Doğum günü başlamıstı,müzikler açılmıştı...
"3, 2 ,1"
Duru'nun sesiyle de tüm mumlar üflendi...
Aklım hâlâ mesajdaydı.İçimden acaba telefona baksam ayıp olur mu diye geçiriyordum...
Dalmış olmalıydım ki Derin'in sesiyle kendime geldim.
"Tuğçe içerde tezgahda bıçak olacaktı,getirir misin?"
Başımı sallayıp mutfağa doğru yöneldim.Telefonu hemen cebimden çıkarıp telefona baktığımda,bir de ne göreyim.
"Mesaj...Mesaj yok!"
Derken yanımdan geçen ve sözde Derin'in abisi gelip uflaya puflaya bıçağı aldı.Gözlerini devirip gittiğinde minik bir gülücük sesi geldi.minik bir gülücük sesi!Bir gülücük sesi!Gülücük sesi!GÜLÜCÜK!
O mu gülmüştü?O muydu?Olabilir miydi?Ve aklımdaki bir sürü soru...
Kafamın karışıklığıyla birlikte salona girip hemen yerimi aldım.
"Uf Tuğçe benim için bi bıçak getircekdin sadece,gitmiş gizli gizli telefona bakıyorsun ,senin gözünde ben bukadar değersiz miyim?"
Dedi ağlamaklı bir sesle.Herkes kaha atarken sesimi oldukça yükselttim ve
"Derinnnn"
Dedim gözlerimi devirerek.Sırada hediyeler vardı.Hediyemi masadan alıp yanlarına gittim.Biz hediyeleri verdik.Derin ise onları açtı...
1 Saat Sonra
Yavaşyavaş herkes gitmeye başlıyordu,Derin'in abisi olan o adam bile 2 dakika önce çıkmıştı.Sadece ben ve Derin'in kalmasını bekliyordum...
En son Berfin çıktıktan sonra dayanamayıp söze girdim.
"Senin benden sakladığın bir şeyler var"
"Ne?!"
"Senin benden sakladığın bir şey var"
"Ne diyorsun Tuğçe"
"O senin abin değil dimi?"
"Nerden çıkarıyorsun böyle şeyleri"
"Bana yalan söylene Derin"
"Ne saçmalıyorsun?"
Diyecek hiç bir şeyim yoktu.Dolmuş gözlerimle Derin'i bir kez daha süzdükten sonra Salondan çıktım ve hırkamı alıp oradan ayrıldım.Yanılıyor muydum?Yoksa o mu yalan söylüyordu?Ve bunların cevaplarını bil miyordun...
Arkama bile bakmıyordum.Çok sinirlenmiştim.Bir taksi çağırıp hemen eve gittim...
"Alo,Duru."
"Efendim canim ?"
"Hani şu Derin"in abisi varya,sen onu tanıyor muydun? yani ne zaman tanıştınız? "
"Alper abi mi?"
"Adını bilmiyorum?Amaa...Şu doğum gününe de gelen!"
"İşte ,Alper abi.Bu gün tanıştım,Üniversite nedeniyle yurt dışındaymış ,dün akşam gelmiş."
"Ta-mam,görüşürüz"
Deyip telefonu kapattım.Ve rahatlamak için mutfağa gidip bir kasenin içine cips,1 kasenin içine çikolata,başka bir kasenin içine de mısır patlatıp onu koydum.Kendime bir bardak seçip içine soğuk kahve yaptım ve son adım olarak hepsini bir tepsinin içine yerleştirip odama geçtim.Annemler 1 hafta yoktu.Bunun için rahattım.Kendime bilgisayardan yeni bir film seçip ona başladım...
2 Saat Sonra
Yarı uykulu yarı uyanık bir halde anahtar sesiyle olduğum yerden sıçrayıp ayağa kalktım. Annemler gelmiş olamazdı, oların gelmesine daha 4 gün vardı.Tabii erken gelsilerse başka.Sessizce ayağalktım ve yavaşça kapıma doğru ilerledim.Kilidi yine sessizce açıp kapımı hafifçe araladım. Yaklaşık 3 dakika bu şekilde bekleyip hemen dışarı çıktım.Her şeyi sessizce yapmalıydım...
Dış kapıya doğru ilerlerken.Bir el beni omzumdan tutup kendine doğru çekti . Korkudan neredeyse kalbim durmak üzereydi. Beni bir arabaya bindirip ellerimi ,bacaklarımı ve ağızımı bağladı.
Yaklaşık 1 saat boyunca yolculuk yaptıktan sonra beni depo gibi bir şeye götürdükten sonra ellerimi ağzımı ve bacaklarımı çözüp beni dar bir odaya kilitleyip çıktı.Kalbim durmak üzereydi.
Kaçırılmıştım , ben kaçırılmıştım!.