Evet yeni bi güne uyandım. Ve bugün cumartesiydi.
Yuppi okul yok ayol. En iyisi bugün kahvaltıyı benim hazırlayıp dördüzlerime süpriz yapmaktı. Yaşasın hava sıcaktı. Altıma gri eşorfman, üstüme siyah bir t-shirt giydim.
Giyindikten sonra aşşağı indim. Zeytin,peynir,bal,
pekmez,tahin koydum. Bideee benden sakladıkları
çikolatayı koydum. Nerden bulduğumu sorgulamayın. Çok yediğim için saklıyorlar. Yazık bana dimiii.
Evde genellikle bıçak kullanmam yasak. Aynı şekilde ocak ve ateşlede.
Bazen sinir bozucu olabiliyordu. Ama beni sevdikleri için kıyamıyolardı ama olsun.
Şimdi domates ve salatalıkları doğrayıp tabağa koydum.
Ardından yumurta kırdım. Tavayı yavaşça alıp masaya yerleştirdim. Sıra bizimkileri uyandırmaktaydı. İlk kimi uyandırsamm diye düşünürken kararımı verdim. İlk kesin Alaz'ı uyandırmalıydım. Çocuğum beklerdi bizi. Şimdilik
Sonradan Aras'ımı yoksa Ayaz'ımı uyandırsam.
Aras hemen yemeğe saldırır ki ama Ayaz da aç ayıcığım. Tmm bi dk.
İlk Alaz
Sonra Ayaz
En son Aras
Evet kesinlikle bu.
Alazın odasına gidip içeri girdim.
Çocuğum çok tatlı uyuyordu. "Alazzz" dedim.
"Hıı"
"Alazz hadi uyan."
Ses gelmedi. Ama Nedennn. Uyansana koca bebek.
Eğilip yanağından öptüm. "Gözlerini açta günüm aydınlansın aslan yelleli saçlım. "
Neyseki boş yapmamı , boş kelimelerimi seviyordu.
Sırıttı. Saf saf çocuğum.
"Allah Allah" dedi. "Hadi kalk artık size kahvaltı hazırladım."
"Ooo hanımefendi çok sağolun."
"Bişey değil beyefendi."
"Bende şimdi yumurta kırarım. Domates keserim."
"Ben yaptım onları" dedim. Kaşları çatıldı.
"Ateş ve bıçak kullanman yasaktı diye hatırlıyorum sence? "
"Ama size süpriz yapmak istemiştim."
"Süpriz yapman için yasakları çiğnemen gerekmiyo Ayza Hanım. "
"Ama-"
"Aması falan yok Ayza!"
Niye bağırıyoduki? Sadece süpriz yapmak istemiştim. İstemsizce gözlerim doldu. Bana bağırmazlardiki. Aniden kapıdan Aras ve Ayaz belirdi.
"Noluyo?" Dedi Ayaz
"İyimisin bebeğim?"
Başımı salladım. Alaz gene konuştu.
"Beni duydun demi? Bi daha yok kullanmıycaksın!"
"Bağırmasana olum" dedi Aras.
"Duymadım" dedim. Ayaz "Aras Ayza'yı odadan çıkarsana" dedi. Sonra bana dönüp "Bebeğim sen odana geç gelicez bizde sonra. " dedi.
Bişey demeden odadan çıktım. Kendi odama gittim. Aras'da arkamdan geliyordu. Yatağımın altına girip kafamı yastığa gömüp sessizce ağlamaya başladım.
Çok sinir bozucuydu. Hem ben ona süpriz yapıyorum o bana bağırıyor. Nedennn bağırıyor ki.
Aras beni yataktan çekip kucağına alıp,sarıldı.
Sakin bir sesiyle "Ağlama güzelim" dedi.
Offf ya.
"Anlat bakim bu Alaz sana neden bağırdı."
"Ben size süpriz kahvaltı hazırlamıştım. Sıra sıra sizi uyandıracaktım ilk Alaz'ı uyandırdım. Süprizi söyledim. Dediki ben bize yumurta kırayım ve domates doğrayım. Dedim yaptım. Sonra sana yasak değil mi? Bende süpriz yaptım dedim. Sonra baaannaaaağğ baaaağğıırdddıığ."
