Usul usul esen akşam rüzgarıyla birlikte, duştan yeni çıkmış nemli saçlarımla balkonda oturuyordum. Düşünüyordum, çok düşünüyordum. Aklım almıyordu bir türlü. Bir insan bile bile neden üst üstte aynı hataları yapardı ki? Bir çıkarı olmalıydı. Ama benden değerli ne olabilirdi ki? Düşüncelerimin içinde daha da derine inmeden kapının çalmasıyla birlikte ayağa kalktım. Sigara pakedimi ve çakmağımı göğsüme sakladım ve balkondan çıkarak kapıya doğru ilerledim. Gelen büyük ihtimal ablamdı. Ablam, ben ve küçük erkek kardeşimle birlikte, babamdan kalma küçük bir müstakil evde kalıyorduk. Kapıyı açtım ve kapının ardından çıkan ablamı selamladım.
-Hoşgeldin güzellik.
-Hoşbuldum.
Dedi uzatarak. İçeri girdi ve market poşetlerini kapının kenarına koyup kapıyı kapattı. Birden hareket etmeyi bırakıp durdu. Anlam vermeye çalışıyordum. Arkasını döndü ve bana bakmaya başladı.
-Ev sigara mı kokuyor?
Siktir. Yüzümde asla bir mimik oynatmadan ablamın suratına bakıyordum. Buldum.
-He şey ya, Burak buradaydı lafladık biraz. O içti sigarayıda.
Güzel kurtardım tamamdır. Zaten biliyor Burak'ın sigara içtiğini.
-İyide Burak Antalya'da değil miydi?
Siktir, siktir ve siktir. Doğru, nasıl unuturum. Tamam B planına geçiyoruz.
-Ay Burak mı dedim ya, şey Oğuz Oğuz. Oğuz buradaydı.
Bir şey demeden sadece baktı kısa bir süre.
-Saye bana yalan söylüyorsun. İçini bilirim ben senin.
Hayır şuan sadece seni manipüle etmeye çalışıyor sakın kanma Saye. Anlaması mümkün değil. Çünkü Oğuz'un da sigara içtiğini biliyor. Her akşam bize geliyor ve hatta ablamın karşısında bile içiyordu.
-Abla cidden Oğuz içti, yalan söylemiyorum.
Yüzüme yorgun bir ifade ile bakmaya başlamıştı.
-İçmiyorsan eğer sakın içme ablacım olur mu? Kendine zarar vermeni istemem.
Ah be ablam, etrafımda bu kadar kötü insanlar varken sigara mı bana zarar verecekti.
- İçmiyorum zaten ablacım, merak etme öyle bir şey yapmam zaten. Yapsamda direkt anlarsın, senden bir şey saklayamam biliyorsun.
Yağlama yıkama işlemimi de hallettiğime göre içimi rahatlatabilirim.
-Doğru, biliyosun şeytan tüyü var bende her şeyi yakalarım akıllı ol.
Poşetleri yerden alıp gülümseyerek mutfağa girdi. Aslında bazen ablamın bazı şeyleri görmezden geldiğini düşünüyordum. Yani bence doğrusunu biliyor ama salağa yatıyor gibime geliyordu.
-Sayem ben duş alıp Deniz'i okuldan almaya çıkıcam, haberin olsun. Sende o sırada mutfağa bir süpürge tutuver sana zahmet. Her yer çok kırıntı olmuş.
-Tamam ablacım.
Ev işlerinden nefret ettiğim kadar hiçbir şeyden nefret etmiyorum sanırım. Ablamın mutfaktan çıkmasıyla birlikte süpürgeyi kaptım ve mutfağa geçtim. Hemen bir çırpıda süpürüp odama gidip yatmak istiyordum. Mutfağı süpürme işini halledip odama doğru ilerlemeye başladım. O sırada ablamın odasının kapısı aralık duruyordu. Öylesine bakıp önünden geçicektimki masasının üstünde bir zarf gördüm. Normalde asla umrumda olmayan şeylerdi. Ama şuan da içimden bir ses gidip o zarfa bakmam gerektiğini söylüyordu. Arkamı kontrol edip kimsenin olmadığından emin olduktan sonra usul usul kapıyı iterek içeri girdim. Masaya doğru yaklaştım ve zarf bayağı kabarık duruyordu. Elime almak için uzandım ve bunun para dolu bir zarf olduğunu anladım. Çok fazla paraydı. Hemde çok.