Hastanenin yemekhanesinde yemek yiyip , hastalarımın belgelerini inceliyordum. O sırada Eda ( iş arkadaşım) yanıma koşturarak girdi:
-Eflatun'um hastan var
-Kimmiş o ya
-Kocaman iri yarı uzun boylu bir adam bilmiyorum acele et hadi
-Tamam geldim.
Çabucak cânım yemekleri masada bıraktım , belgelerimi topladım ve koridara çıkıp o hastanın olduğu odaya koştum ve 12. odaya girdim.
Eda'nın dediği gibi iri yarı ve uzundu, sakallarını yeni kesmişti herhalde, kumral saçları hafif önüne gelmişti, siyaha çalan gözleri vardı.
-Eflatun hanım göğsümden yaralandım bir bakar mısınız ?
- Tabiki, nasıl oldu bu?
-Orasını karıştırmayın
-Beyefendi ona göre tedavi yöntemi uygulayabilirim
-bıçakla oldu buarada ismim Baran
-peki tamam ilk merhem süreceğim sonra sargıya alacağım.
Ben bunları yaparken Baran isimli adam bana sırıtarak bakıyordu neden onu bende anlayamadım.
-İşte tamam bitmiştir geçmiş olsun göğsünüzü zorlamayın lütfen
-Peki siz nederseniz o Eflatun hanım
-Buarada memnun oldum Baran bey
-Baran yeterli
-Peki
Baran Bey kapıdan çıkarken yüzümde büyük bir sırıtış oldu sonra hemen farkına varıp düzelttim.