İçeriğe geç

2+1

Bölüm 1 · 7 dk okuma

2+1

Bölüm 1

BÖLÜM 1

Gözlerimi açtığımda nerdeyse çürümeye yakın olan odamın tavanındaki tahtaları gördüm ne zaman uyansam ilk gördüğüm bu çürümeye yakın olan tahtalar olurdu.Yatığım yerden kalkarak yerdeki kolu çektim ve açılan kapının altındaki merdivenden aşağıya indim evet tahmin ettiğiniz gibi çatı katındaydı odam, yine her zamanki gibi teyzemden önce uynamıştım bu yüzden lovabodaki işlerimi hızlıca bittirip kahvaltı hazırlamaya koyulmuştum annem beni doğurduktan sonra ölmüştü babam ise bağımlıydı ve bana bakamıyacağı için beni teyzeme bırakmıştı teyzemle beraber yaşıyordum teyzemin kocası yıllar önce ondan boşanmıştı çünkü teyzem kısırdı, kısır bir kadınlada kimse evlenmek istemediği içinde bekardı pek varlıklı sayılmazdık zar zor geçiniyoruz desem yeridir.

Kahvaltıyı hazırladıktan sonra otumuş kahvaltı ederken teyzem gelip masaya oturdu "bu gün yine birileri seni görmeye gelecek bu yüzden bu akşam için evi temizleyerek akşama hazır olamnı istiyorum" dedi. yine başalmıştık teyzen bazı günler eve insanlar getiriyor ve beni onlarla evlendirmeye zorluyordu. " Daha evlenecek yaşa geldiğimi sanmıyorum" diye çıkıştığımda bana sertçe bakarak "daha ne kadar böyle yaşamayı düşünüyorsun artık sana bakacak durumda değilim ve eğerki varlıklı birileri ile evlenirsen bu durumun içinden kendini kurtarırsın Nora evlenmek için geç bile kaldın!"diye bağrınca artık böyle konuşmasından sıkıldığım için "benim okula gidip herkes gibi eğitim almam gerekirken sen beni daha tanımadığın kişilereme vermeye kalkışıyorsun!"diye bağrınca teyzem ellini masaya vurarak "seni bütüğüme beni pişmanmı etireceksin, Nora sana bakma zamanım çoktan doldu ve kimle evleneceksin dediysem onunla evleneceksin sana seçme hakkı verdiğimi hatırlamıyorum ve ayrıca seni okuta bilecek kadar servetim yok ve artık aklından okulu çıkarsan iyi olcak küçük hanım seni asla okutmicam!" diyerek çığlık atığında gözlerim dolmuştu çünkü bu artık çok fazlaydı.

Teyzem masadan kalkıp odasına gittmiş sonrada işe gittmek için evden ayrılmıştı, teyzem başkalrının evini temizler ve ordan olsada birazcık para kazanırdı onunla geçimimizi Sağlardık.Ben çalışmıyordum çünkü bir iş bulamıyordum ikincisi teyzem çalışmama gerek olmadığını ve evleneceğime inandığı için sadece evde kalmam gerektiğine inanırdı.

Teyzemin akşama kadar gelmeyeceğini bildiğim için hava almak için dışarı çıktım teyzemle geçim sıkıntımız olduğu için ülkenin sınırlarında oturuyorduk şehire girmek benim gibi bir için bir hayaldi bu yüzden taşlara vuran denizin sesini dinleyerekten deniz kıyısında yürürken arkamda birinin olduğunun fakında değildim."Merhaba" diye bir ses duyduğumda arkama döndüm ve hemen dibimde bir kızı görünce korkarak yere düştüm kız düştüğüme şardı sonradan ellini uzatarak kalkmama yardım etti.

Ayağa kalkarak beni düşüren kıza baktım saçları sarının olabileceği en açık rengindeydi gözleri ise buzun mavisi ama insan bu gözlere bakında soğukluk değil sıcaklık görüyordu teni bembeya olan bu kızın cildinde hiç bir kusursuzluk yokyu uzun sarı saçları rüzgarla uçuyor ve kızın mükemeliğine mükemelik katıyordu. Kıyafetleri ise eşofman giyen bir kızdan farklı olarak zarifti kesinlikle benimkilerle kıyaslanamazlardı.Dizinin hemen altında biten bir elbiseydi mavi kısmı ise hemen göğsünde bitiyor kısa farol olan kolaları ve yakası beyazdı,ayakabısı ise beyaz bir spor ayakabıydı elbisesiyle aynı renkte olan çantasını koluna almış gülümsiyere bana bakıyordu.

Bu kadar güzel ve zarif bir kızın böyle bir yerde ne işi olabilirdiki sanırım şehirden biriydi ama şehirden olan birinin böyle sefalet içindeki bir yere gelmesi çok saçmaydı anlamsız bir şekilde kıza bakıyordum.