"Anladım güzelim. Ama biraz haklı gibi bence çünkü yasaktı biliyosun."
"Ama ben size süpriz yapmışım o bana bağırıyo haksızlık değil mi? "
"Haklısın o zaman gel senin hazırladığın kahvaltıyı edelim bebeğim"
"Etmiycem ben " diyip. Yorganın altına girdim.
"Ama hadi hazırlamışsın o kadar yiyelim"
"Sen git ye ben yemiycem"
"Sen yemezsen bende yemem. "
"Ama ben size hazırladım git ye aç kalırsın."
"Sen gelmiyorsun ama?"
"Off tamam gelcem yaa" yorganı kenara ittim. Aras elimi tutup kapıya yöneldi.
"Sen git geliyorum ben" dedim.
Tek kaşını kaldırdı.
"Yüzümü yıkıycamm." Onayladı ve gitti. Elimi yüzümü yıkayıp,aşağı indim.
Kimsenin yüzüne bakmadan Aras'ın yanına oturdum.
Aç değiiiliim.
"Ellerine sağlık bebeğim."
"Bencede mükemmel olmuş güzelim"
"Ellerine sağlık minik"
"Afiyet olsun"
"Ee bebeğim tabağında hiç bişey yok"
"Aç değilim"
"Yok öyle " dedi Aras. Zaten Ayaz tabağımı doldurmaya başlamıştı bile.
"Ama ben bunu bitirememki"
"O tabak bitecek minik"
Göz devirdim. İnat değil mi? Bitirmiycem. 1 çatal peynir, 2 dilim domates yedim. Yeter. Kendi aralarında sohbet ederken. Sıkıldım. Gidiyom ben.
Ayağa kalktım. Bakışlar bana döndü.
Ne bakıyonuz ayı mı oynuyo?
"Bebeğim tabağın bitmemiş"
"Doydum"
"Minik yapma böyle sonra miden bulancak."
Onu takmadan odama gittim. Kapıyıda kilitledim. Normalde kilitlemem ama kimseyle konuşmak istemiyordum.
Yatağıma uzandım. Kulaklığımı takıp yattım.
30 dk sonra~
Off sıkıldım. Kulaklığımı çıkartır çıkartmaz kapının arkasından bağırma sesleri geliyordu. Hadi ama noluyor?
Kapıya gidip kilidi açtım.
Tmm itiraf ediyorum açtığım gibi aşırı kızgın Ayaz ve sinirli bir Alaz beklemiyordum. Aras bi tık telaşlı gibiydi.
NOLUYO?
"BU KAPI NEDEN KİLİTLİ?" Dedi Ayaz.
"AYZA BU KAPI NEDEN KİLİTLİ" dedi kapıyı gösterip tekrar.
"Şey"
"NEY AYZA NEY HEP ŞEY DİYOSUN NE ŞEY?" diye araya girdi Alaz.
Hayır şimdi ağlamamalıyım.
"Hadi bu kilitli. 2 saattir sana kapının arkasından bağırıyoruz! DUYMUYORMUSUN?" Dedi Ayaz.
"Müzik dinliyordum,duymadım."
"Evet biz Ayza için affetmesi için yalvaralım. O keyifle müzik dinlemek için kapını kilitlesin,duymasın bizi. Biz kimiz ki? "
"Alaz"
"Ne Alaz Lan! Ne Alaz. Madem sen bizi umursamıyorsun bende umursamıyorum." Dedi.
Kırıcıydı.
"Yürü Ayaz gidelim biz Hanımefendi keyfine devam etsin."
Gitti. İkiside. Arasla başbaşa kalmıştık. Gözlerimden yaş firar etmeye başlamıştı bile.
"Kapıyı neden kilitledin?"
"Yanlız kalmak istemiştim"
"İyi kalıyorsun şuan" dedi ve o da gitti.
Hadi ama kötü bişey yapmamıştım ki. Üstüme siyah bir ceket aldım. Kulaklığımı ve telefonumuzda alıp evden çıktım.
