İçeriğe geç

1935 köşk

Bölüm 1 · 6 dk okuma

1935 köşk

Bölüm 1

küllüğüm bile yok 1.

1928 12 eylül akşamı

herkes koşuşturuyordu, çığlık çığlığa bağıran bir kadın vardı. herkes onun etrafında dönüp duruyordu.

--hazırlandımı sıcak su? acele edin çocuk gelmek üzere.

mavi büyük bir leğen getirdiler, karnı burnundaki kadının altına yerleştirdiler.

- HADİ KAFASI GÖRÜNDÜ. ROSE HADİ!!

ıkınmalar 4-5 kez tekrarlandı. ama en sonunda doğmuştu yavrucak.

hemen cocugu ayaklarından tutup ters çevirdiler, poposuna vurmaya başladılar.

ilk kez nefes alan çocuk, acıyla ağlamaya başladı.. gerçi böylesi bir dünyada böylesi bir odadaki oksijeni içine çekmesi yaşamasından bin kat kötüdür. içi ağzına kadar, doğumu izleyen kadınlarla dolu olan oda, öylesine pis, öylesine rutubetliydiki, cocuk doğduğuna bin pişman olmuştu bile.

7 yıl sonra-

"hisetmiyorum. hava o kadar soğuk ki, hissedemiyorum dedim başımda dikilen 5-6 yaşlarındaki kız çocuğuna.

öylece yüzüme bakıyordu. fazla hatırlamasamda, "anne burada bir abi var hissedemiyormuş" diyerek, bağırdığını duyuyordum. sonra hastanede açtım gözümü buğlu gözlerimi yavaşça açtım. açar açmaz gözümü aldı ışık hemen kafamı çevirdim yastığın üstünde. 10 saniye kadar bilincimin yerine gelmesini bekledim gözlerimde ışığa alışınca anladım hastanede olduğumu kolumdaki serumu tuttuğum gibi çektim çıkmalıydım buradan serum birden çıkınca kan fışkırdı elimi kanlı bölgeye bastırdım ve doğrulmaya çalıştım kalktığım gibi başım döndü tekrar oturdum hastane yatağına biraz bekledim ve kalktım aldım elime sağımda duran peçeteyi bastırdım koluma.. üzerimide giyip kapıyı açtım. gerisini hatırlayamıyorum.."




"lütfen bize açık ol herşeyi anlat yardımcı olacağız sana" dedi karşımda ki doktor sözüme devam ettim.




"kapıyı açtığımda ne oldu bilmiyorum ama bembeyaz bir odadaydım" dedim ve doktora baktım.. "size çok benzeyen bir erkek doktor zorla beni sandalyeye oturttu ve koluma iğne yaptı sonrası.. yine yok"

doktor, "bu kadarı yeter." dedi ve odadan çıktı şuan bi psikoloğun odasındaydım. çıkması gereken bendim ama o çıkmıştı saçma bulup kapıya yöneldim tam kapının kulpunu tutacakken birden kapı değişti anlam veremeyip hızla arkamı döndüm bir kadın vardı benden bayağı uzundu boyu ben normalde 170 boyunda genç bir oğlanım benden bu kadar uzun birisi nasıl bu odaya sığabilirdi? kafamı kaldırıp kadına baktım bu kadın benim annemdi çok genç görünüyordu ellerime baktım hemen çünkü birisi bana eger rüyada olduğunu düşünüyorsan ellerine bak ellerin varsa ruyada değilsin demektir demişti. ellerim vardı ama küçücüktü o an anladım, ben bir çocuktum. ellerimle yüzümü yokladım, ve bir ıslaklık hissettim. ağlıyordum? anneme tekrar bakmak için kafamı kaldırdım bana vurmak için elini kaldırdı ve bir tane geçirdi.. yere kapaklandım.. yere düştüğüm anda odayı inceledim saniyelik. oda dağınık bir odaydı küçük bir yatak vardı mavi duvarları vardı burası neresi asla anlayamadım. bir cocuk odasına benziyordu ama kimindi bilmiyordum. kadın tekrar beni yakamdan tutup sarsmaya başladığı anda oda tekrar değişti şuan heryeri bembeyaz olan bir odadaydım üzerimde uzun kolları olan bir gömlek vardı ve vucudumu sarıyordu hareket etmek cok zordu. yapacak bir tane bile bişey olmayan odada bağırmak istedim bunun bir rüya oldugunu düşünüyordum. zaten böyle bir saçmalık nasıl gercek olsun. "hey kimse yokmu?.. uyandırın artık beni. bunun bir ruya oldugunu biliyorum"

kimse gelmedi aradan geçen 7 dk sonrasında bembeyaz odada kamufüle olmuş beyaz kapı açıldı. "kendine geldin mi alex?"

o kadar sıkılmıştım ki anında beyaz önlüklü o kişiye "UYANDIR ARTIK BENİ OKULA GEÇ KALDIM. DEDİM VE GÜLMEYE BAŞLADIM" komikti gerçekten okula gidiyor muyum bilmiyorum bile.. sahi kendi hakkımda hiç bir şey bilmiyordum..




bu beyaz ve sıkıcı oda 2 saat kadar hiç değişmedi en sonun da kendi hayal gücümle buradan çıkmayı denedim.