"Merhaba"dedi kız tekrardan ve ellini uzatı bu beni daha çok şaşkına uğratı çünkü böyle kişiler asla sefalet içindeki biri ile temesta bulunmak hata onlarla konuşmak bile istemezdi bu kız neyin nesiydi böyle."Ben Hannah Beng" dedi ellini bana uzatmış ellini sıkmamaı istiyordu şaşkın bir şekilde ellini tutum ve "bende Nora Sana"dedim.

"Tanıştığıma memnun oldum Nora buralarda yabancıyım bana yarımcı olmak istermisin"dediğinde "senin burda ne işin var " dedim kız bu cevabımı beklemiyordu bu yüzden şaşırmıştı,"şey aslını söylemek gerekirse şehrin sınırlarında yaşıyorum annem asla üst mahalleye gitmeme izin vermezdi ama büyüdükçe yavaş yavaş şehirede girmemi istemiyor bu yüzden bende kendime yeni yerler keşf ediyorum"dedi samimi bir şekilde."Keşfetmek için neden böyle bir yere gelirsinki onca güzel yerler dururken" dedim kız her zaman gülümsüyordu buda bir azcık canımı sıkmıştı bu yüzden kıza ters ters bakıyordum.

"Şey aslına bakarsan şehir o kadarda güzel bir yer değil ve pek fazla arkadışım olduğuda söylenemez o yüzden yanlız takılınca insan böyle bir yere bile gelmek istiyor"diyince "şehirde yaşayan biri olarak söylemesi kolay tabi ama burda şehre girmek için her şeyini verebilecek olanlar var"dedim kızı tersleyerek, terslememden sonra şaşkın bir şekilde bana bakıyordu

"Anladım"dedi sarışın kızın yüzü düşerek "istemiyorsan söyle bilirdin" dedi ve dönüp gitmeye başladığında kızın üstüne bir az fazle gittiğimi ve bu sabahki sinirimi ondan çıkarmamın yanlış olduğunu düşünerek arkasından "baksan!" diye bağırdım , kız bana baktığında "o tarfatan gidersen elline bir şey geçmez, bu taraftan" dedim. Kız kocam gülümsemeyle hızlı hızlı yürüyerek bana yetiştiğinde "aslında benimde arkadaşlarımın olduğu pek söylenemez o yüzden yanlız olduğunu düşünme" dediğimde kız kocaman gülümsemeyle bana dönerek "arkadaş olmaya ne dersin?" dediğinde şaşkınlıkla ona baktım "ah şey peki neden olmasın" dedim.

Hanna ile beklediğimden daha iyi anlaşmıştık," şu söylediğin şehir hayalinde ne söylemek istediğini hala anlamış değilim zaten şehre herkes girebiliyor neden şehre girmek bir hayal olsunki?" diye sordu.

"Ondan bahs etmiyordum şehirden yaşamaktan bahs ediyordum, şey ayrıca seni terslediğim için kusura bakma bu sabah bir tatsızlık yaşadımda" dediğimde kız merakla bana baktı sanırım ona bir açıklama yapmak zorundaydım "şey teyzemle tartıştıkta" dediğimde kız "teyzen sizdemi kalıyor?" diye sordu sorusuna afalamıştım sonrdan ona annemlerin hayata olmadığını söylemeyi unutuğumu hatırladım "ah ben teyzemle yaşıyorum annem ben doğtuktan sonra vefat eti"dedi.

"Anlıyorum peki hangi okula gidiyorsun belkide aynı okuldayızdır"dedi heyecanla,"Hannah ben okula gittmiyorum" dedim o sadece yüzüme boş boş bakınmakla yetindi."Anlicağın teyzem beni okutmak istemiyor evlenmemi istiyor bu yüzden sabah atışmıştık"dediğimde üzüntüyle yüzüme baktı.

"Nora bana telefon numaranı ver seni aricam" dediğinde " gitmenmi gerekiyor"dedim.

" Akşama anneme sözüm var seninle tanıştığıma çok mutluyum yeni dostum" dedi 'dost' bu sözü birinin bana söylemesini o kadar uzun üseredir hayalini kuruyordum şimdi ise hayalim gerçekleşmişti.

Hanna ile olan buluşmamızı sonlandırdıktan sonra eve gelmiş temizliği yapmış sonrasında teyzemin eskiden kalma siyah bir elbiseyi giyerek onun gelmesini bekliyordum.Teyzem ne zaman eve birilerini getirdiğinde bu elbiseyi giymemi istiyordu ama eve getirdiği kişiler benimle evlenmek istemiyordu onları her seferinde göndermenin bir yolunu buluyordum. Geçen seferinde teyzem odada yoken gelenleri koltuğun altından çıkan bir hamam böceğini ellime allak böcekle sohbet ediyor numarası yaparak kaçırtmıştım çünkü gelenler böceklerden hiç hoşlanmıyorlardı.