Sahile gidecektim. Kısa bir sürede olsa rahatlardım. En azından.
YAZARDAN
Ayza'nın odasın ayrılan kendi odasına geçmişti.
Ayaz kız kardeşine neden bu kadar bağırdığı ile ilgili kendine kızıyordu.
Alaz çok mu üstüne gittim,diye sorguluyordu.
Aras ise Ayza'yı neden kendi başına bıraktığını bilmiyordu niye böyle bişey yaptığını düşünüyordu.
Aras kendine gelip Ayza'nın odasına girdi. Ama kimse yoktu?
Ayza kendi başına bir yere gitmezdiki?
Korkardı. Gitsede arada bi giderdi. Ve izin alırdı.
Alaz'ın odasına gitti, Aras. "Ayza yok. Gitmiş."
"Ne demek gitmiş olum." "Sence o kadar yüklendik kıza en son ağlıyordu. Ve şimdi yok." Telaşlanmıştı Alaz. Kız kardeşine bişey olmaz dimi?
"Ayaz'ı alıp. Arayalım. Sen telefonuna ulaştın mı? "
"Hayır" Ayaz'ın yanına gittiler. "Ayza yok" Bi anda afallamıştı Ayaz.
"Ne demek yok lan."
"Yok. Bize sinirlenip gitmiş galiba." Dedi Alaz.
Aras arıyordu ama ulaşılmıyordu.
"Telefonuna ulaşılmıyor."
"Hay böyle işin. Sahile gidelim." Diye öneri sundu Ayaz.
Herkes onayladı. Yola koyuldular.
AYZADAN
Banka oturup Denizi izledim. Zaten bir yandan da müzik dinliyordum.
Sinilerim bozulmuştu. Ama ağlamak istemiyordum.
Hızlıca göz yaşlarımı sildim. Umursamıyorlaş beni halla halla.
Yanımda hareketlilik hissettim. Ama umursamadım. Denizi izlemeye devam ettim. Dalgalar sakinlemişti. Ben izlemeye devam ederken. Kulaklığım alındı.
Kim benim kulaklığımı alıyor. Ya.
Çatık kaşlarımla o tarafa döndüm. Bunların burda ne işi vardı?
Hani beni umursamıyorlardı. Noldu bakam?
Ayağa kalmaya çalıştım. Ama sağ olsun Alaz buna izin vermedi.
"Konuşalım" dedi.
"Konuşcak bişey yok" dedim.
"Ayza var. Biz üstüne çok geldik. Ama bizide anla sana zarar gelsin istemiyoruz. Kıyamıyoruz. Evet sana bağırmamam gerekti. Biliyorum. Ama sana bişey olacak diye aklımız çıkıyo be kızım."
Aaa Ayaz hüzünlü kekim.
"Evet be güzelim anla bu odunları."
Aras kaşınıyon galiba.
"Odun. Biz. İkimiz" Ayaz cidden tehdit ediyodu.
Neyse iyi niyetli biri olarak Aras'ı kurtarmalıyım.
"Değil misiniz?" Dedim. Tehditkârca.
"Öylemiyiz?" Dedi Alaz.
"Öylesiniz ama üçünüzde."
"Ayıp ettin be güzelim" dedi Ayaz. Cidden güzelinmiyim demek vardı ama tripliydim.
"Harbi be başkan ayıp ettin." Dedi Aras.
"Minik şey ben özü-"
"Sus" kabul etmiyorum arkadaş zorla mı?
"Tek Aras'ı kabul ediyorum. Siz ikiniz gidin konuşmak istemiyorum. Kalbimi kırdınız ikinizde. Hem ben sizin umrunuzda değildim. Ne değişti?"
"Bebeğim affet nolur. Hem bu özür filan da dilemedi."
"Ama o kalbimi kırmadı ki?"
"Çok mu kırıldı kalbin?" Dedi Alaz.
"Evet" diye kısa cevap verdim. Elimi açıp kapatıp.
Ayaz'a "Kulaklığımı ver " dedim. Verdi. Yürümeye başladım.
