo. Hocam evde şakır şakır anlatıyordu. Utandın mı bakim. Utandın,utandın."
Okul patladı.
Boynunu kütletti. Ölürsem mezarıma Zaten yaşamıyordu sadece gözlerini kapattı yazın.
Abi yapma etme yaw.
"Hocam unuttum ya"
"Hatırlatırız olum gel."
Sınıf tekrardan gülme krizine girdi. Arkamızdakiler zaten gülmekten yerlere yattılar. Ben ise gülmemek için kendimi zor tutuyorum. Aras ayağa kalkıp hocanın yanına gitti.
"Hocam şöyle yapmıştım.. du bi dakika soru ne?"
Bu sefer kendimi tutamadım. Hocada güldü.
"Hiç bişey bilmiyosun dimi?"
"Hiç bişey az kalır. Hiç ama hiç bişey bilmiyorum."
"İyi geç bakalım yerine aslanım. Serbestsiniz."
Hepimiz sevinmiştik. Şimdi merak ediyosunuz Aras bana naptı. Ders bitene kadar söylendi. Ben bunu dinledim mi? HAYIR. Dersin bitmesine 10 dakika kala Samet Hoca konuşmaya başladı. Zaten çoğu kişi ile ilgileniyordu. Tuhaftı sanki bugün.
"Arkadaşlar 2 dakikanızı alıcam. Bugün ders işlemedim. Sizin ile son kez ilgilenmek ve mutluluğunuzu görmek istedim. Emekliye ayrılıyorum. Sizin matematik ve sınıf öğretmeniniz olmaktan gurur duyuyorum. Ve teşekkür ederim. Yarın son dersimizi işleyeceğiz. İlerleyen hayatınızda başarılar dilerim."
Aga ben duygusallaşıyorum. Ağlayacam şimdi.
"Bu arada kimse üzülmesin. Derslerinize odaklanın"
Ama Samet Hocammm. Diğer derslerimiz solgun ve mutsuz geçmişti. Aras ve Görkem bile espiri yapmamıştı. Okul sonrası eve gittik.