bu bir rüyaydı ne istersem yapardım hemen bir çıkış kapısı hayal ettim. ve olduda kollarımın çözülmesini diledim oda oldu. hemen kapıya yöneldim bu kapı uyanış kapım olsun diyerek açtım kapıyı... ve burada sadece çığlık attığımı hatırlıyorum..

bu sefer uyandığımda geceydi ellerime baktım ve yine çocuk olmuştum yatakta yatıyordum yine o odadaydım yeter artık deyip bir çıkış aradım odam 1. katta gibi duruyordu pencerenin önüne mavi bir puf çektim ve üzerine cıkıp baktım gercektende 1. kattı hemen pencereyi açıp atladım. canım yanmadı zaten yüksek değildi ama ben küçüktüm buna rağmen bişey hissetmedim bunu önemsemeyip koşmaya başladım ortalık karanlıktı tehlikeli duruyordu ama korkmuyordum bir kafenin önüne geldim kafenın dijital isim panosunda saat yazıyordu baktım 1:09 yazıyordu gece yarısını geçmişti saat bunu önemsemeden 24 saat açık olan bir bar aradım çocuklara göre değildir ama bu saatte açık olacak tek yer orası. 2-3 saat sonunda küçük bir bar buldum kapıdan giremezdim ama başka bir girişide yok gibiydi ben düşünürken arkamdan 2 kişi geldi bara giriyorlardı kapıdaki badigardın arkadssından girebilirdim ama hemen farkederdi.. öylece beklerken içimden 'keşke şurada birisi kavga çıkarsa' dememe kalmadan yoldan geçen bir maganda bir kadına saldırdı badigard hemen kosarak gitti tabii 'keşke farklı birsey dileseydim' dedim içimden. girdim kapıdan dikkat çekmeden yürüyordum boyum o kadarda kıssa olmadığından hemen görülürdüm. barın tuvaletini buldum içeri girdim biraz kapıyı dinledim gelen varmı diye kimsenin gelmediği anlaşılınca arkamı döndüm dönerken biraz başım döndü aynalara doğru yürüdüm bir gariplik vardı am yoktuda çok umursamadan yüzüme su çarpmak için suyu açtım aynaya bakmak için kafamı kaldırdığımda aynadaki yansımam yüzüne su çarpıyordu bense ona bakıyordum.. çok korkup geri geldim 1 adım o hala yüzünü yıkıyordu. hızla arkamı döndüm, boştu. bomboş heryer yansımamla dolu nereye yürüsem çarpıyordum durup gözlerimi kapattım 'her şey eski haline dönsün' dedim ve açtım herşey aynıydı.. hızla tekrar kapattım 'UYAN ARTIK BENJAMİN' dememle kolumda bi acı hissettim ben görmüyordum, görünmez bir iğne delik açıyordu sanki onu izledim. kafamı tekrar yukarı kaldırmamla aynadaki yansımamın büyüdüğünü gördüm eski halime dönmüştüm. daha kötü ne olabilir diye aklımdan geçirirken aynalara baktım ve aynadaki benlerin güldüğünü gördüm bu sırıtma yavaşça kahkahaya döndü beni işaret ederek gülüyorları hatta bazıları

"ŞİZOFRENSİN SEN!" diye bağırıyordu her bir köşeden "ŞİZOFREN" "SEN İĞRENÇ BİRİSİN BENJAMİN" diye sesler geliyordu dayanamıyordum gözlerimi kapattım yere çomeldim ve bağırmaya başladım "YETER! SUSUN. SUSUN ARTIK YETER!!" gözlerim hala kapalıyken bir sessizlik oluştu gözlerimi açtığımda karşımda artık ben yoktum. aynanın birinde annem, birinde babam, birinde.. tanıyamadığım biri, birinde ise küçük ben vardı. öylece duruyorlardı küçük kendime yavaşça yaklaştım aynaya elimi uzatıp dokundum ben temas kurduktan 1-2 saniye sonra konuştu.

"anne, yalvarırım yapma." "düzelteceğim" "ANNE VURMA LÜTFEN HEMEN TOPLARIM LÜTFEN ANNE!" "özür dilerim" daha fazla dayanamadım o her konuştuğunda çocukluk anılarım gözümün önüne geliyordu geri 2 adım attım kafamı annemin olduğu aynaya çevirdim.

ona yaklaştım.. hiç iyi bir anı hatırlayamadığım anneme uzun süre sonra ilk kez "anne.." dedim ve konuştu.. "ŞİZOFRENSİN SEN!" "KES SESİNİ BANA CEVAP VERME" "HİÇ BİR ŞEYİ HAK ETMİYORSUN SEN!!" annemden duyduğum şeyler.. en kötü anılarımdı.. geri geri gittim ve agzımdan çıkabilen tek kelime "özür dilerim" olmuştu.. hep özür dilerdim zaten haklı olsamda olmasamda özür dilerdim bu kelime annem yüzünden bana yapışmıştı..

annemin çok uzagında olmayan babama doğru adım attım.. yüzü silinikti. ona yaklaştım ama konuşmadı biraz bekledim dediği tek şey "oğlum geleceğim merak etme" o an yıllarca babamın bana sadece bunu söyediği geldi aklıma babam hakkında hiçbirşey bilmiyordum. arkamı döndüğümde üçümüzünde önünde duran aynadaki tanımadığım kişiye yaklaştım. ve konuştu "özür dilerim." anlamamıştım.. "ben sana hep bize gelmemeni söylerdim hatırladın değilmi?. bu yuzdendi işte

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.