"Nereye?" (Ayaz)
"Size ne?" Arkamdan ofladıklarını duydum. Aras yanıma gelip elini omzuma attı.
"Kızz minik cidden affettin mi beni? "
"Hiç küsmedimki."
"Onları ne zaman affetcen. "
"Bilmiyorum. Belki yarın belki yarından da yakın" dedim. Ve göz kırptım.
Pamuk şekerciii. Ceplerimi yokladım doğru cüzdanımı almamıştım. Aras ne olduğu sordu.
"Arasss bana pamuk şeker alırmısın?"
"Alırım bitanem. Ama bi daha bizim yanımızda kendi paranı kullanma biz varız."
"Ne alaka be?"
"Sus zilli"
Biz durduğumuz için arkadakiler de durmuştu. Biz atışmaya devam ederken. Göz açıma pembe bi pamık şekerr girdi. Uzatan Kişiyse Alaz'dı. Bana uzattı.
"İstemez" dedim.
"Pamuk şeker sevdiğini biliyoruz miniğim.Hem sana aldım ben bunu."
Bişey demeden aldım. Sonradan Aras ile yürümeye devam ettik.
Aras ile yürümeye devam ederken park gördüm.
"Aras bey acaba beni salıncakta sallarmısınız?"
"Sallarım tabiki hanım efendi."
Salıncağa doğru ilerledik. "Nereye?" Ayazın sorusunu Aras cevapladı. "Salıncağa"
Alaz ve Ayaz da banka oturdu. Bizi izlemeye başladılar. Bende salıncağa oturdum. Aras sallamaya başladı.
Ama çok yavaş bir şekildeee.
"Aras daha hızlı"
"Bence gayet iyi"
"Neresi iyi aşırı yavaş"
"Tamam biraz daha hızlı sallarım ama bak biraz."
Bi tık daha fazla salladı. Ama bi tık.
"Off Aras ya"
"Ne"
"Çok yavaş sallıyorsun"
"Olum daha napim normal bi hız"
"Ne tövbe yarabbim yemin ederim şuraya 10 yaşında çocuğu getirsek daha hızlı sallar."
"Hadi be ordan. Hem seni niye on yaşında bir çocuk sallıyo."
"Kuzu can derdinde, kasap et derdinde."
"Al sallamıyom"
"Sallamazsan sallama"
Kaşları çatıldı. "Bi daha benden bişey istersin."
Sonra gidip yanımdaki salıncağa oturdu. Gıcık.
10 dk sessizce oturduk. Yerimden kalktım. Arasta kalktı.
"Hadi eve gidelim artık Arascım"
"Tamam gidelim güzelim."
Diğer ikisinin yanına ilerledik. Ayazın elinde kalpli balon vardı. Bana uzattı."Bu benim bebeğime" dedi.
Yaaaağ çok tatlı.
Aras yalancı ciddiyetiyle "hani bana" dedi.
"Bunu diyeceğini bildiğim için sanada aldım" dedi ve spidermanlı balonu uzattı.
Aras hemen "Yaa aşkitom" diye dalga geçti. Ayaz hariç herkes güldü.
"Ya olum adam ol biraz be "
Bunada güldük eve gidince affedicem. Ben bunları. Özledim.
Park yerine doğru gittik. Sohbet ede ede.
"Minik sen şimdi bizi affetmedin mi?"
"Evet bebeğim lütfen affet bi dahakine bu konuda daha dikkatli olucaz"
"Söz mü?"
"Söz"
"Ay ben sizi çok özledim çocuklar gelin bi sarılayım."
Gülerek üçümüz sarıldık. "Ben başka bi ailedenim dimi zaten" diyen Aras'a dönüp,
"Sende gel" dedim. Dördümüz sarıldık.
"Hadi artık eve" dedi Alaz.
Arabaya bindik zaten hava kararmıştı. Hafta sonları genellikle geç kalkıyorduk.
Ayaz "Yarın denize gidelim mi?"
"Olurrr" dedim.
"Kesinlikle gidelim " dedi Aras
Konuşmayan ve araba süren Alaz'a baktık.
"Gidelim madem" dedi. Yuppi yarın denize gidiyoruz.