Kapı vurulduğunda ayağa kalkarak kapıyı açtım teyzem önce beni baştan aşağıya süzdü istediği gibi giyindiğim için bir şey demeden "Buyrun efendim bu taraftan" diyerek yapmacık samimiyeti ile kapıdaki kişeri içeriye davet ediyordu.

Gelen kişiler koltukta yerini aldığında teyzen kulağıma yaklaşarak "gülümse"dedi ve kolumdan çekiştirerek beni onların karşısına dikti sonra" size bahs etiğim güzeler güzeli kızım Nora onun öz annesi olmasamda onu kendi çocuğum gibi sevgiyle büyütüm" diyerek yalanlarını sıraladığında ben sadec yalan tebesümümle koltukta oturan üç kişiye bakıyordum en çokta beni aştan aşağı süzmeyi bitiremeyen çocuğa dikkatimi dağıtıyordu her süzdüğünde sinirlerim bozuluyordu bir an önce onları göndermek için bir şeyler bulmalıydım.

Ben tekli koltukta oturuyordum gelenlerde büyük koltukta üçü beraber oturuyorlardı teyzemse karşımdaki tekli koltukta oturuyordu.Hala onları göndermek için bir şey bulamamışken şansıma koltuğun altından sırf bana bu şansı bir daha getirsin diyerek öldürmediğim böcek çıkmıştı , böceği aramızdaki sehpa yüzünden teyzem göremiyordu ama sinirimi bozan çocuk ve yanında oturan sarışın kadın net bir şekilde görüyordu aşırı derece sırıtmak istiyordum ama bunu yapamzdım yukaru doğru kıvrılmak isteyen dudaklarımı zar zor indirerek çocuğun yanındaki kadının baktığından emin bir şekilde böceği çıplak ellimle almak istediğimde böcek fark ettmiş olcaki kaçmıştı ama kaçarken birinin ayağı yüzünden ezilmişti ayağın sahibine baktığımda çocuk sırıtarak bana bakıyordu.Bu sırda yanındaki kadın teyzemle konuşmaya dalmıştı.

Ellimdeki en güzel fırsatı bu çocuk sayesinde kaçırmıştım."Eğer oğlum isterse Norayı gelinim yapmak benim içinde sorun olmaz"dedi sarışın kadın, ne yani kaderim bu çocuğun ellindemiydi gözlerim çocuğa kaydı bundan bana asla hayır gelmezdi, çocuk korktuğumu anlamış olacaki resmen gülmemek için elliyle dudaklarını bastırıyordu.

Kimsenin bize bakmadığından emin olarak ellerimi bir birine sürterek kafamı hayır anlamında salıyordum çocuk oturduğu yerden doğrularak bana dahada yaklaştı sonrda "bunu neden yapayım?"diye sordu ve geri çekildi.Ne yani çocuk benimle evlenmek istediğinimi söylüyordu o sırada çocuğun telefonu çaldı "izninizle"dedi ve dışarıyı çıktığında teyzen kaşıyla bana peşinden git işareti yapıyordu içimden oflayark dışarı çıktığımda sokak lambasının altında durmuş biri ile konuşuyordu.

Konuşması bittiğinde yanına yaklaştım ve "bu evliliği kabulmü edeceksin gerçekten?"dedim, "neden etmiyim?"dediğinde bu çocuktan kaçış olmadığını anladım bu yüzden son çareyi malesefki ona yalvarmakta bulmuştum " ne istersen yaparım ama nolur bu evliliği red et" dediğimde kısa bir kahka atı ve "senin gibi kız benim için ne yapa bilirki?"diye alayla gülüyordu.

"senin tarafından önemsiz olabilir ama eğerki evliliği red edersen ben işi bulacağım teyzemdan ayrılarak üniversite giderek yapamadıklaımı telefi etmeyi planlıyorum bu sadece gülünüp geçilcek bie kodu değil benim için!" dedim sabrım tükenmişti artık çocuk şaşkın bir şekilde bana bakıyordu isyan edeceğimi kesinlikle beklemiyor gibiydi.

"lora bak " diyince "Nora!" dedim sinirle, "L-Nora, üzgünüm ama bu teklifi kabul edeceğim çünkü neden olmasın" dedi adını bilmediğim çocuk bencilin tekiydi resmen, "adını bile bilmyorum ayrıca beni tanımıyorsun nasıl benimle evlenmek isteye bilirsin" dediğimde "adım Rook, artık biliyorsun" dediğinde sinirden ağlamak üzereydim artık başkalarının benim adıma karar vermesine katlanamıyordum.

Rookun bana geçirtiği sinir kırizleri sonrasına içeriye geçerek eski yerimizi almıştık herkse Rookun ağzından çıkacak söze odaklanmıştı onun ağzından çıkacaklar benim hayat kaderimi belirliyecekti ve ne diyeceğini zaten bildiğim için yeni hayatıma yeni planlar yapmaya başlasam iyi olacaktı.

NORA

HANNAH

ROOK

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.