Efe çok mutluydu. 7. yaş günüydü babası da gelicekti,Efe o kadar mutluydu ki havalara uçuyordu.
Zil çaldı Efe'nin annesi mutfaktan seslendi "Efe'm baban gelmiştir açar mısın kapıyı?" Efe büyük bir mutlulukla kapıya yöneldi,açtı kapıyı ve babasını gördü babasının eldinde bir oyuncak araba vardı.
Efe babasına sarıldı,ona onu çok özlediğini söyledi öpt soü. Babası Efe'nin başını okşadı ve kucağına alarak oturma odasına geçtiler.
Efe'nin annesi elinde pastayla geldi. Masanın üzerine bıraktı ve mumları yaktı, yavaş yavaş Efe'ye yaklaştı ve "iyiki doğdun küçüğüm.Seni çok seviyorum" dedi Efe pastaya yaklaştı Efe'nin babası Efe tam mumları üflüyecekken "hop küçük bey önce dilek dile" dedi Efe ne dileyecegini biliyordu. mumları üfledi annesi ve babası gülüyorlardı Efe de öyle annesi mutfağa pastayı dilimlemeye gitti. Babası Efe'yi kucağına aldı,
"ne diledin bakalım?" diye sordu tebessümle Efe o narin o ince ses tonuyla "Annemin herkesten çok yaşamasını diledim baba" babasının yüzü düştü Efe'ye bağırmaya başladı. Efe anlamıyordu babası neden ona bağırıyordu? yanlış birşey mi yapmıştı Efe? Efe'nin annesi koşa koşa telaş içinde odaya girdi ne olduğunu sordu babası Efe'ye bağırmaya devam ediyordu "ben senin babanım ne cüretle annen için dilek dilersin hayırsız piç" diye bağırıyordu annesi dayanamadı.Eski kocasının önünde geçti "yeter artık bağırma o daha çok küçük" Efe hemen masanın altına saklandı. Efe'nin babası bu sefer Efe'nin annesine bağırıyordu. Efe ağlamaya başladı.
Sonra korkunç bir ses,duydu Efe ve hemen sonra kan gördü. Annesinin kanıydı... masanın altından çıkıp annesine sarıldı "anne kalbim acıyor anne. kalk gidelim buralardan söz istediğin yere gideceğiz. bir daha parka gitmek istemeyecegim" babası mutfağa gitmişti. geri döndüğünde silahına mermi dolduruyordu. Efe korktu kaçmak istedi ama kaçamazdi annesini burda bırakamazdı.